00:00Geçen hafta palamutumuz elli liraydı. Otuz beş lira. Üç
00:03tane yüz liraya sattık. Elli liraya balıklarımız
00:05tüketebiliyordu. Şu anda eee altı çiftli balıklar eee yüz
00:09yirmi lira. Travdo tarafında balıkçılık olduğu için orada
00:12biraz avesinden dolayı kayıklarımız kısıklı balık
00:15tutuyor. Tabii ki müşteri eee balıkçının durumu bilmediği
00:19için tabii ki veriyor. Balıkçılık bir günü birlik
00:21böyle. Bir anında yüz yirmi olur, bir anda yüz elli olur,
00:24bir anda otuz beş lira olur. Bu deniz işi. Şimdi bir kayın
00:27eee üç bin dört bin kasaba nerede tutması varken yüz yüz
00:31elli kasabalık tuttuğu zaman tabii ki fiyatlar artıyor. Yani
00:34bu da komisyonu var, boş kutusu var. Işte nakdiyesi
00:38olduğundan dolayı balıklar böyle hemen hemen böyle
00:40fınlıyor. Tabii ki yani günde biz dört yüz beş kasapalamı
00:43tüketirken şimdi yüz kasabalıya gerçekten zorlanıyoruz. Yani
00:47müşteri gerçekten bilmiyor. Vatandaşı bizim yaptığımızı
00:51sanıyor. Bizlik alakasız yani bu. Bu safir nedir? Komisyon
00:55işte nakdiyedir. Iıı üç bin dört bin kasabalık tutarken yüz
00:58elli kasabalığını tutma sebebinden dolayı bu hale
01:01geliyor. Tabii ki yani bir köpüğün maliyeti bize altmış
01:04yetmiş lira. Yani bunun komisyonu var nakdi tabii ki
01:07üç bin beş bin kasabalık balık tutunca bunların ııı aşağı
01:10fiyatlar iniyor ama yüz iki yüz üç yüz dört kasabalık
01:13tutunca da bu ne oluyor? Balığın üstüne fiyat para
01:16biniyor. Bu yüzden de tanesi yüz yirmi lira. Ha böyle de
01:20gidersin bu balık yüz elli iki yüz liraya beklesinler yani.
01:22Palamut pahalandı. Evet ııı şu anda palamutun tanesi yüz yirmi
01:26lira. Bundan on gün önce palamutlar elli liraydı. Palamut
01:30azaldı. Şimdiki bir anda oldu. Iki katı iki buçuk katı.
01:33Müşteri tepki veriyor tabii ki de veriyor. Iıı diyor üç gün
01:37önce ben aldım elli liraya şimdik diyor yüz yirmi lira.
01:39Tabii bu da bizim işlerimizi yansıtıyor. Köpüğün boş tanesi
01:43yani boş kutu elli lira. E bunlar hep maliyet. Eee mazot
01:46oldu kırk iki lira, kırk üç lira, kırk beş lira neyse
01:49artık. Ama hep bunlar balığa biniyor. Bu da vatandaşa.
01:52Altmış lira, yetmiş lira, elli lira. Şu anda yüz otuz lira.
01:55Balık biraz azaldı kardeşim. Hava esti. Ha fırtına var.
02:00Biraz pahalı. Biraz düşük. Palamutçular, bezgiççiler,
02:04istavriççiler, buyurun, buyurun, buyurun. Evet
02:08Palamutçular. Buyurun, buyurun, hoş geldiniz abla,
02:11buyurun. Yüz otuz lira abla, buyurun.
02:15Buyurun, buyurun, buyurun. Palamutçular, üfemişler,
02:18ufalıcılar, buyurun.
02:35Öyle abi.
02:46Tamam.
02:50Çok sağ ol be.
03:15Sağ ol.
Yorumlar