00:30Değerli milletvekili değerli basın mensupları, değerli
00:45meslektaşlarım özellikle az subaylarımızın hak mağduriyeti
00:51yaşadığı ve bu hak mağduriyetinin gündeme
00:55getirdiği bu ortamda bizlere burada destek olduğunuz için
00:59hepinize çok teşekkür ediyorum. Kahraman az subaylarım,
01:04abilerim, kardeşlerim, cesur yürekler merhaba. Görünmeyen
01:10askerlerimiz, eşlerimiz merhaba. Dokunduklarında
01:15görmediğimiz, doğduklarında görmediğimiz gibi büyüdüklerinde
01:19şahit olmadığımız çocuklarımız merhaba. Her gün şehit mi
01:24olacak, gazi mi olacak, evine gelebilecek mi diyerek evlat
01:28acısı çektirdiğimiz analarımız, babalarımız
01:30merhaba. Her tayin olduğumuzda her tayin olduğumuz yerde bize
01:38ailemizden daha yakın olan canımızı, canlarımızı
01:41birbirimize emanet ettiğimiz can dostlarımız, kardeşlerimiz
01:44merhaba. Bugün aramızda olmayıp gönülleriyle bizimle olan
01:48emeklisi ve çalışanıyla tüp mesleklerimiz meslektaşlarımıza
01:53az subaylarımıza merhaba. Az subaylarımızın askerlerimizin
01:58yani bizlerin sayesinde sıcacık ellerinde aileleriyle güven
02:02içerisinde olan tüm milletimize merhaba. Bugün burada Milli
02:07Savunma Bakanlığımızın önünde toplandık. Peki neden? Bizler
02:12az subaylar olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin emeklisi de
02:15olsak Milli Savunma Bakanlığımıza bağlıyız. Her
02:18türlü hakkımızı alacak ve savunacak olan yegane
02:21kuruluşumuz burası ve bizler buraya dinlenmeye değil
02:25hakkımızı alın artık demeye geldik. Burada tüm yetkililere
02:30bizleri ve bir anda ölüme göndererek analarımızı,
02:34babalarımızı, eşlerimizi, çocuklarımızı
02:44çaresiz bırakanlara senelerdir sesimizi duyup da duymazdan
02:49gelenlere bizleri görüp de görmezden gelenlere karşı hep
02:54birlikte tek yürek tek yürek olup seslenmeyi ve tüm
02:57gücümüzle haykırmaya geldik. Dünyanın hiçbir ülkesinde terel
03:03ve savaşmış kahraman askerlerini sokaklarda hak aramak zorunda
03:06bırakmaz ama bunu bizlere mecbur bırakıldık. Bundan böyle
03:13çareyi sizler de değil kendimizi arayacağız ve kendi
03:17göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Çare biziz, çare kendimiziz ve
03:22çaresizliği asla kabul etmiyoruz. Temat olarak sadece
03:26emekli as subaylarımızın hakkını istiyoruz. İnsanca
03:29yaşamak için onur mücadelemiz için haklarımız haklarımızı
03:34istiyoruz. Her seçim zamanı bize söz verilen ama nedense devamı
03:38ötenen ötelenen haklarımızı istiyoruz. Yeter artık istiyoruz
03:42ve alacağız. Bugüne kadar birbirimizi kırıp dökmeden
03:48masada anlaşmanın yollarını çok aradık. Çalmadığımız
03:52kapı girmediğimiz kurum elini sıkmadığımız bürokrat kalmadı.
03:57Bizi görmezden gelmeye çalışanlara biz büyüklük
04:01gösterdik ve kendimizi tanıttık. Gülümsememizi hiç
04:04eksik etmedik. Hepimiz için onur mücadelesi haline gelen
04:08haklarımızı almak uğruna senelerce mücadele verdik. Sayın
04:12Cumhurbaşkanımızla bile her türlü zorluğa karşı defalarca
04:17görüştük. Her defasında da bize çok olumlu yaklaşımlarda
04:20bulundu. En son seçimden sonra diye bizzat sözleri var. Ama ne
04:26varsa alt kademesi bizleri bir türlü sevmedi, sevemedi. Oysa
04:31ki bizler üye ve evlat değiliz. Hele ki Yunan askeri hiç
04:36değiliz. Bizler vatan uğruna canımızı veren insanlarız.
04:40Göreve başlarken vatan, cumhuriyet ve vazife uğrunda
04:45seve seve hayatını feda eyleyeceğimize namusumuz üzerine
04:48ant iç ant içtik. Diyerek yemin eder ve yeminimizi de
04:54bağlılığımızı emeklilikte de sürdürerek hatta ölene kadar
04:58devam ettiririz. Ama şu da bir gerçek ki biz as subaylar
05:02canımızdan, ailemizden
05:09Gördüğümüz as subaylık mesleğimizi kimseye de ezdirmeye
05:14müsaade etmeyeceğiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki
05:19milletvekillerimiz de göreve başlarken toplumun huzur ve
05:23refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin
05:27insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması
05:30ülküsünden ayrılmayacaklarına dair şeref ve namuslar üzerine
05:35yemin ederler. Peki hani huzur, hani adalet? Alnımızın teriyle
05:41kanımızın son damlasına kadar kar, kış, yağmur, çamur, yer,
05:46gök, su altı, su üstü, kavurucu sıcaklar demeden hiçbir
05:50mazeret göstermeksizin görevimizi layıklığıyla yapıyor.
05:53Üstelik ve ailelerimizden uzakta yurt dışında ve yurt
05:57dışında her yerde çalışıyorsak masa başında oturanların da
06:01artık yok ekonomi, yok enflasyon, yok başka meslek
06:05grupların talepleri, bahanelerini duymak
06:08istemiyoruz. Kimilerinin önüne yüz binleri sererken kimilerin
06:14de kuruşu çok gören zihniyeti arşık karşımızda görmek
06:17istemiyoruz. Yapılması gereken ne varsa yaptık. Atılması
06:21gereken bütün adımları attık. Şimdi söz sırası halkımızda.
06:25Malum halkımız halkımız bilir. Asker üşümez, asker acıkmaz,
06:30asker uyumaz. Evet, biz asıl subaylar her türlü zorluğa
06:34karşı eğitim aldık. Çocuklarımızın doğumunda
06:37eşlerimizin yanında olamadık. Büyümülerine şahitlik
06:40edemedik. Her gün evlat özlemi çekerken analarımıza,
06:44babalarımıza bir de hasretlik acısını yükledik. Ama artık
06:47yeter. Halktan adaletten bahseden zihniyetin gerçek yüzü
06:53ortada. Bizleri bu duruma düşürenler utansın. Bir lokma
06:57ekmeğimizi paylaşmasını bilen bizlerin karşısına pastanın
07:00tamamı benim olsun zihniyeti çıkaran kişiler utansın. Ama
07:05ekmek davası için ama meslek arşık için başladığımız kutsal
07:09görevimiz as subaylığı ve dolayısıyla biz as subayların
07:12hakir gören zihniyeti asla kabul etmiyoruz. Kendilerini
07:16bizden üstün görüp masa başında ahkam kesenleri Allah'a havale
07:23ediyoruz. Bundan sonra bizler için olmazsa olmazımız
07:26tazminat hakkımız. Bizler bizler sizlerden sadaka
07:32istemiyoruz. Bizler hakkımız olanı istiyoruz. Bizler
07:35ülkemizde olduğu kadar dünyanın her bir köşesinde huzur ve
07:39barışı sağlayan kahraman as subaylarız. Bizler Kuzey
07:43Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde, Somali'de, Suriye'de,
07:46Arnavutluk'ta, Lübnan'da, Katar'da, Bosna Hersek'te,
07:50Kosova'da, Afganistan'da, Azerbaycan'da Kango
07:55Cumhuriyeti'nde, Lipya'da görev yapan vefakar ve cefakar as
07:59subaylarız. Bizler gençliğimizin en güzelliği
08:03ailesiyle olmak varken tarlı dağlarda eksi otuz beş kırk
08:08derece operasyonlara katılan denizin yüzlerce kilometre
08:12altında küçük denikenin denizaltının içinde bir ömür
08:15geçiren ve o denekeden kurtulamayacağını anladığı an
08:19vatan sağ olsun diye selamı as subaylarız. Bizler
08:23başkalarının çocukları babasız kalmasın diye kendi
08:27çocuklarını babasız bırakan nice yiğitleriz. Bizler ilk
08:32törer şehidimiz Memiş as subayız. Ilk kadın şehidimiz
08:36Hamiyet as subayız. Afin şehidimiz Musa as subayız. On
08:40beş Temmuz'un kahramanı Ömer Halis Demirleriz. Bizler
08:44yaptığımız işin karşılığında fazlasıyla hak eden lakin bir
08:49kaç kendi cebini düşünen kişiler etrafında hakir
08:52görülmeye çalışılan yiğit oğlu yiğitleriz. Bakın
08:56etrafımızdaki savaşın ülkelere evi olanın evi yok oldu.
09:00Apartmanı olanın apartmanı yok oldu. Yatacak yerleri kalacak
09:04şehirleri kalmadı. Neden? Güçlü bir orduları olsaydı böyle
09:09olur muydu?
09:12O zaman ne diyoruz? Ordusuna sahip çıkmayan ülkesine de
09:16sahip çıkamaz. Maalesef kuşlar gibi uçmasını balıklar gibi
09:20yüzmesini öğrendik. Ancak bu arada çok basit bir sanatı
09:25unuttuk. Kardeş olarak yaşamayı ve paylaşmayı. Müslümanlık da
09:30adalet, vicdan ve ahlak çok önemlidir. Çünkü adalet
09:33olmadıktan sonra vicdan olmadıktan sonra ahlak
09:37olmadıktan sonra sözlerin, kanunların, tavırların hiçbir
09:41kıymeti yoktur. Buradan sadece zulüm ve ahlaksızlık çıkar.
09:44Bizler şu anda burada hak mücadelemiz için çaba
09:48sabrederken diğer tarafta üç gündür yollarda olan ve hak
09:52mücadelemiz için yürüyüş yapan Sayın Cafer Demir, Sayın
09:56Levent Keleş ve Sayın Fatih Kozan meslektaşı yazımı
09:59hatırlatma
Yorumlar