00:00Ötesi günü açtık saat on birde, dörde kadar. Iıı bugün de
00:04son günümüz. Saat ııı dörtte kapatacağız. O günden bugüne
00:08insanlarımızın bizlere göstermiş olduğu ilgiyle,
00:11alaka, insanların sorunları, sanki psikologmuşuz gibi gelip
00:15dertlerini bize anlatmaları yani kime dokunsan bir ağaç
00:19işliyorsun. Türkiye'nin Çin'de bulunduğu durum. Bilhassa
00:22emekli vatandaşlarımıza üye yapmak için buradaydı. Kimseyi
00:26zorlamadan, kimseyi çekmeden ııı kırpalamadan kendileri
00:29kendi dileklerinden gelip bizlerle ilgili ııı konularını
00:33anlatıp sorunlarını dile getirip tamam deyip bizlere üye
00:36oldular. Onlara çok çok teşekkür ederiz yanımızda
00:39olacak. Bu sorun hepimizin, Türkiye'nin sorunu, yalnız
00:42senin, benim veya çalışanın, çalışmayan işçinin herkesin
00:46sorunu. Onun için ne kadar güçlenirsek, ne kadar birlik
00:49bulursak, ne kadar yan yana gelirsek sesimizi daha güçlü
00:52şekilde duyururuz. Söylediği ııı Türkiye'de şimdiye kadar
00:56yaşanmamış bir yoksulluk, yaşanmamış bir sefalet içindeyiz
01:00diyorlar. Eskiden emekli olduğum zaman bir ev alıyordum,
01:03bir şey ııı araba alıyordum. Şimdi diyorlar aldığım emekli
01:05maaşı. Diyelim ki on altı milyon, on iki bin lira
01:08civarında o da zorlamalarla bağırmalar açarlar, lütfettiler
01:11sağ olsunlar. On iki buçuğa çıkardılar. On iki buçuk bir
01:14eve gidiyor, ev arıyorum diyor. Evin ııı en düşük, en ücra
01:19köşedeki evin fiyatı diyor ondan aşağı değil diyor. Ben
01:23diyor ııı çocuklarıma destek oluyorum, torunlarıma destek
01:26oluyorum. Şimdi diyor evden çıkamaz duruma geldim. Şuraya
01:29diyor geliyorum, oturmaya çalışıyorum. Bedava tramvay
01:33olduğu için biniyorum. Gelip ııı çay bahçesinde belediyenin
01:37vermiş olduğu beş lira çay içmeye çalışıyorum. Günde bir
01:40tane çay bile içemiyorum diyor. Ve bu şekilde aç susuz tekrar
01:43eve dönüyorum. Peynire yaklaşamıyorum diyor. Eti zaten
01:46hiç rüyamızda görmez olduk diyor. Yani hangi bir derdini,
01:50hangi sorununu anlatacaklarını ve çoğu da çok üzgün insanların
01:55gıdaya erişimi o kadar zorlaştı ki market market
01:57geziyor. Pazara gidiyor, nerede çürük, nerede ucuz, nerede şey
02:01varsa alıyor. Bu da hastalığa büyük bir davetiyedir. SSK'ya
02:05hastaneye gidiyorum diyor, sıra alamıyorum diyor, internetten
02:09almasını bilmiyorum diyor. O kadar büyük dağlar gibi
02:12sorunlar var. Ama bizi yönetenler çok güzel ııı şey
02:16içerisinde yaşıyorlar. Iıı o kadar rahat yaşıyorlar ki şeyden
02:20taviz vermiyorlar yaşamlarından. Denizin kenarını, evin dışını
02:23görmekte zorlanıyor arkadaşlarımız. O kadar zor
02:26durumdalar ki katil neresi arkadaşlar? Bir otobüsün fiyatı
02:30olmuş bu kadar, benzin olmuş bu kadar. Aldığı emekli maaşıyla
02:33değil ııı şey yapmak, yaşamak için mücadele veriyor. Acaba
02:37ölmeden nasıl yaşarımın derdinde insanlarımız?
Yorumlar