00:00Sayın Başkanım değerli milletvekilleri üç Temmuz'da
00:05başlamış olduğumuz ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
00:08Başkanlığına göre bu dönemin en uzun süre tartışılan yasa
00:13teklifinin sonundayız. Birazdan yasa teklifini
00:17oylayacağız. Tabii bu yasa teklifi aslında iki yıl önce
00:22tüm itirazlara rağmen geçirmiş olduğunuz ve tüm uyarılarımıza
00:28rağmen değiştirmediğiniz Anayasa Mahkemesi'nden dönen
00:32yasa gibi maalesef tüm toplum kesimlerinin her görüşten
00:37sendikaların karşı olduğu bir yasa teklifidir. Çünkü
00:39öğretmenlerin sorunlarını çözmemektedir. Ve size bir kötü
00:43haberim var. Bu yasa teklifini de kabul edeceksiniz. Sayısal
00:47çoğunluğunuz var. Bu sayısal çoğunlukla kabul ettiğiniz yasa
00:50teklifi de Anayasa Mahkemesi'nden çeşitli
00:53boyutlarıyla geri dönecek. Yaz boyunca Sayın Bakan'a
00:57seslendim. Dedim ki Sayın Bakan bizim bir öğretmenlik mesleği
01:03kanun teklifi yerine içerisinde temizlik görevlilerin oldu.
01:07Içerisinde şube müdürlerin oldu. Rehber öğretmenlerin
01:11oldu. Okul müdürlerinin oldu. Temizlik güvenlik görevlilerin
01:16oldu. Araştırmacıların olduğu bir milli eğitim personel
01:19kanunu hazırlayalım. Önümüzde üç ay sıra var. Cumhuriyet Halk
01:23Partisi'ni dahil etmeyin. Sendikalarla, Eğitim Fakülteleri'yle
01:27görüşün. Biz bunu kabul ederiz dedim. Ama bir cevap bile
01:30alamadım. Mülakatlar kalkacak dediniz. Kaldırmadınız. Bu yasa
01:36teklifiyle bambaşka bir hale getirdiniz. Söz verdiniz buna.
01:39Insanların gözünün içine baka baka söz verdiniz. Yok saydınız.
01:44Mülakatlar objektif bir yöntem değildir dedik. İller
01:47arasındaki farklılıkları yaşadınız, yaşamaktasınız.
01:51Atanmayan öğretmenler sorunu ülkemizin temel bir sorunu
01:55haline geldi. En son Sayın Bakan Mahmut Özer sekiz Mayıs iki bin
01:59yirmi üçte atama yapmıştı. Beş yüz yirmi iki gündür atama
02:02yapılamadı. Ve o günden bugüne de yirmi üç bin altı yüz yetmiş
02:07öğretmen emekli oldu. Ama atama yapılamıyor. Sayın Bakan altmış
02:12bin ihtiyaç var dedi geçtiğimiz günlerde. Altmış bin ihtiyaç
02:15vardı geçen yıl dedi. Üstüne yirmi üç bin emekli geldi. Bu
02:20sayı geçen gün bir başka açıklamasında yüzde doksan beş
02:24öğretmenimiz tamam dedi. Buna göre kırk sekiz bin eksik
02:27yapıyor. Ve yirmi bin atamayı bile danıştay sonuçlarını
02:31bekliyoruz dediniz. Danıştay sonuçlarını öğretmen ataması
02:35için bekliyorsunuz. Ama Türkiye yüzlü marif modeli için
02:39beklemiyorsunuz. Ve arada bir E-Devlet rezaleti yaşandı.
02:44Sonuçlar açıklandı. Öğretmenlerimiz sonuçlarını
02:48gördüler. Sayın Bakan bu rezaletten kırk sekiz saat bir
02:52açıklama yapmadı. En sonunda sorulan sorulara basketbol
02:56konuşmak istiyorum dedi. Böylesi bir akıl tutulması.
02:59Basketbol konuşmak istiyorum dedi. Sonuç bugün itibariyle
03:03okullarda yeterli öğretmen yok. Bu kanun teklifi atamayan
03:08öğretmenlerin biraz önce reddettiğiniz önergemizle özel
03:13okul öğretmenlerinin engelli öğretmenlerin söz verdiğiniz
03:17bizzat Sayın Bakan'ın söz verdiği rehber öğretmenlerin
03:20matematik öğretmenlerinin fen öğretmenlerinin unuttuğunuz
03:24depremseli öğretmenlerin ücretli öğretmenlerin
03:27sözleşmeli öğretmenlerin yüz bine yakın işinden etmekte
03:32olduğunuz usta öğreticilerin ve bir nokta iki milyon Cumhuriyet
03:36öğretmeninin sorunlarını çözmemektedir. Bu kanun
03:40teklifi eğitim fakültelerine başarısız derken Milli Eğitim
03:44Akademisi'yle eğitim fakültelerine yeniden görev
03:48vermektedir. Bir öğretmen yetiştirme politikanız
03:51olmaması nedenli. Altmış sekiz binde olan atanmayan öğretmen
03:55sayısı bir milyona gelmiştir. Ve Milli Eğitim Akademisi'ni
03:59bile açıp kapayıp açıp kapayıp farklı farklı politikalar
04:03uygulamaktasınız. Peki bunlar yok ne var? Birleştirilmiş
04:06okullar var. Son gün kapanan son gün bir Eylül'de kapanan
04:11sekiz Eylül'de kapanan okullar var. Taşınan, boşaltılan
04:14okullar var. Aynı binada dört okul var. İdi. Biz uyarınca
04:19aynı binada iki okula indiniz. Karanlıkta okula giden çocuklar
04:23var. Dün yaz saati uygulamasını büyük bir başarıyla reddettiniz.
04:28Okulda yemek yok. Sayın Bakan çıktı dedi ki yemek yok. Çünkü
04:32yemek yapacak yer de yok. Personel de yok. Bir de üstüne
04:36kalk dedi ki yemek yapsak çocuklar zaten onu beğenmez
04:39dedi. Temiz su yok. Okullarda çocuklara temizleyemediğiniz
04:44tuvaletlerden içmek zorunda bırakıyorsunuz. Bir bardak
04:48temiz su içecekleri seviller yok. Güvenlik yok. Güvenlik
04:53olmadığı için çocuklar ölüyor. Öğretmenler ölüyor. Müdür
05:00Buyurun Sayın Özcü kardeş tamamlayın. Yok. Okullarda
05:04temizlik yok. Iki Eylül tarihinde okullar açıldı. Sayın
05:08milletvekilleri Sayın Bakan on dokuz Eylül tarihinde on yedi
05:13gün sonra personel alacağını söyledi. Okullar açıldıktan on
05:17yedi gün sonra yüz yirmi bin personel alacağını ve bu
05:20personeli sekiz bin liraya çalıştırmak istediğini
05:23söylediniz. Ben vicdanımıza hayret ediyorum. Siz insanların
05:28sekiz bin liraya nasıl çalışmayı kabul edeceklerini ve
05:31nasıl evlerine bakacaklarını tahmin ediyorsunuz. Devleti
05:35nasıl yönetiyorsunuz? Kesinlikle anlamıyorum. Deprem
05:38bölgesinde özel okullara destek veriyorsunuz. Ama
05:41okullardaki çocuklara bir servis, bir öğün yemek
05:43vermiyorsunuz. Güvenlik, iş sağlığı, meslek hastalıkları
05:47bu yasada yok. Okullarda kettle yasağı getiriyorsunuz tasarruf
05:50için. Otuz kilometre üzerindeki çocuklara taşımayı
05:53kaldırıyorsunuz. Proşe okullara yandaş atamaya devam
05:56ediyorsunuz. Bu kanun hiçbir sorunu çözmez. Bunun da
05:59döndüğünü göreceksiniz. Saygılar sunuyorum.
Yorumlar