00:00İzmir Barosu Çocuk Hakları Merkezi'nin bir basın
00:06açıklaması var. Özellikle MESEM'le ilgili. Biliyoruz ki
00:11pazartesi günü itibariyle okullar açıldı. Yüz binlerce
00:17çocuk okullara başladılar ve başlanılan bu okullardan bir
00:22kısmı da MESEM adı altında, desteki eğitim merkezleri adı
00:26altında, haftanın bir günü okulda, dört günü bir takım
00:30iş yerlerinde ucuz çocuk işçi olarak emekleri sümürülen
00:35çocuklar. Hep söylüyoruz, hep anlatıyoruz, dillendirmeye
00:40çalışıyoruz. Gerektiğinde sokaklarda oluyoruz. Sesimizin
00:45bir yerlere ulaşmasını bekliyoruz. Ama ne yazık ki
00:48gözlerini kapatmış, kulaklarını kapatmış dilini lal etmiş bir
00:54siyasal iktidardan bahsediyoruz. Görmemek,
00:58duymamak, hissetmemek ve çözüm üretmemek adına bir yapıdan
01:02bahsediyoruz. Ama bizim umutlarımız var. Biz bu
01:05umutlarımızı hiçbir zaman kaybetmedik. Bu anlamda da
01:09çocuklarla ilgili çocukların sümürüsüyle ilgili ucuz
01:13işçilikle ilgili ve tabii bu alanlarda çalışan çocukların
01:18hem can güvenliğiyle ilgili hem istismarıyla ilgili birçok
01:22alanda sözümüzü söylemeye devam edeceğiz. On beş yaşındaki
01:26bir çocuğun yüksekten düşmesi ve on altı yaşındaki bir
01:30çocuğun akıma kapılmasıyla birlikte iki bin yirmi üç, iki
01:33bin yirmi dört eğitim ve öğretim döneminde MESEM
01:36kapsamında çalıştırırken ölen çocuk sayısı ona çıktı. Henüz
01:42yaşayacak çok şeyi olan devlet politikaları neticesinde
01:46geleceksiz, güvencesiz bırakılan ve son olarak da
01:50yaşam hakkı ellerinden alınan çocuklar ve gençler. Bu hafta
01:54yeni bir eğitim ve öğretim dönemi başladı. Mesleki eğitim
01:58merkezi uygulaması çocukların yaşam hakkı başta olmak üzere
02:01pek çok hakkını ihlal etmeye devam ediyor. Haftanın dört günü
02:06iş yerinde bir günü okulda verildiği söylenen mesleki
02:10eğitim tamamen işi içi boşaltılmış müfredat ve
02:14güvencesiz koşullarda çocukların çalıştırılmasıyla
02:17karşımıza çıkıyor. Yeri okul olan çocuklar geleceksiz
02:22kılınırken bir yandan da kontrolsüz olarak yetişkinlerle
02:25aynı ortamda uzun süre bulunmak zorunda bırakılıyor. Bu durum
02:30onları istismara karşı korumasız kılıyor. Aynı
02:33zamanda haftanın sadece bir gün okula giden öğrencilerin okulla
02:38ve rehber öğretmenlerle olan bağlarının zayıflığı ise
02:41korunmasız kılınan çocukların yardım isteyeceği yerlerin
02:44ellerinden alınması anlamına geliyor. MESEM uygulaması
02:48kapsamında adeta işçi olarak çalıştırılan çocukların
02:52çalıştırılmaları iş, kendileri işçi olarak hukuki ki koruma
02:56altında bulunmadığı için bir işçinin sahip olduğu haklara
02:59dahi sahip olamıyorlar. Bu da kanunda açıkça çalıştırılması
03:04yasak olan kimi yaş grubundaki çocukların hatta kimi zaman
03:08ağır koşullarda çalıştırılmalarına neden
03:11oluyor. Dört artı dört artı dört olarak ifade edilen eğitim
03:15sisteminin bir sonucu olarak çok erken yaşta çocukların okula
03:18başlaması nedeniyle erken yaşta lise çağına erişmeleri söz
03:22konusu oluyor. Bu nedenle de hukukiyken yasak olmasına rağmen
03:26Milli Eğitim Bakanlığı eliyle çok erken bir yaşta ucuz iş
03:30gücüne dahil oluyorlar. Mevzuata göre çocukların ve
03:35gençlerin staj görmekte oldukları işletmelerde
03:38sağlıklarının ve güvenliklerinin denetiminin
03:41sorumluluğu Milli Eğitim Bakanlığı'nda. Fakat Milli
03:44Eğitim Bakanlığı bu denetimi hali hazırda yoğun ders
03:47programları bulunan öğretmenler aracılığıyla yapıyor. Bu da
03:51denetimlerin oldukça seyrek yapılmasına ve kağıt üzerinde
03:55kalmasına sebep oluyor. Çünkü sorumluluğun gereği gibi
03:59yerine getirilmesi için gereken istihdam ve çalışma planı
04:03oluşturulmuş değil ne yazık ki. Bu durum aynı zamanda
04:06çocukların ve gençlerin eğitimlerinin çok ötesinde
04:09normalde yasak olan alır çalışma koşullarında
04:13çalışmalarına bu nedenle yaşamaklarının dahi tehlikede
04:16bulunmasına sebep oluyor. Çoğu kez de çocukları çocukluklarını
04:20yaşamaktan alıkoyuyor. Potansiyellerini eksiltiyor,
04:24fiziksel ve zihinsel gelişimlerine zarar veriyor.
04:27Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk
04:31Hakları Sözleşmesi'nin otuz ikinci maddesi sözleşmeci
04:34devletlere çocukların ekonomik sömürüsüne karşı korunması için
04:39özel önlem alma yükümlülüğü yüklemektedir. Madde aynen şu
04:43şekilde. Taraf devletler çocuğu ekonomik sömürüye ve her türlü
04:48tehlikeli işte ya da eğitimine zarar verecek ya da sağlığı veya
04:53bedensen, zihinsel, ruhsal, ahlaksal ya da toplumsal
04:57gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte
05:00çalıştırılmasına karşı korunma hakkını kabul ederler. Fakat
05:04tam da maddede sayılan koşullarda çocukların ekonomik
05:08olarak sömürülmesi durumuna karşı önlem almak bir yana
05:11siyasi iktidar bu koşullarda çocukların çalıştırılmasını
05:15çalışma politikasının bir parçası haline getirerek
05:18mezhemler aracılığıyla çocuk emeğinin sömürüsü kurumsal
05:23hale getirmiştir. Mesem uygulamasına tüm bu nedenlerle
05:27derhal son verilmelidir. Fakat uygulama devam ettiği süre
05:31boyunca da çocuğun üstün yararı gereğince okulda geçirilen
05:35sürenin artması, okul müfredatının zenginleştirilmesi,
05:39denetim mekanizmasının işlevsel kılınması, staj amacı taşımayan
05:44çalıştırma halleri için işletmelerde yaptırım
05:47uygulanması, sadece çocukların güvenliklerini ve
05:50sağlıklarını tam olarak korumaya yetkin şirketlerin
05:53uygulama kapsamına alınması ve bu koşulların denetime el
05:57verişi olacak şekilde açıkça düzenlenmesi gerekmektedir.
06:01Bunun aksine olan uygulamalara karşı İzmir Barası olarak
06:06mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha kamuoyuyla
06:10paylaşıyoruz.