00:00Ya bugün de burada derinleşen yoksulluğa zam sömürü yağma
00:05düzenine hayır demek için bir araya geldik arkadaşlar.
00:09Yağmurlu bir gündü. Eylem yapabilecek miyiz acaba diye
00:12endişelendik ama çok şükür Rabbimiz fırsat verdi.
00:18Arkadaşlar bu eylemler her zaman devam ediyoruz. Ama bu
00:22temada dördüncü eylemimiz açlık çoğunluktadır. Şahit Turgut
00:27uyarın mısraları. Net bir şekilde belli olsun diye asgari
00:34ücret on yedi bin, açlık sınırı yirmi bin diye net somut bir
00:39rakam yazdık. Bu bizim için çok önemli. Çünkü ne demek
00:42istediğimiz de belli olsun. Zam sömürü yağma düzeninde kıymetli
00:47arkadaşlar, milyonlarca ücretli emekçi yoksulluk sınırını
00:53açlık sınırının bile epey altında yaşıyor. Bunu
00:57biliyorsunuz, bizden iyi biliyorsunuz. On yedi bin lira
01:00sene başından bugüne kadar tabii meseleyi ayrıntılandıracağız.
01:04Biraz sonra arkadaşımız topluluğumuz adına bir
01:08açıklama yapacak. Mesele biraz daha aydınlığa açıklığa
01:12kavuşacak. Biz diyoruz ki hakça bölüşüm adil paylaşım
01:18olmadıkça ülkede toplumsal adaletin gerçekleşebilmesi
01:23imkansızdır. Halkımızın yoksullukla, açlıkla boğuşan
01:28halkımızın mücadele eden halkımızın huzura, rahata
01:32ermesi asla başka türlü mümkün olmayacak. Bakın Filistin
01:37eylemleri yapıyoruz. Dünyanın başka yerlerindeki zulümlere
01:41karşı çıkıyoruz. Kendi halkımızın yaşadığı zulümleri,
01:46problemleri de dile getirmek boynumuzun borcudur. Çünkü biz
01:52bu ülkenin halkıyız, bu ülkenin yoksuluyuz, emekçisiyiz,
01:56öğrencisiyiz, evsiziyiz, barındamayanıyız. Dolayısıyla
02:01temel amacımız, temel felsefemiz budur. Içeride, dışarıda,
02:06nerede zulüm, haksızlık olursa olsun mutlaka bunun karşısına
02:11dikilmek ve adalet mücadelesi vermek.
02:16Yağına düzeni ne? Hayır.
02:38Şimdi mutluluğumuz adına açıklamamızı kardeşimiz yapacak.
02:44Söyle buyurun lütfen. Bununla oturacak biri var mı acaba?
02:48Bunu bir arkadaş tutabilir miyim? Kıymetli arkadaşlar,
02:53yine şair Turgut Uyar'ın mısralarıyla karşınızdayız.
02:57Açlık çoğunluktadır. Insan haysiyet ve onurunun iyice
03:03ayaklar altına alındığı zamanlardayız. Pervasız
03:07sömürü düzeni açlığı çoğunluk kılmıştır ki açlık bir kişiyle
03:12sınırlı olsa bile utaç vericidir. Asla kabul edilemez.
03:16Farklı araştırmalar gösteriyor ki açlık sınırı en az yirmi bin
03:21liradır. Yoksulluk sürüyor. Açlık derinleşiyor.
03:32Sürüyor. Açlık derinleşiyor.
03:46Yoksulluk sınırı ise altmış beş bin liraya ulaşmış durumda. Buna
03:51göre dört kişilik bir ailenin hayatta kalabilmesi için en az
03:55yirmi bin liralık gıdaya erişmesi gerekiyor. Açlık sınırı
03:59denilen çizgi işte budur. Dört kişilik bir ailenin ulaşması
04:03gereken gıda ederi. Elbette ki insanın ihtiyacı sadece gıda
04:09değildir. Soruyoruz size, insan barınmaya, eğitime, ulaşıma,
04:14sağlığa, kültüre ihtiyaç duymaz mı? Biliyorsunuz ki ülke
04:19genelinde kiralar yirmi bin lira seviyesinden başlıyor.
04:30Sağ ol.
04:43Ulaşım masrafları ailelerin belini büküyor. Anne babalar
04:47evlatlarını uzak şehirlerdeki üniversitelere göndermekten
04:51çekiniyor. Öğrencilerin barınma sorunu zirveye çıkmış durumda.
04:55Sırf bu nedenle pek çok öğrenci istediği üniversitelere kayıt
05:00yaptıramıyor. Bu hafta ilk ve orta öğretim başladı. Forma,
05:05ayakkabı, kırtasiye masrafları derken bir öğrencinin sene başı
05:09maliyeti on bin lirayı geçmektedir. Okul
05:12kantinlerinden bir tost alıp yiyebilen bir öğrencinin şanslı
05:16addedildiği dönemlerden geçiyoruz. Çocuğunu servise
05:20vermek zaten pek çok aile için lükstür. Şimdi bu çok daha uzak
05:25bir ihtimal.
05:29Çocuklar
05:44Şehir içi şehirler arası ulaşım halkımıza adeta hapishane
05:50hayatını dayatıyor. Ekonomik yetersizlikler halkımızın
05:54tedavi imkanlarını ellerinden alarak sağlık sorunlarını
05:58derinleştiriyor. Kültürel ilgiler artık tümüyle lüks
06:02kabul ediliyor. Mesela kitap fiyatları alıp başına gitmiş
06:06durumda. Şimdi size tekrar soruyoruz. Açlık sadece gıdayla
06:11ilgili bir durum mudur? Barınma, sağlık, ulaşım, eğitim,
06:16kültür alanlarındaki açlıktan bahsetmeye bu ülkede sıra bile
06:20gelmiyor.
06:43Kıymetli halkımız hali hazırda asgari ücret on yedi bin iki
06:49uygulanıyor. Açlık sınırı yirmi bin lira olmuş, yoksulluk
06:54sınırı ise altmış beş bin liraya ulaşmıştır. Milyonlarca
06:58emekçi, kölelik ücreti dediğimiz asgari ücret
07:02karşılığında çalışıyor. Çok sayıda emekçi kardeşimiz asgari
07:06ücret bile alamıyor. Çalışma saatleri ise neredeyse tümüyle
07:11keyfi uygulamalara tabidir. Asgari ücretin artık genel
07:15geçeri ücret olduğunu görüyoruz. Artık çalışanların
07:19ücretleri asgari ücrete kıyasla belirleniyor. Asgari ücret ise
07:24bugünü itibariyle açlık sınırının tam üç bin lira
07:28altındadır. Biliyorsunuz önceki yıllarda asgari ücret Ocak ve
07:34Temmuz aylarında olmak üzere yılda iki defa artmaktaydı.
07:38Sermaye sahipleri ve AKP iktidarı iki bin yirmi dört
07:42itibariyle uygulamadan vazgeçerek asgari ücret
07:46artışını sadece Ocak ayı ile sınırlandırdı. Zaten sene başında
07:51açlık sınırına neredeyse eşit seviyelerde uygulanmaya
07:55başlanan asgari ücret şu anda açlık sınırının çok çok altına
08:00düşerek eşi benzeri görülmemiş bir kölelik ve sefaletin
08:04emekçilere dayatıldığını kanıtlıyor.
08:08Hakça üretim ve bölüşüm, adil paylaşım ilkesini reddederek
08:16halkımızı açlık ve sefalete, köleliğe mahkum eden kapitalist
08:20sömürü düzeni bir karabasan gibi hayatlara çökmüştür.
08:26Ölüsün, adil, paylaşım.
08:42Arkadaşlar milyonlarca emekli çok çok düşük maaşlarıyla
08:47adeta ölümü arar hale getirilmiştir. Yıllarca çalışıp
08:52didinerek emekli olanlar için hayat artık çekilmez bir
08:56işkencedir. Halkımız açlığın, köleliğin pençesine terk
09:00edilmiş, tabiattan ve üretimden kopartılarak bir avuç azgın
09:04sermayedarın insafına bırakılmıştır. Iki bin on
09:08dokuzda ortalama emekli aylığı en düşük emekli aylığının iki
09:12katı iken iki bin yirmi dörtte yüzde on altı fazlasına
09:16gerilemiştir. Tıpkı asgari ücrette olduğu gibi emekli
09:20aylıklarını da en dipte eşitlediler. Şimdi hükümet en
09:24düşük emekli aylıklarını on iki bin beş yüz lira seviyesine
09:29yükselterek sözüm ona lütufta bulunuyor. On iki bin beş yüz
09:33lira bakanların, patronların bir öğün yemek parasıyken bu
09:37oranlar aileleri bir aylık geçim için teklif ediyorlar. Böyle bir
09:42açsızlık ve utanmazlığı reddediyoruz.
Yorumlar