00:00Neden atamıyorsunuz? Benim çocuklarımı neden
00:03atamıyorsunuz? Bu çocuklar niye peri perişan ediyorsunuz?
00:12Biz bu çocuklarımızı nelerle büyüttük? Nasıl okuttuk? Yeri
00:17geldi, çocuklarımıza evdeki ekmek paralarımızı verdik. Yeri
00:21geldi, doğal gazımız kesildi. Yeri geldi, elektriğimiz
00:24kesildi, faturalarımızı ödeyemedik biz. Yazık günah
00:28değil mi bu çocuklara? Neden atamıyorsunuz bu çocuklarımızı?
00:36Benim damadım bir fabrikada çalışıyordu asgari ücretle.
00:40Şimdi bıraktı. Çocukla iki tane çocuğuyla eşini yurt dışına
00:44gitti. Neden? Neden haykırıyorum? Neden atayım
00:47bizim çocuklarımızı? Yeter artık. Yeter artık. Hep
00:52anneleri ses olmaya geldim ben. Yazık günah çocuklarımıza.
00:56Gerçekten çıldırıyorum artık. O zaman atamayacaksan
01:00üniversiteleri kapat. Kapat üniversiteleri. Bu kadar öğren.
01:10Ben cahil aklımla bunu biliyorum da siz neden
01:14bilmiyorsunuz? Her gün her zaman büyüyoruz. Büyüyoruz. Yazık bu
01:20çocuklara. Üniversiteleri kapatacaksın. Tamam arkadaşım.
01:24Öğretmen olmayacaksınız. Siz de başka yöne yönelin
01:27diyeceksiniz. Bu çocuklar oraya yönelecek. Yazık günah. Günah
01:32ya. Gerçekten çok sinirleniyorum. Yapmayın bunu
01:35Allah aşkına yapmayın. Yapmayın. Sayın Cumhurbaşkanımız hem on
01:42bir Nisan iki bin yirmi üçte AK Parti seçim beyanlamesi ve
01:46milletvekili aday tanıtım toplantısında hem de çıkmış
01:50olduğu canlı yayında kamuda mülakatı kaldıracağını
01:53belirtmiştir. Seçim süreci içerisinde ise kurumsal medya
01:58hesaplarında öğretmenlere mülakatın kaldırıldığını
02:01müjdeleyen ve belgeleyen görsel ve videolar kullanılmıştır.
02:06Bunun yanında on iki Mayıs iki bin yirmi üç
02:09Cumhurbaşkanlığı seçiminden tam iki gün önce Milliyetim Eski
02:13Bakanı ve şu an Ordu Milletvekili olan Sayın Mahmut
02:16Özer MTV tarafından düzenlenen programda moderatörün sorusu
02:20üzerine artık öğretmenlere mülakan yapmayacağız. KPSS tek
02:25kriteri olacak vaatlerini Cumhurbaşkanımızın sözünü
02:29referans olarak canlı yayında vermiştir. Göreve yeni başlayan
02:33Sayın Bakanımız Yusuf Tekin on bir Eylül iki bin yirmi üç
02:37tarihinde Habartürk'e katıldığı programda mülakat gibi mülakat
02:41yapmak istiyoruz dedi. Iki bin yirmi üç KPSS sonuçlarının yirmi
02:48beş asos tarihinde açıklanmasın üzerinden aylar
02:51geçmesine rağmen atama takvimi ilan edilmemiş her türlü
02:56istismara açık açık olan mülakat meselesi çözümlenmemiş
03:00ve bu belirsizlik biz atama bekleyen öğretmenleri endişe ve
03:05buhrana sürüklemiştir. Özellikle ülkemizde yakın bir
03:10geçmişte deprem felaketini yaşayan çocuklarımıza ve
03:13gençlerimize gerek eğitsel gerek sosyal gerekse psikolojik
03:18destek sağlayabilmemiz için bize ihtiyacı olan
03:21öğrencilerimiz için bir an önce atamamızın yapılmasını ve
03:26görevimize başlamayı istiyoruz. Alanında yetkin olmayan yüz beş
03:31bin ücretli öğretmen çalıştırmak yerine atanmayı
03:35bekleyen beş yüz yetmiş iki bin öğretmen ordusu olarak
03:38aldığımız iki bin yirmi üç KPSS puanı ve sıralamalarımızla
03:42mülakatsız yirmi bin öğretmen atamasının yapılmasıyla
03:46birlikte görevimizle yurdun her bir köşesine icra etmeye
03:52hazırız. Geleceğimiz eğitime eğitim ise öğretmenlere
03:59dayalıdır. Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi
04:02ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
04:06Mücadeleden asla vazgeçmeyen öğretmenler olarak bir ışık
04:11olup etrafımızı aydınlatarak karanlığa meydan okumaya devam
04:15edeceğiz. Burada mülakat yoluyla sizlerin hakkı gasp
04:21edilmekte haksızlığa uğranmaktasınız. Eğitim bu
04:26haksızlık ve bu zulüm ile sadece öğretmenlerimizin hakları ve
04:32geleceği gasp edilmemekte. Bir ülkenin geleceği karamsarlığa
04:36düşmekte, düşürülmekte. Sizler bugün siz değerli atamayı
04:40bekleyen öğretmen adayları bugün bu onurlu mücadeleyi
04:45sürdürmektesiniz. Bizler de bu mücadelede sizlerin yanınızda
04:49olmak boynumuzun borcudur diyoruz. Eğitimde, eğitimde
04:54eşitsizlik, eşitsiz politikalara son verin diye
04:58haykırıyoruz. Öğretmen diplomasını yok saymayın
05:02diyoruz. Öğretmeni değersizleştirmeyin diyoruz. Ve
05:06diyoruz ki nerede bir haksızlık olursa olsun nerede olursa
05:10olsun biz orada olacağız. Haksızlık karşısında hiçbir
05:13zaman dilsiz şeytan olmayacağız. Fakültelerinde
05:17yaklaşık iki yüz elli bin gencimiz var. Biliyorsunuz ki
05:22eğitim fakülteleri dışında fenedebiyat ilahiyat gibi
05:26farklı fakültelerden de yine pedagoji formasyonuna öğretmen
05:30olabilirsin umudu adeta satılıyor. Yani tamamını
05:36hesaplasanız her yıl en az yüz bin gencimiz öğretmen
05:42olabilirsin umuduyla mezun oluyor. Peki nasıl bu süreç
05:47geliyor? On iki yıl eğitiminizi tamamlayacaksınız. Sınavı
05:51geçeceksiniz. Sonra üniversiteyi alacaklar.
05:55Uygulamayı, teorik eğitiminizi hepsini başarıla geçeceksiniz.
05:59Beyninize bir diploma alacaksınız. Bu diploma da
06:02sizin uzmanlık belgenizi yazacak. Bakın bu alandaki
06:06herkesin diploması var. Yani bu alandaki herkes diplomasını
06:10gösterebilir. O nedenle diplomaya uzmanlık belgesiyle
06:15saygı duyacaksınız. Burada kimse sizden bir lütuf
06:19istemiyor. Hakkını istiyor. Münakata da üniversiteyi
06:24bitirdikten sonra yaptığınız sınavda hayır diyoruz. Çünkü
06:29böyle bir haksızlık olamaz. Siz üniversitede emek verdiniz. Bu
06:35ülkenin üniversitelerinden çıktınız, o diplomayı
06:39aldınız. O diploma ne yapıyor? Öğretmenim.
06:55Bir devleti devlet yapan en temel özelliği planlamasıdır.
07:01Yani anayasasında yazdığım üzere burası Türkiye Cumhuriyeti
07:07laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletiyse ve anayasada
07:11yazdığım üzere buradaki tüm yurttaşlar kamu görevi yapma
07:16hakkı varsa üniversiteyi bitirip diplomayı aldıktan
07:20sonra önüne ne KPS'ye ne mülakat ne de milliyetim
07:23akademisi koyamazsınız. Haklarını istiyorlar ve bu
07:26haklarını alacaklar. Peki
07:31Huuu. Peki nedir arkadaşlar? Bakın her yıl yüz bine yakın
07:39ücretli öğretmen çalışılıyor. Hiçbir meslekte duydunuz mu
07:42ücretli? Ücretli doktor, ücretli avukat, ücretli
07:45mühendis. Yüz bin ücretli öğretmen. Eğitim ama değil mi?
07:51Evet. Bu yıl yirmi bin kişinin atamasını güya müjde diye
07:56söylüyorlar. Geçtiğimiz yıl yalnızca yirmi üç bin
08:00öğretmenimiz emekli, istihbarlı ve benzeri temekli sistemi
08:03dışına çıkmış. Yani mevcut giden kadar almıyorsun. Yüz
08:07bini asgari ücretin altında ücretle ücretli öğretmen
08:10olarak, köy olarak çalıştırıyorsun. Yüzde ikiden
08:13yüzde yirmiye çıkardığın özel okullara, patronlara, sermayeye
08:17destek oluyorsun. Iki yüz bin arkadaşımızı orada emeklerini
08:20sömürtüyorsun. Kitaben sorununu yerine getirmiyorsun. Peki ne
08:24diyorsun? Tasarruf. Kendi lüksüne gelince itibar ama
08:29eğitime gelince tasarruf gibi bir şey olmaz. Eğitim mülkerin
08:33geleceği için.
08:36Eğitim yandırıyor. Maliye susturuyor. Eğitim yandırıyor.
08:43Maliye susturuyor. Eğitim yandırıyor. Maliye
08:48susturuyor. Eğitim yandırıyor. Maliye susturuyor. Burada birçok
08:54mülakata şahit geçmiş arkadaşlarımız var. Mülakatlarda
08:58ne olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Onlar da çok iyi
09:01biliyor. O nedenle geldiklerinde mülakat gibi
09:04mülakat yapacağız dediler. Ama yine olmadığını gördük değil
09:07mi? O sistem açıldı ve kapandı. Neden? O gün de sorduk.
09:12Birilerine torpil yapmayı mı unuttunuz? Ya da yaptığınız
09:16torpilin ortaya çıkacağı bir şey vardı. Onu mu gizlemeye
09:20çalışıyorsunuz? Hiçbir şekilde gizleyemezsiniz. Mülakat bir
09:24torpil mekanizmasıdır. Ve bu torpil mekanizmasında yıllardır
09:28kullanan sizsiniz. Ama
09:35Şimdi değerli arkadaşlar, cumhuriyet fazilettir. Yani
09:42cumhuriyet Erdem'dir. Ne demek o Erdem? Öncelikle sözünde
09:49durmaktır. Siz iktidara gelirken altmış sekiz bin
09:54atama bekleyen öğretmen vardı ve meydanlardan şunu söylediniz.
09:58Ne demek dediği atama bekleyen
Yorumlar