00:00Senle bir sohbetimiz olmuştu, hatırlıyor musun?
00:03Hatırlamıyorsun.
00:04Yani çok geçmiş zaman ama acaba neydi?
00:06Şimdi bak hayatım, Cennet Mahallesi çekerken her ne hikmetse beni herkes gerçekten roman zannediyordu.
00:14Bende o programa katılan çok önemli güzel sesler vardı biliyorsun, muhteşem.
00:20Bana diyorlardı ki, Melek abla sen romansın değil mi?
00:24Diyordum ki ben roman değilim çocuklar ama romanları çok seviyorum.
00:30Hayata bakışlarını, yaşamlarını, felsefelerini çok seviyorum gerçekten.
00:36İnanmıyorlar mıydı?
00:38Tüm romanlara selam.
00:40O zaman ben Hüsnü'ye.
00:42Dedim ki Hüsnü'ye, Hüsnü dedim ya beni roman zannediyorlar dedim.
00:48Bana dedi ki Hüsnü, Melek abla sen roman değilsin.
00:52Nereden anladın dedim.
00:55Ben kadınının biz yürürken şöyle bir bakarız arkasından yürüyüşünden anlarız dedim.
01:00Hatırlıyor musun?
01:02Sen roman değilsin abla dedim.
01:06Ama yok bu iş öyle bir şey ki insanın ruhu roman olsun.
01:09O demek ne demek biliyor musunuz?
01:11Roman bayrağı, ortasında yuvarlak bir tekerlek vardır.
01:15O at arabasının tekerleğidir.
01:17Üstünde mavi, altında yeşil.
01:20Üstündeki mavi gökyüzünü temsil eder.
01:23Alttaki yeşil de yeryüzündeki yeşil alanları.
01:25Bütün dünya romanlarımdır.
01:27O kadar.
01:29O kadar ne güzel söyledin.