00:00Akçaburgaz Aşevi Yemek Dağıtım Noktası açılış törenimize
00:04hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.
00:12Sevgili misafirler, açılış kurdelimizi kesmeden önce
00:16konuşmasını gerçekleştirmek üzere Esenyurt'u bilimin
00:21ışığında yöneten ve göreve geldiği ilk günden bugüne temel
00:26dağıtmalar, açılışlar gerçekleştiren ve bugün de
00:29burada bu Aşevi Dağıtım Noktası'nın açılışını
00:32gerçekleştirecek olan Esenyurt Belediye Başkanımız Akademisyen
00:37Bilim İnsanı Sayın Profesör Doktor Ahmet Özer'i
00:40alkışlarınızla sahneye davet ediyorum.
00:56Evet.
01:01Evet.
01:23Evet.
01:26Evet.
01:30Kıymetli Akçaburgaz sakinleri bugün yine güzel ve hayırlı bir
01:40iş için bir aradayız. Misafirlerimiz de var.
01:45Karkamış ve Nizip Belediye Başkanı arkadaşlarımız burada.
01:51Onlara hoş geldiniz diyorum. Aramıza. Ben de yıllar önce o
01:57bölgede görev yapmıştım. Güneydoğu Anadolu projesinde hem
02:04görev yaparken o bölgeleri dolaşmıştım hem de Galp
02:08Belediye Birliği Genel Sekreterliği ve bir dönem
02:12başkanlığını yaparken oradaydım. O nedenle uzak akrabalarımı
02:17görmüş gibi oldum. Hoş geldiniz.
02:25Ve özellikle bugün bu açılışımızı burada paylaşmak
02:33için gelen demin arkadaşımızın teker teker isimlerini saydığı
02:38hem partimizin yöneticileri ilçe başkanı hem sivil toplum
02:43örgütlerimizin başkanları muhtarlarımız gazilerimiz
02:49Anadolu Federasyonu'nun korucusu Yusuf Bey değerli
02:53dostlarım, kıymetli arkadaşlar, hoş geldiniz, sefalar
02:57getirdiniz.
03:04Değerli kardeşlerim devlet olmanın millet olmanın şehir
03:12olmanın aile olmanın bazı gerekleri vardır. En büyük
03:19gerek de şudur. Bir devletin bir milletin bir belediyenin bir
03:29ailenin gücü en zayıf halkasıyla ölçülür. Bizim
03:35Esenyurt'umuzun çok şükür büyük güçleri var, zenginleri var,
03:40fabrikatörleri var, üç bin fabrikamız var. Ama bizim zayıf
03:48yanlarımız da var. Kendi memleketlerinden büyük umutlarla
03:54göç ve kaşla buralara gelmiş ama gerek sosyal devletin gerek
04:02de hükümetin gerek de olanakları vermediği için bu
04:07umutları kentin beton bariyerlerine çarparak tuzla
04:11buz olmuş ve onlara beslenme, barınma, bürünme, iş, aş,
04:18iaşe olanaklarını sunamadığımız için dezavantajlı gruplar
04:24içerisine savrulmuş insanlarımız var. Biz bu
04:30insanlarımızı görmemezlikten gelemeyiz. Sosyal devletin
04:36yapması gerekip de yapmadığı işi biz sosyal belediyecilik
04:41alanıyla gidermek ve doyurmak durumundayız. Şimdi işte bir
04:48anlamda bu yaptığımız iş aslında hükümetin yapması
04:52gereken iştir. Dün başka bir iş yaptık, onu da hükmet yapması
04:57gerekirdi. Evvelsi gün de yaptık, onu da yapması
05:00gerekirdi. Mesela şimdi üç şey aklıma geldi. Okullar
05:04öğrencilerimiz için çok gerekli. Işte hala da burada bu
05:08istek var. Ama okulların çok büyük problemleri var. Onları
05:12biz onardık, biz boyadık. On milyonlarca TL harcadık, dedik
05:20ki çocuklarımız iyi fiziki koşullarda okusunlar. Dün
05:25yaklaşık yirmi beş bin altı yüz tane kırtasiye paketi,
05:31çantası içinde her türlü malzemesi olan bir dağıtım
05:36yaptık. Yirmi beş bin büyük gibi görünebilir ama Esenyurt
05:40için çok küçük bir rakam. Binlerce, on binlerce, yüz
05:44binlerce öğrencimiz var. Bunları dağıtıp bu milli
05:48eğitimin işi aslında. Bugün şimdi bir aş evi açıyoruz. Bu
05:54aş evini açmama sorumluluğu hükümetin sorumluluğudur. Çünkü
06:01bir hükümetin en önemli görevlerinden biri kendi
06:05yetimine, garibine, gurabasına, acına, engellisine, yaşlısına,
06:12emeklisine sahip çıkabilmektir. E peki bu olmuyorsa biz
06:18arkamızı mı döneceğiz? Hayır. Bizim hem kültürümüzde hem de
06:23dinimizde var. Komşusu aç yatan tok bizden değildir. O halde
06:29ne yapmamız gerekir? Biz buraya geldiğimizde hedefler
06:34koyduk. Yedi tane hedefimiz var. Onların içinde en önemli
06:39hedeflerimizden biri Esenyurt'u sosyal belediyeciliğin kalbi
06:45haline getirmektir. Çünkü buna ihtiyaç var. Çünkü Esenyurt'ta
06:51kendi köyünden kasabasından koparak buraya gelmiş burada
06:57yeterli kentsel dinamikler bulamadığı için dönüşememiş
07:02arada kalmış on binler yüz binler var. E biz ne yapmamız
07:08lazım? Bir tarafta yolu olan işte asfalt döküyoruz. Bu beş
07:14buçuk ayda seksen bin ton asfalt döktük. Yetmiş iki bin
07:19metrekare bordür taşı döşedik. Bunlar önemli hizmetler. Ama ben
07:25biliyorum ki arabası olmayan adam için o yolun pırıl pırıl
07:30olmasının çok büyük önemi yok. O adam akşam evine ekmek
07:35götürmenin derdindedir. Peki bir tarafta caddelerinde lüks
07:40Mercedesler, Fink atarken öte tarafta akşam evine ekmek
07:45götüremeyen adamı düşünemeyecek miyiz? Hayır. Biz düşüneceğiz.
07:50Bizim felsefemiz, idealimiz, ideolojimiz hep mazlumdan yana
07:57olmuştur. Bugün de yarın da öyle yapacağız. Çünkü çünkü
08:07özellikle bir lafı hatırlatmak isterim. Mustafa Kemal'in
08:12Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir. Biz de
08:18kimsesizlerin kimsesi olmaya geldik.
08:23Sesi çıkmayanların sesi olacağız. Evine ekmek
08:30götüremeyen insanların ekmeği katığı olacağız. Iş bulamayan
08:35insanlarımız için iş bulma meselesi olacağız. Evet. Bugüne
08:40kadar bizim görevimiz olmadığı halde üç bin kişiyi işe
08:45soktuk. Ama belediyede değil tabii. Biz kurmuş olduğumuz bir
08:52kariyer merkezimiz var. Otuz beş kişi çalışıyor. Içinde
08:56yüksek lisanslı doktoralı üniversite mezunları da var.
09:00Onların işi gücü iş bulamayan Ayşe teyzenin Mehmet Bey'in oğlu
09:07kızı ya da gerekli işçiyi elemanı bulamayan iş adamının
09:13o aradığını bir araya getirmek ve onları iş sahibi
09:18yapabilmektir. Hedefimiz beş yılda yüz bin kişiyi evet
09:23hedefimiz beş yılda yüz bin kişiyi Allah'ın izniyle işe
09:28sokmak, iş sahibi yapmaktır. Bunu da başaracağız sizin
09:31sayenizde.
09:35Ve dedik ki biz sosyal belediyeciliğin en önemli
09:42noktalarından biri bizim işimizi paylaştığımız gibi
09:49aşımızı da halkımızla paylaşmaktır. Bunun için bir
09:53merkez aş evi açtık. Günlük kapasitesi on beş bin. Ama
09:59merkezde
Yorumlar