00:00Hepiniz hoş geldiniz.
00:15Bursa Uludağ Üniversitesi iki bin yirmi dört iki bin yirmi
00:19beş akademik yılı açılış töreni programına geçmeden
00:22öncesi
01:00Dünyanın politik konjonktürünün bu denli sıkışmaya doğru
01:11gittiği gerilimin arttığı bir yerde üniversitelerin daha
01:15özel bir misyonunun olduğu aşikar sanayi kapasitenizi
01:19savunma sanayi kapasitenizi ve ekonomimizi güçlendirmeniz
01:23gerekiyor. Onun beşeri sermaye havuzunu da buralar
01:25oluşturuyor. Üniversiteler oluşturuyor. O yüzden
01:28vazifemizin de ııı fazlasıyla farkındayız. Elli yıllık
01:33ömründe üç yüz bine yakın ııı mezun vermiş durumdayız. Şöyle
01:38kabaca hali hazırda cari duruma baktığınızda bile iş
01:42dünyasında bürokraside siyasetin kendisinde ve
01:47akademik dünyada ııı Uludağ Üniversitesi mezunu ııı çok
01:52sayıda kişiye rastlayabilirsiniz. Bu önceki
01:56yıllarda da böyleydi. Şimdi de böyle. Gelecekte bunun artarak
01:59devam edeceğini ııı rahatlıkla söyleyebiliriz. Üniversiteniz
02:04bu yönüyle hem Türkiye'ye hem de ııı insanlığa bir
02:08üniversitenin yapması gereken hem bilimsel hem kültürel
02:11felsefi ve sanatsal katkıları ııı bugüne kadar yaptığı gibi
02:16bundan sonra da yapmaya devam edecek.
02:26Eğer bu dönemi bir ikonu olsa, bir simgesi olsa herhalde like
02:37butonu olurdu. Insanlar beğenildiği ölçüde mutlular.
02:44Ve aynı zamanda demek ki paylaşıcı toplum aslında bir
02:49beğeni toplumu. Ve acı görmek istemiyor. Bunu çok sıcak
02:54gelişmeyle hemen ilişkilendirebiliriz. Evet belki
02:58son bir yılda Gazze'de yaşanan soykırım çerçevesinde birçok
03:03toplumda birçok devlette özellikle toplum düzeyinde halk
03:08düzeyinde bir farkındalık yükselse de Filistin meselesine
03:12ilişkin, Gazze meselesine ilişkin ama yine de birçok
03:15devlette birçok toplumun birçok kesiminde bu acıyı, bu
03:20gerçekliği görmemeye çalışmak var. Bu gerçekliğe hak
03:24vermemeye çalışmak var. Çünkü acıyı görmek istemiyoruz. Ve
03:31sosyal medyanın ön plana çıkmasıyla aslında gerçeklikle
03:35bağımız kopuyor. Bir bu toplumda payletik toplumda bir
03:42hakikat anestezisi yaşanıyor. Yani sosyal medyadan sahte
03:48haberlerle o kadar maruz kalıyoruz ki gerçeklikle
03:52ilişkimiz kopuyor. Ve deyim yerindeyse hakikate ilişkin bir
03:59duyu eğitimi, bir hissizleşme, bir kör olma hali yaşıyoruz. Bu
04:06bir yeni nihilizm hali. Bu yeni nihilizm olarak tanımlanıyor.
04:12Yeni bir nihilizm bu. Hakikatin artık yalanla hakikatin
04:16karışması değil. Hakikatin kendisine olan inancın kaybolması.
04:21O derece bir hissizleşme. O derece hakikate karşı bir kör
04:25olma. Gazze hakikatine karşı, soykırı hakikatine karşı hissiz
04:30olma. Dolayısıyla bunları görebilirsek niye belgesel
04:35yaptığımızı TRT World'ü niye kutsal işgal belgeseli yaptığını
04:40daha iyi anlamlandırabiliriz. Aslında Türkiye tam da uluslararası
04:47sistemin krizlerine, küresel sistemin krizlerine neredeyse
04:52tek başına meydan okuyan bu krizlerin semptomlarını,
04:56kabiliyetlerini, yetersizliklerini uluslararası
04:59kamuoyuna duyurmaya gayret eden bunun için mücadele eden tek
05:03devlet. O yüzden de daha fazla hedefe konan bir devlet.
05:10Uluslararası kamuoyuna ise bizim mesajlarımızı Türkiye'nin
05:15iddiasını, hakkını uluslararası kanallarımız ulaştırıyor. TRT
05:20World ve TRT Arabi gelmeksel kanallarımız başta olmak üzere.
05:25Ancak bunlar yeterli değil. Çünkü artık dijitalleşme çağında
05:32eğer dijitalleşme üzerine biraz önce konuştuysak bunun
05:35nimetlerinden yararlanmak zorundasınız. Dolayısıyla TRT
05:42World ve Arabi'nin dijital haber platformlarının yanına TRT
05:46Almanca'yı, TRT Rusça'yı TRT Balkan'ı, TRT Afrika'yı, TRT
05:54Fransızca'yı, TRT İspanyolca dijital haber platformlarını
05:58Bu yılın sonunda TRT Farsça geliyor. İran'ı rahatsız etmek
06:03durumundayız. İran'ı rahatsız etmek zorundayız. Ve kırk bir
06:08dil ve lehkede yaptığımız web ve radyo yayınlarını dış yayınlar
06:13bağlamında daha kaliteli bir noktaya getirmek durumundayız.
Yorumlar