00:00Kıymetli basın mensupları bugün Çağlayan adliyesindeyiz.
00:05Geçtiğimiz günlerde Beyoğlu'nda yaşanan olay hepimizi derinden
00:10etkiledi. İstanbul'da yaşayan tüm kadınların, Türkiye'de
00:13yaşayan tüm kadınların güvenlik duygusunu, adalete güvenini
00:17derinden etkileyen bu olaya müdahillik ve şikayetçilik
00:22dilekçemizi teslim etmek için buradayız. Malumunuz üzere bir
00:28kaç gündür birkaç yıldır uzunca bir süredir Türkiye'nin
00:33gündemi kadına şiddet, çocuğa şiddet olaylarıyla dolup
00:37taşıyor. Dolup taşıyor diyorum çünkü hepimizin vicdanları da
00:41bu olay karşısında dolup taşıyor. Ne kamu vicdanı
00:45rahatlatılıyor, ne toplumun vicdanı rahatlatılıyor, ne de
00:48yeterli ve gerekli adli önlemler alınıyor. Yeterli ve
00:53gerekli önlemler alınmadığı için her gün yeni ve yeniden
00:57şiddet, taciz, tecavüz gibi olaylarla karşı karşıya
01:01kalıyoruz. Öldürülüyor kadınlar, öldürülüyor çocuklar,
01:05hayattan koparılıyor. Biz bugün dilekçemizi sunarken anayasanın
01:09on yedinci maddesinde herkes yaşama ve maddi ve manevi
01:14varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Maddesinden
01:18esinlendik. Çünkü kadınların temel yaşam haklarına çocukların
01:22temel yaşam haklarına dair bir güvencesizlik söz konusu.
01:27Ayrıca madde on dokuz herkes kişi herkes her kişi hürriyeti
01:33ve güvenliğine sahiptir. Maddesinden esinlendik. Çünkü
01:37bu bizim için çok kıymetli. Çünkü anayasamızın temel
01:40gerekçelerinin kadınlara ve çocuklara koruma önlemi
01:43alınmamanın karşısında durduğu bir düzemde yaşıyoruz. Maalesef
01:48bütün bunlar olurken bütün bunlar olurken Çelik'in sayın
01:54Çelik'in açıklaması bir cezasızlık algısının olduğuna
01:57da yöneliyor. Cezasızlık algısı değil, cezasızlık olgusu var.
02:01Kadına ve çocuğa yönelik şiddetin cezasızlıkla
02:05sonuçlandığı hepimizin toplumun malumu bir durum. Bunu algı
02:11diyerek geçiştiremeyiz. Bugün Uşak'ta bir kadına cinayet
02:15haberi vardı. Dün sıla bebeğin haberini aldık. Hepimiz yeniden
02:20kahrolduk. Cuma günü İstanbul'da yaşanan elim
02:23olayda iki kız kardeşimiz hayattan vahşice koparıldı.
02:26Bütün bunların yegane önlemi İstanbul Sözleşmesi'nin yeniden
02:31hayata geçirilmesi ve altı bin iki yüz seksen dört sayılı
02:35kanunun tekrar güvenceli bir biçimde, etkin bir biçimde
02:39uygulanmaya başlanmasıdır. Buradan tüm yetkililere çağrıda
02:43bulunuyoruz. Bunlara dair önlemlerin bir an evvel
02:46alınması İstanbul Sözleşmesi'nin mecliste derhal
02:50tekrar yeniden gündeme alınması gerekmektedir. Susmuyoruz,
02:55korkmuyoruz, itaat etmiyoruz diyoruz. İstanbul'da yaşayan
03:00tüm kadınlar adına İstanbul'da yaşayan tüm kadınların
03:03sokaklarda özgürce var olabilmesi, yaşayabilmesi ve
03:08dolaşabilmesi adına bugün şikayet ve müdahillik
03:12dilekçemizi sunuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi
03:15İstanbul İlk Kadın Kolları Başkanlığı olarak tüm
03:17süreçlerin takipçisi olacağız. İstanbul'da yaşayan her kadın
03:22kendini hür ve güvende hissedene kadar tüm süreçlerde
03:26kadınlarla omuz omuza olmaya devam edeceğiz. Bu sadece
03:30kadınların meselesi de değildir. Bu bir toplumun
03:33meselesidir. Bu tüm Türkiye'nin meselesidir ve bu konuda bir
03:38adım geride durmayacağımıza bir kelimeye eksik
03:40söylemeyeceğimize kamuoyu önünde söz veriyoruz. Teşekkür
03:44ediyorum.
Yorumlar