00:00Canfesa, gözünü seveyim bak, konuşmayacaksın değil mi?
00:04Evet.
00:04Hiçbir şey sormak yok.
00:05Tamam.
00:06Dürümünü yiyeceksin sadece.
00:07Tamam.
00:08Senin geleceğini bilseydim, Mahir'e burayı söylemezdim ya.
00:10Şimdi kebabı kuzudan yapıyor bura, inşallah kokmaz sana ya.
00:13Yok biz kuzu eti dışında bir şey yemiyoruz zaten, ben yörüklerdenim.
00:16Aa, harbi mi ya?
00:18Nerenden yürüyorsunuz siz?
00:20Anadolu.
00:22Anadolu'nun neresinden?
00:23Al ayran.
00:24İçinden.
00:25Benim Salih benim arkadaşım bu arada.
00:28Öyle mi?
00:29Çocuklu bir arkadaş, ilk arkadaşım.
00:31Ben on yaşındaydım, babam vefat etmişti.
00:33Bir Ramazan günü çarşıda pide satıyordum.
00:35Bir ayakkabı dükkanının önünden geçtim.
00:37Geçerken vitrinde öyle bir ayakkabı gördüm ki yani o kadar güzeldi ki böyle bakakaldım ayakkabıya.
00:42Tak diye aldılar önümden, götürdüler içerideki çocuğa baktılar.
00:46İçim sızladı yani böyle içim.
00:48Sonra dedim Salih zaten senin neyin oğlum ayakkabı.
00:50Yürü pide satmaya devam.
00:52O sırada bir tane çocuk çıktı, gel dedi buraya.
00:54Gittim böyle girdim, şaşırdım.
00:56Uzattı ayakkabıları.
00:58Ayakkabıları al senin olsun bayramda giyersin.
01:01Sahi?
01:02Sahi.
01:02Al dedi bayramda giyersin.
01:05Mahir.
01:06Mahir ya.
01:07Benim can kardeşim Mahir bayramda kendisine alınan ayakkabıyı bana hediye etmişti.
Yorumlar