00:00Selamünaleyküm. Hepinizi hürmetle, muhabbetle
00:03selamlıyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
00:10Her şeyden önce çok değerli il başkanlarımız hepinize ayrı
00:17ayrı teşekkürler ediyorum katılımınızdan dolayı. Tabii ki
00:20değerli genel başkan yardımcılarımıza genel merkez
00:25heyetimize de ayrıca teşekkürler ediyorum. Bizleri
00:29kapıda karşılayan bugün yine kendileri de toplantılarını
00:32yapacaklar. Eşlik kollarımıza hepsine ayrı ayrı teşekkürler
00:37ediyorum. Basın mensupları ilginizden dolayı,
00:40teşrifinizden dolayı teşekkürler ediyorum.
00:42Toplantımız hayırlı olsun, günümüz hayırlı olsun inşallah.
00:50Tabii Türkiye'de gündem oldukça yoğun hem Türkiye'nin kendi
00:57içerisindeki başta ekonomi olmak üzere problemleri hem de
01:02etrafımızı saran ateş çemberi terörist İsrail'in Lübnan'a
01:09saldırması ve adım adım Türkiye'ye doğru yürümesi gibi
01:14konular son derece büyük önem arz ediyor. Bu konulara değinmek
01:19istiyoruz. Ve yine bir takım Türkiye'deki son dönemdeki
01:24gelişmelerle ilgili de değerlendirmeler yaparak
01:27inşallah il başkanları toplantımızı başlatacağız. Tabii
01:32bizim her zaman söylediğimiz Türkiye'de ekonomik sıkıntılar
01:37milleti gerçekten de bunaltmış durumdadır. Bunu hem
01:42milletimiz dile getiriyor hem de tabii ki ekonomik veriler
01:47bunu açık bir şekilde matematik veriler bunu açık bir şekilde
01:51ortaya koyuyor. Biz de milletimizle her zaman
01:56içiçeyiz. Daha işte yirmi sekiz Eylül'de geçen gün bir
02:00Anadolu buluşmaları programını Türkiye genelinde yaptık.
02:03Buralarda da gerçekten ekonomik sıkıntılar dolayısıyla büyük
02:07bir feryatla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Biz bu
02:12sıkıntılar karşısında Türkiye'nin çıkış yolunun bir
02:15erken seçim olacağını ifade etmiştik. Türkiye'nin iki bin
02:19yirmi sekize kadar beklemeye tahammülü kalmamış. Bunu
02:24milletimizin feryadından görüyoruz. Milletimiz
02:27bunalmış. Bir çözüm istiyor. Bu çözümün de mevcut iktidarlığı
02:32olmayacağına inanıyor. Ve bir değişim olması gerektiğini
02:36açık bir şekilde ifade ediyor. Bununla ilgili biz şu verileri
02:42ortaya koymak istiyoruz. Bir defa neden erken seçim
02:46gerekiyor dedik. Tabii ki milletimizin bu feryadından
02:50dolayı öncelikle ancak mantıken ve veriler doğrultusunda
02:56baktığımızda da bir erken seçimin olması gerektiği
03:00ortaya çıkıyor. Neden? Çünkü bir defa bu iktidar daha yeni on
03:05dört Mayıs'ta yirmi sekiz Mayıs'ta işe başlamış bir
03:08iktidar değil. Yirmi iki senelik bir geçmişi var. Bu
03:12yirmi iki senelik geçmişinde neler yapmış? Türkiye nereden
03:16nereye gelmiş ekonomik anlamda? E bundan sonra nereye
03:20götürebileceklerinin de en önemli göstergesi bu yirmi iki
03:23senede yapılanlardır. Işte bakın kamunun borcu neredeyse
03:28ikimizsine gelmiş. Yüz otuz milyar dolardan iki yüz elli
03:31milyar dolarlar seviyesine gelmiş. Bülüt dış borcu
03:35Türkiye'nin yüz on üç milyar dolardan beş yüz on iki milyar
03:39dolara gelmiş. Vatandaşın bankalara borcu altı nokta altı
03:44milyar liradan beş nokta üç trilyon liraya gelmiş yirmi iki
03:48senet. Dünyanın başka bir ülkesinde belki de böyle bir
03:54artışın yani toplumun halkın bankaya olan borçlanmasında bu
03:58oranda bir artışı görmek mümkün olmaz. Altı nokta altı milyar
04:02liradan beş nokta üç trilyon liraya. Üç nokta otuz yedi
04:06trilyonu kredi borçları bir nokta elli yedi trilyonu da
04:11kredi kartı borçları. Korkunç bir tablo. Çiftçinin borcu iki
04:17buçuk milyar liradan yedi yüz elli milyar liranın üzerine
04:21çıkmış yani üç yüz misli AK Parti iktidarı döneminde artmış.
04:25Iki bin üç iki bin yirmi dört arasında devlet beş yüz doksan
04:31sekiz milyar dolar faiz ödemiş. Beş yüz doksan sekiz milyar
04:35dolar. Iki yüz yetmiş üç adet devlet varlığı alınmış satıla
04:41satıla elde avuçta yirmi dokuz tane kalmış. Dolar kuru bir
04:45nokta iki liradan otuz dört liraya çıkmış ve dış ticaret
04:49açığı Türkiye'nin on beş nokta yedi milyar dolardan yıllık yüz
04:53altı milyar dolar seviyesine kadar gelmiş. Şimdi bütün bu
04:58veriler yirmi iki senede ekonomik anlamda nereden
05:02nereye geldiğimizi gösteriyor. Evet kişi başına düşen milli
05:06gelir bir ara arttı. Sonra tekrar da şimdi geri geri gerisin
05:10geriye düştü. Kaldı ki bu kişi başına düşen gelir artsa bile
05:14adil bir paylaşım olmadığı için yoksul emekçi halkın maalesef
05:20gelirinin arttığını söylememiz mümkün değil. Bugün geldiğimiz
05:25noktada Türkiye'de halkın yüzde kırk beşi açlık sınırının
05:28altında gelire sahip yüzde seksen beşi de yoksulluk
05:32sınırının altında gelire sahip. Şimdi en son bu yirmi
05:35iki seneden sonra on dört Mayıs yirmi sekiz Mayıs
05:39seçimlerinin arkasından bu sefer Sayın Mehmet Şimşek geldi
05:42ve dediler ki yeni bir ekonomi yönetimiyle biz Türkiye'yi
05:49düzelteceğiz ve enflasyonla mücadele edeceğiz, alım gücünü
05:54arttıracağız, milletin ekonomik anlamda derdine derman olacağız
05:57dediler. Ancak Sayın Mehmet Şimşek geldiğinden bu yana
06:00sizin de bildiğiniz gibi akaryakıt fiyatları yirmi
06:05liradan kırk iki liraya çıktı. Döviz kuru on sekiz liradan
06:09otuz dört liraya çıktı. Faizler yüzde sekiz buçuktan yüzde
06:13elli beşe çıktı. Enflasyon yüzde otuz sekizden yüzde yetmiş
06:19beşe çıkmıştı. Şimdi bir miktar düştüğünü iddia ediyorlar.
06:22Ancak halen bağımsız araştırma kuruluşları enflasyonun
06:26Türkiye'de yıllık yüzde seksen sekiz seviyesinde olduğunu
06:29ifade ediyor. Iki asgari ücretin toplamı yoksulluk
06:34sınırının yarısı kadar olduğu bir ülkede maalesef yaşıyoruz.
06:40Iki asgari ücret otuz dört bin lira yapıyor. Yoksulluk sınırı
06:45bugün yetmiş bin liraya dayanmış. Bir eve iki asgari
06:48ücret girse bile yoksulluk sınırının yarısı kadar bir
06:51gelire sahip oluyorlar. Açlık sınırı yirmi bin liraya
06:55aşmış. Tek bir asgari ücrette açlık sınırının üç bin lira
06:59altında bir seviyede. Işsizlik aynen devam ediyor. Işsizliğe
07:05de Sayın Mehmet Şimşek döneminde bir çare bulunamadı.
07:08Gelir seviyesinin, refah seviyesinin artmasıyla ilgili
07:12bir çare bulunamadı. Enflasyon aldıkları noktadan daha da
07:16ileriye gitti. Faizler patladı, akaryakıt fiyatları patladı.
07:22Yaşama maliyeti arttı. Ve aynı zamanda milletin yükü arttı.
07:28Vergiler yüzde yüz yirmi arttırıldı. Yeni icat edilen
07:32vergilerle yüzde iki yüzlük bir vergi yükünde artış oldu Sayın
07:37Mehmet Şimşek döneminde. Dolayısıyla yirmi iki senede
07:42yapılanlar ortada. Şu anda son getirdikleri ekonomi
07:47yönetiminin yaptıkları ortada. Peki bir de kendi orta vadeli
07:53programlarında ortaya koydukları veriler ortada.
07:56Yani üç sene daha iktidarda kalırsak ne yapacağız diye
08:01ortaya koydukları orta vadeli programda üç tane temel cümle
08:05var. Sonuç var. Bunlardan bir tanesi borçlanmaya aynen devam
08:10edeceğiz diyor. Ikincisi faizleri katlayarak,
08:15arttırarak ödemeye devam edeceğim diyor. Üçüncüsü de
08:19vergileri yine aynı şekilde arttırarak almaya devam
08:24edeceğim, milletin yükünü arttırmaya devam edeceğim.
08:27Borçlanma aynen devam, faizler artarak devam, vergiler de
08:31artarak devam edecek diyor. Bakınız borçlanma iki nokta on
08:37beş trilyon bir bütçe açığı var iki bin yirmi dörtte. Iki bin
08:41yirmi yediye kadar orta vadeli programa göre iki trilyon
08:44seviyesinde devam ediyor. Her sene bu iki trilyonluk açığı
08:48kapatmak için yine bu senede olduğu gibi borçlanmaya devam
08:52edeceğim diyor. Faizler daha felaket. Biraz önce söyledik.
08:57Iki bin üç iki bin yirmi dört arasında beş yüz doksan sekiz
09:00milyar dolar faiz ödemişler. Yıllık ortalaması yirmi sekiz
09:05milyar dolar yapar. Şimdi orta vadeli programa göre önümüzdeki
09:09üç senede yüz elli bir milyar dolar faiz ödeyeceğim diyor.
09:13Yani bu ne demek? Bugüne kadar yıllık ortalama yirmi sekiz
09:18milyar dolar faiz ödüyordum. Şimdi önümüzdeki senelerde
09:22yıllık ortalama elli milyar dolar faiz ödeyeceğim. Faiz
09:26ödemesini de neredeyse iki misline arttırarak devam
09:29ettireceğim diyor. Vergilerin milli geliri oranı yüzde on
09:34beş seviyesinde önümüzdeki üç senede vergilerin milli geliri
09:38oranı yüzde on sekiz seviyesine çıkacak. Programda yazmışlar.
09:43Her sene enflasyon oranının hemen hemen iki misli kadar
09:47vergilerde artış öngörüyordu. E şimdi dolayısıyla bütün
09:52bunları ortaya koyduğumuz zaman milletimiz de biz de doğal
09:56olarak artık bir yönetim değişikliğini ve bir erken
09:59seçimi istiyoruz.
Yorumlar