00:00Ruhi Su için yaşamın her günü namus günüydü.
00:29Namus günüydü. Insana ve yaşama duyduğu sorumluluk namusu.
00:35Nazım Hikmet Vakfı olarak ve Şişli Belediyesi olarak
00:40ortaklaşa bunu götürdük. Ben fazla uzatmak istemiyorum ama
00:45biz örgütlü bir biçimde Nazım Hikmet Vakfı olarak Türkiye'nin
00:51unutulmaması gereken değerlerini hatırlatmak için
00:55gayret içinde olacağız. Şimdi bugün Ruhi Su'yu alacağız. On
01:02üç Ekim'de yani çok bizim parçamız olan çok değerli
01:10dostumuz Tarık Hakan'ı Vakfımızın temel direklerinden
01:15biri olan Tarık Hakan'ı alacağız. Sonra Dünya
01:19Tiyatrolar Günü'nde Genco Erkal hatırlanacak. Bu şekilde
01:24Türkiye'nin kaybolan değerlerini hatırlatmak üzere
01:27kaybetmemek için örgütlü bir biçimde onları hep
01:31hatırlatacağız. Bu çalışmayı yaparken bize büyük destek olan
01:35Şişli Belediyesi'ne çok teşekkürler ediyorum. Bir
01:41bulundular. Bir biçimde değil. Değdi. Kesişte yolları ve
01:46anıları var. Bence bu çok kıymetli bir şey.
01:54Bu anlamda günde hoş geldiniz.
02:00Hocanın adısı önceden özellikle derinden sevgi ve saygımda
02:05eğiliyorum. Ruhi Su'nun soyadı su. Sesi de su sesi de su gibi
02:12sanki bevraktı ve o su sözcüğü soyadı onun kimine kişiliği de
02:18sanki işlemişti. İlkeli, onurlu, namuslu, ahlaklı,
02:22yalansız, onun o güler yüzüyle kucaklaştığınız zaman mutlu
02:27oldunuz. Kendisi tabii ki disiplin değildi. Öyle üç anda
02:34konserlerde ışığın ayarlanmasını bile kendisi
02:38yapardı neredeyse ve ses asla çıkmayacaktı. Bizim oyunlarımıza
02:43gelirdi Ankara Sanat Tiyatrosu'nun. Muhakkak oyun
02:46sonrası kulise gideriz Sıdkı Enge'yle. Barsa eleştirdi,
02:50sarılardı. Tebrik ederdi. Hatta Alatalı Muho diye bir
02:55oyunumuz vardı Ömer Polat'ın. Orada bir türküyü çok beğendi.
03:00Bana bunu yazar mısın dedi. Sözlerini yazdık ve onun
03:04repertuarını aldı. Böylesine titiz, özenli ondan yaşamak,
03:10onunla birlikte olmak da başta başına mutluluktu ki Altan
03:14Başkan bunu daha denilemesine anlatacak ölüm anı geldi.
03:20Cenazeyi gördünüz filmde. Ama bir şey vardı tabii o filmde
03:24eksik mi o bilemiyorum. Şişli Camisi'ne çıktık. Zincirli
03:29Kuyuna kadar türkülerle yürüdük. Türkülerle yürüdük. Kulağı
03:35açan asıl genco yanımdaydı. Ali Taygun yanımdaydı. Bizler
03:38birinci sıradaydık. Ne zaman ki Zincirli Kuyunu'na da geldik
03:42panserler bizi çevirdi. coplar şu bu ve dönmek zorundaydık.
03:48Bazı genç kardeşler arkadaşlar panserlerin üzerine atlayarak
03:52mezarlığa girdiler. Ama sonuçta bizler dönmek zorunda kaldık.
03:58Kaldı ki ne kadar biliyorsunuz bilmiyorum. Ruhi Su'nun
04:03mezarı ılgın bilecektir tabii ki. Faşistler tarafından
04:08kurşunlandı. Çok sade bir şey vardır. Değil mi? Evet.
04:15Ama bunu kimse pek bilmez. Sonra biliyorsunuz can
04:20babanın can yücelinin mezarı Datça'da yağmurlandı. Sonra biz
04:26Kılıçdaroğlu'nun Tarık'la birlikte
04:30Sibirli'de Nazım'ın heykelini diktik. O da geçtiğimiz
04:34haftalarda kurşunlanmış. Onarmışlar falan filan. Bunu
04:39niye söylüyorum? Nazım'ın mezarı Türkiye'ye gelsin
04:43diyenlere bir yanıttır bu. Biz inadı da gelmesin diyoruz. Ne
04:48zamanki bu ülke gerçek anlamıyla özgürlüğün, barışın,
04:51insan haklarının uygarlığı, eski günler geldiğinde tabii ki
04:55Nazım'ın heykeli de gelecektir. Buna kesinlikle inanıyoruz.
05:03Ama bugün o özenli bir ülçünde Moskova'da yatıyor. Bırakın
05:07orada güzellikler içinde uyusun. Teşekkür veriyorum. Sağ
05:12olun.
05:20Teşekkür ederim efendim. Duyuluyor mu ses?
05:27Kılıçdaroğlu'nun sesini hatırlıyorum ben. Hep bas
05:33pari top diye. Orada benim hatıralarım başlıyor. Eee bu
05:40dediğim eee bin dört yüz yüzü işleri kırklarının sonları
05:43başları gibi Ankara'da ilk opera şeyleri denemeleri
05:54başlamış. Burası ki mualim mektebinin eski adı Ankara
05:59Konservatuvarı. Eee opera temsillerine başlamış. Halk
06:05Evi'nde başlıyor bunlar. İlk işte
06:08Batıflay'ın ikinci perdesiyle falan başladı. Ondan sonra
06:12diğer şeylerle başladı. Ve Ankara'da oraya gittik o
06:19zaman. Eee şimdiki deyimle in haline geldi. Orada yaşayanlar
06:24için. Dolayısıyla biz Ankara'da ben o zaman ailemle
06:28diğer yakınlarla Ankara'da yaşıyordum. Dolayısıyla önce
06:34operadan tanıdık. Yani halk türküleri de söylüyordu arada.
06:40Eee daha sonraları radyoda da onları da söyledi. Fakat ismi
06:46açısından da o opera temsilleri için de en dikkati çeken
06:50kişiydi. Beni buraya çağırdığınız için eee çok
06:53teşekkür ederim. Eee şimdi öyle parça parça eee şey yaptım.
06:58Eğer eee bırakırsanız burada birçok notum var. Kitapta da
07:03yazmışım hepi. Eee elimden mikrofonu mikrofonu almak güç
07:07olur. Çünkü ben siyasi içerik yaptım. Ona eee başkaları için
07:12de tavsiye ederim.
07:16Biraz toparlamaktı. Eee toparlıyorum. Eee hepinize çok
07:21çok teşekkürler. Biz teşekkür ederiz. Eee nice nice böyle
07:25anma törenleri. Peki hemen soruyorum. Ne olacak bu
07:28halimiz? Evet şimdi ben başlayayım hemen.
07:34Yalnız şu kadarını söylemek isterim. Eee şimdi ben yaşım
07:39gereği eee Türkiye'nin tarihini en yakın bilenlerden biriymiş.
07:44Siz o kadar olmasa bile benden sonra siz geliyorsunuz derler
07:47burada. Ama ben sizden biraz daha. Şimdi eee bu ııı şeyim
07:54de eee şunu söylemek istiyorum. Türkiye böyle bir
07:59dönemi ilk defa yaşıyor. Evet. Yani hep gözümün önüne
08:03getiriyorum. Işte siyaset alanları eee sanata saygı
08:07yahut gayri saygı mı denir? Evet. Yani şey eee ve eee
08:13hapishanelere girme çıkma. Evet. Adalet düzeni falan. Bu
08:17hale hiç bu kadar gelmemişiz. Şimdi izninizle atladığım bir
08:23konuyu anıyı anlatayım. İzninizle hemen kısaca. Biz
08:27şimdi Ankara Sanat Tiyatrosu olarak ııı gece düzenledik. Ve
08:31hanan otobüsü herhalde o zaman paramız vardı. Taksim'den
08:34kaldırdık. Eş dost arkadaşlar, bilgisayar arayıcı, atol.
08:38Aklınıza gelen Ruhi Hoca da var. O da türkülerini söylemiş
08:41otobüste. Büyük bir eğlenceyle Arslan'a geldiler. Kutlama,
08:45anma yaptık. Gece de otobüs kapının önünde duruyor. Gelen
08:50misafirlerimizi İstanbul'a geri döndürecek ama hoca biraz
08:53yaşlı olduğu için ben Bulvar Palası'nda ona yer ayırttım.
08:56Hocam siz kalın, ben sabah sizi varanda yolcu ederim dedim. E
09:00tabii yani kaldı, sabah gittim, aldım taksiyle varana
09:03götüreceğim. Şimdi söylediğiniz olayı söylüyor dedim. Yahu
09:08hocam dedim bazı insanlar var sanki on iki Eylül'ü
09:13bekliyormuş gibi döndüler dedim. O bana dedi ki ki bugün
09:18içinde geçerli. Rıdkaya evladım bazı insanlar aslında
09:23rucu etmek için bazı tarihleri beklerler dedi. Bugün içinde
09:28geçerli bu. Yani bu ülke on iki Mart'ta ve on iki Eylül'de
09:32şimdi yaşadığımız kadar soldan dönek yaşamadı. Evet. Bence
09:36yaşamadı yani. Evet doğru.
09:41Yani söylediğimizden aklıma geldi yani. Iıı çok iyi
09:46hatırlattınız. Iıı yani bütün hepimizin önünde şu mesele
09:50düşüyor. Iıı duyuyor. Yani ııı bu düzenin değişmesi için evet.
Yorumlar