00:00Buyur başkanım. Evet teşekkür ederim. Önce iyi bir gün
00:04diliyorum. Arkadaşlar biraz evvel eee AKP milletvekili
00:09Ferhat Nasiroğlu'nun Fernas adlı maden şirketinde çalışan
00:14işçiler yedi arkadaşlarının işten çıkartılmasını protesto
00:19etmek için Ankara'da yaptıkları eylemler sırasında
00:23ters kelepçe ile gözaltına alındılar. Şimdi sen bir
00:27taraftan mevcut anayasayı darbeci ve gerici bir anayasa
00:32olarak tanımlayacaksın ve ilerici bir anayasa yapma
00:36iddiasında olacaksın. Diğer taraftan sendikalı oldukları
00:40için işten çıkartılan işçiler ve bunların arkadaşlarının
00:45eylemlerini ters kelepçe ile işçileri gözaltına alarak
00:50mahkum etmeye çalışacaksın. Bu AKP'nin klasik
00:56antidemokratik, rantiyeci, emek düşmanı çalışmalarının bir son
01:02göstergesidir. An itibariyle Cumhuriyet Halk Partisi
01:06milletvekili arkadaşlarımız gözaltına alınan işçi
01:09kardeşlerimizin haklarını korumak için emniyete hareket
01:13halindedirler. Bu durumu kınadığımızı açıkça ifade
01:18ediyoruz. Sizin maden şirketleriniz olabilir.
01:22Bodrum'da otelleriniz de olabilir. Son dönemde acayip
01:26zenginleşmiş de olursunuz. Ancak işçinin hakkı öbür
01:31dünyaya kalmaz. Bunu hep beraber yaşayacağız, göreceğiz.
01:34Bunu açıkça ifade etmek isterim. Arkadaşlar diğer bir
01:39konu Türkiye yirmi sekiz gündür narin cinayeti ile yatıyor
01:44kalkıyor. Şüphesiz bir çocuğumuzun başına gelenlerin
01:49yirmi haneli bir köyde yirmi sekiz gündür çözülememiş
01:53olmasını bir skandal olarak tanımlayalım. Ve burada da şunu
01:59ifade etmek isterim. Çok yeni bir istatistik kurumlara güven
02:03istatistiği yargıya güven diyanet yüzde iki iken diyanetin
02:10de altına inmiş ve yüzde bir nokta dört olmuş. Işte
02:15soruşturma makamlarıyla, kovuşturma makamlarıyla yargıya
02:18güvenin vatandaşın gözünde neden bu kadar gerilere
02:22girdiğinin eee hep beraber analizini yapmamız lazım. Tabii
02:27narin cinayeti aslında Türkiye'de bir başka hususu bize
02:32ifade ediyor. Narin tek başına bir çocuğumuz ve başına gelenler
02:36hepimizin vicdanını kanatıyor. Ancak asıl manzarayı
02:40unutmamamız lazım. Türkiye'de iki bin sekiz ila iki bin on
02:44altı yılları arasında yüz dört bin beş yüz otuz bir çocuk
02:48kayboldu. TÜİK istatistiği. Peki ben soruyorum. Iki bin on
02:54altıdan bu yana TÜİK neden bu istatistiği açıklamaktan
02:57vazgeçti? Sekiz yıldır bu ülkede kayıp çocuk istatistiği
03:03açıklanmıyor. Oysa başvurular her gün otuz çocuğun bu
03:09memlekette kaybolduğunu gösteriyor. Iki bin yirmi iki
03:13yılında emniyete iletilen kayıp çocuk sayısı yalnızca bir
03:17arkadaşlar. On altı bin dört yüz doksan dokuzdur. Resmi
03:24verilere göre iki bin yirmi üçte yirmi beş bin altı yüz
03:27seksen beş çocuk cinsel suç mağduru ve elbette iki bin
03:34yirmi üç yılında cinsel istismar nedeniyle yargıya
03:37taşınan dosya sayısı altmış altı bin. Dolayısıyla bu narin
03:43cinayetini hakkıyla soruşturma, kovuşturma süreçlerine tabi
03:48tutalım. O katil yaratan süreçlerin ipini bir an evvel
03:54çekelim. Arkasındaki karanlık ilişkileri, siyaset, mafya ne
03:59varsa aydınlığa kavuşturalım. Ama asıl olarak bilelim ki
04:03Türkiye çocuklar için bir cehennem. Kadınlar için bir
04:07cehennem. İstatistikleri gizleyerek hiçbir şeyin üstünü
04:11örtemezsiniz. Asıl mesele bunların toptan bir şekilde eee
04:17ipini çekebilmektir. Değerli arkadaşlarım, üniversiteler
04:22açıldı, okullar açıldı. TÜİK Ağustos ayı verilerine göre
04:28Ağustos enflasyonu yüzde iki nokta kırk yedi. Bir önceki
04:32aya göre. Ancak üniversite harcamalarındaki artış yüzde
04:38iki yüz yirmi yedi kiralardaki artış ise yüzde yüz yirmi bir.
04:43Türkiye'de yedi milyon üniversite öğrencisi çocuğumuz
04:47var. Buna karşılık yalnızca sekiz yüz elli yedi yurdumuz
04:51var. Ve yurtlardaki kapasite dokuz yüz seksen yedi bin. Yani
04:56kabaca yedi milyon öğrenciye karşı bir milyon yurdumuz var.
05:01Bir milyon kapasiteli yurdumuz var. Peki AKP ne yapıyor? Geçen
05:06yıldan bu yana yalnızca otuz beş yeni yurt yapabilmiş.
05:10Aslında yurt yapmak yerine yatak kapasitesini artırmak
05:15suretiyle yurtların kalitesini daha da geriye döşürüyor. Rant
05:20projeleri birbirinin üzerine yükselirken özellikle Türkiye'de
05:24Bodrum başta olmak üzere bakanlık onaylı projelerle
05:27çevre talanı pahasına oteller birbiri ardına yükselirken yanan
05:33ormanları birden bire betonlar kaplarken bu memlekette yalnızca
05:38yurt yapamıyorsunuz. Ve çocuklar perişan olmaya devam
05:41ediyor. Türkiye'de her yıl bir milyon çocuğumuz üniversitelerden
05:46mezun oluyor. Yeni mezunlarda işsizlik oranı yüzde otuz üç
05:51nokta bir. Buna karşılık bizi kuvvetle kıskanan Almanya'da
05:56aynı rakam yüzde altı nokta dört. Yani Türkiye'de yeni
06:02mezunların işsizlik oranı Avrupa ortalamasının tam üç
06:07katı. Eğer bir ülkeyi AKP yönetiyorsa coğrafya kadere
06:12dönüşüyor. Tabii yüksek enflasyona rağmen
06:18dezenflasyon politikaları çerçevesinde büyümenin düşmesi
06:23işsizlik rakamlarının da önemli ölçüde artmasına neden oldu.
06:28Çalışabilir altmış beş nokta dokuz milyon yurttaş varken
06:32bunun ancak yirmi iki nokta sekiz milyonu kayıtlı ve tam
06:37zamanlı istihdam altında. Çok daha önemlisi geniş tanımlı
06:42işsizlik rakamları on bir milyona dayandı. Bunun
06:47gençlerdeki oranı yüzde otuz altı nokta iki kadınlardaki
06:51oranı yüzde kırk beş nokta yedi. Yani bu memleket öyle bir
06:57dönüşmüş ki çocuksanız kaybolma ihtimaliniz cinsel
07:02istismara uğrama ihtimaliniz çok yüksek. Gençseniz yurt
07:06bulamazsınız. Aileniz size inanılmaz ölçüde masraflar
07:10yapar, üniversiteyi bitirirsiniz. Bu kez iş
07:13bulamazsınız. Kadınsanız öldürülürsünüz ve istihdamında
07:18dışında tutulursunuz. Bu ülke elbette bunu hak etmiyor. Çok
07:23daha iyisini hak ediyor. On sekiz yirmi dört yaş aralığında
07:27değerli arkadaşlar her gün her üç gençten biri ne eğitimde ne
07:33de istihdamda. Bu da OECD ortalamasının üç katı yüksek.
07:39Türkiye'de bir taraftan yoksulluk inanılmaz ölçüde
07:43artarken çiftçiler isyan ederken gıda enflasyonunda
07:48dünya rekorları kırarken memleket diğer taraftan da
07:52kredi kartı borçlarındaki icra takibi bir füze gibi
07:57fırlıyor. Ilk altı ayda kredi kartının borcunu ödeyemediği
08:02için icra takibine uğrayan vatandaş sayısı bir milyon
08:07altmış üç bin kişi oldu. Bu son zamanların rekorun
08:12niteliğindedir. Arkadaşlar tabii bu tablo bize diğer
08:17taraftan da başka şeyleri anlatıyor. Türkiye gelir
08:20dağılımı eşitsizliğinde dünyanın en önde gelen
08:24ülkelerinden bir tanesi. Kayıt dışı ekonominin milli geliri
08:29oranı bu ülkede yüzde on yedi nokta üçe ulaşmış durumda.
08:35Türkiye'nin en zengin yüzde biri gelirin yüzde on sekiz
08:39nokta sekizini alıyor. Yani bir taraftan yoksulluk, bir
08:43taraftan açlık, diğer taraftan işsizlik ama diğer taraftan da
08:49öbür taraftan da Türkiye'de her yıl servetine servet katan
08:53yandaşlar ve rant ekonomisinin taraftarları. Bunun böyle
08:58devam edemeyeceğini açıkça söyleyelim. Tabii bütün bunlar
09:02tesadüf değil. Türkiye'de liyakatsızlık memleketin gözüne
09:09batıra batıra yapılmaya devam ediliyor. Son örnek Kilis'ten
09:13geldi. Bakın bu kişi Kilis AKP Gençlik Kolları Başkanı adı
09:21Musa Kara Kilis Belediyesi'nde çalışıyor Musa Kara. Bir
09:28taraftan AKP'nin Gençlik Kolları Başkanlığı'nı yapıyor. Bir
09:32taraftan da Kilis Belediyesi'nde özel kalemde muhtarlıklardan
09:37sorumlu olduğu rivayet ediliyor. Niye rivayet ediliyor?
09:40Çünkü işe güce geldiği yok. AKP Gençlik Kolları Başkanı.
09:44Maaş nereden? Maaş kamudan, Kilis Belediyesi'nden. Ne
09:49zamana kadar? Otuz bir Mart iki bin yirmi dörtte Kilis
09:54Belediyesi'ni CHP almış. Bu vatandaş Kilis Belediyesi'nden
09:58aldığım verileri sizlerle paylaş
Yorumlar