00:00Dokuz on dört Eylül haftasında temel konularda parti
00:04politikalarımızı en geniş halk kesimlerine tanıtmak ve
00:08tartışmak amacıyla bir program hazırladık. Bu kapsamda bugün
00:13büyük olan orman kapsamında olan Vakdovamızda, yarın
00:19çarşafı olamızda bugün şu anda bu salonda karını konuşuyoruz
00:23konuşacak. Partimizi iktidara, cumhuriyetimizi ikinci yüklü
00:29taşıyacak, ikinci yüzyıl değişim kurulutlarımızla
00:32birlikte hazırlıkları alem devam eden pro parti
00:36programımızın katılımcı, kapsayıcı ve şeffaf bir
00:41anlayışta hazırlanması aşamasında bu buluşmaları çok
00:44önemsiyoruz. Genel başkanımız Sayın Özgür Özer'in dediği gibi
00:48ikinci yüzyıl değişim kurulutlarında belirttiği gibi
00:52çalmadığı kapı, sıkmadığı el, duymadığı fikir bırakmayacağız.
00:58Onların ötekileri işlediklerine biz saygı çıkacağız. Yüz bir
01:03yıl sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini bir kez
01:08daha talep toplamak ııı nasıl yapalım? Ne şekilde yapalım?
01:14Gel beraber yapalım diyerek Samsun'un sokaklarına,
01:18Samsun'un mağdelerine, Samsun'un ovalarına ve Samsun'un
01:23ormanlarına çıkacağız bir kere daha. Bu çabamızda uzaklığı
01:28evi, havadan bırakmayan, kendimizin, ülkemizin
01:32sorunlarını samimiyetle bizde tartışan, yaşadıkları sorunları
01:36bizde paylaşan bu günün çiftçilerimize, yardımcı
01:40halkımıza, meslek odalarımıza, takviye yöneticilerimize,
01:44takvimlerimize ve halkımıza çok teşekkür ediyoruz. Çok şanslı
01:50bir coğrafyada yaşıyoruz. Iıı Türkiye'yi bundan yirmi sene
01:55öncesinde Cumhuriyet'in kurulduğu tarihten yirmi sene
02:00öncesine kadar Türkiye'yi besleyen iki çok büyük olanın
02:05ııı bulunduğu bir ilde yaşıyoruz. Ve o ovalarda
02:10üretilen her türlü ııı besin, gıda maddeleri, sebze, meyve,
02:16çertik Türkiye'yi doyuruyordu ve biz Türkiye'den yurt dışına
02:23bunları gönderiyorduk. Şu anda geldiğimiz noktada bunların
02:28tamamını yurt dışından alıyoruz. Veya gelen başka
02:33heyetlere, muhalefet heyetlere sıkıntılarının ne olduğunu çok
02:38bağıra bağıra yüksek sesle anlatıyoruz. Bugün esasında
02:43Bafra'da bir ııı müessif olay yaşadık. Onu anarak iki tane
02:49vatandaşımız göçük altında kaldı. Pazar günü sevgili
02:53yavrumuz Narin'i toplumsal vicdanımız kanayarak maalesef
02:57kaybettiğimiz ifşa oldu ve dört tane şehitimiz daha sonraki
03:03günlerde de toplamda altı şehit olmak üzere kayıplarımız var.
03:07Hepsini rahmetle, minnette alıyorum. Bu olaylar bize
03:10gösteriyor ki iktidar iç güvenlikte, ekonomide en
03:15önemlisi sosyal sorunlarda çok büyük ııı başarısızlıklarla de
03:19devam ediyor. Sitlerini aktardılar. Evet, bizim ilk
03:22okul kitaplarımızda Samsun, ülkemizi Çukurova ve Trakya'yla
03:26birlikte besleyen iki önemli ova, bugünlerde de üçüncü
03:30ovadan bahsediliyor. Böyle bir şey izliyorum. Toplu erimli
03:34topraklarının, ekilebilir tarım topraklarının her yıl yüzde bir
03:38nokta ikisini kaybeden bir şehre geldiniz. Türkiye ortalaması
03:41yüzde sıfır nokta sekiz. Yirmi küsur yıllık iktidarında AKP
03:45Trakya kadar toprağını verdi. Biz de yaklaşık ııı orta
03:51ölçeklik bir ilçemiz kadar tarıma elverişli toprağımızı
03:55kaybediyoruz. Gelemen devlet üretme çiftliği endüstriye
03:58terk edildi. Güneyde ve Terme'de, Çarşamba'da verildi
04:03meralarımız ııı rüzgar enerjisini ve güneş enerjisini
04:07terk edildi. Türkiye'de tarım makinesi sayılan traktörün
04:13toplam trafikteki oranı yüzde sekiz nokta altmış beş.
04:17Samsun'da yüzde on beş. Şunu anlatıyor bize, bu iki rakam
04:22Samsun'da traktör bilek araç olarak kullanılıyor. Dolayısıyla
04:27Samsun'da yeni kurulacak iktidarımızda topluma
04:31yaşatacağımız iktidarımızda en önemli ayak kalkınması için en
04:36önemli ayağımız tekrar tarım olacak. Dediğimi özellikle son
04:42yıllarda şunu görüyordum ııı tarımın içinde aktif olan biri
04:48olarak yavaş yavaş aslında gençleştiğini fındık üreticilerinin
04:54bir şekilde artı para kazandığını görüyorduk. Son
04:58tabloya gelindiğinde vatandaş ııı az önce ııı hocamız sayın
05:04ekibimizle bahsetti. Çelik'teki olay gibi benim kendi köyümde
05:09yedi sekiz kişi hiç bahsettiğine girmedi. Fındığını
05:13toplamadı. Toplayanlar zaten ııı ürünü satın çalışana parasını
05:20karşılayıp karşılayamayacağını biliniyor. Çok büyük bir çıkmaktı
05:24aslında Samsun'da. Ülkemizde ürün yetmeyen bir çeltik
05:29tarımıyla uğraşıyoruz. Yani ülkemize bile yetmeyen bir
05:31çeltik tarımıyla uğraşıyoruz. Ihtiyaç olan bir ürün olmasına
05:34rağmen enflasyonla mücadele edeceğiz diye fiyatları düşük
05:37tutuyorlar. Ama sadece çiftçi değil, Bahroğlası'nda tarım yani
05:41Konya gibi, Kocaeli gibi bir yer olmadığı için bütün geçim
05:44kaynakları meslekler çiftçilikle alakalı oluyor.
05:47Çiftçilikte can olduğu zaman bütün mobilyaydı, galeriydi,
05:51her şey bu meslekten can alıyor. Bununla besleniyor. Biz ayakta
05:55var olabilmek, tekrar ekebilmek, bu toprakları boş
05:57bırakmamak istiyoruz. Bununla alakalı ofis olur, tarım kredi
06:02olur, özel sektör olur, bir netlik olmasını istiyoruz. Yani
06:05son istibarıyla herkes önünü görebilmediği tekrar ekmeye
06:10heves etmediği kazandığı için bir yerde olur. Biz bu konu
06:13hakkında mecliste bu konuların gündeme gelmesini bir dilant
06:17olarak da konuşulmuyoruz yani bir tarım pozitif olarak.
06:28Meclis bümünde bu tarz şeylerin konuşulmasını dünya tarımında
06:33ve Türkiye tarımında nerede olduğunu dile ancak siz
06:36getirirsiniz. Çiftçilik artık kumar oldu. Kumara oynamak
06:40istiyorsanız çiftçi olabilirsiniz. Çiftçilikten
06:43para kazanmak çok zor. Öncelikle biz toprağa milyarlarca parayı
06:49gömüyoruz. Yani ufak paralar değil. Bir traktör almak yani
06:55bizim için çok zor. Ya bunun mazotu var, gübresi var,
06:59işçisi var, tarım ilaçları var. Bunlar biz servet ediyor. Biz
07:06de acayip bir plansız ekim var. Bundan doğan bir pazar sonumuz
07:11var. Biz pazarda bir ürünü satmak için debelenip
07:17duruyoruz. Bunun sebebi plansız ekim. Ve bizim bu plansız
07:22ekimimize etkisi olan ya Hafra'da bizim o tarafta beş
07:26yüz dönümcüler diyoruz. Beş yüz dönüm karpuz eken insanlar var.
07:31Beş yüz dönüm domates eken insanlar var. Beş yüz dönüm
07:34biber eken insanlar var. Tamam bunlar ekonomiye büyük katkı
07:38ama bunlar sermaye. Küçük çiftçiyi bir arkadaşımız dedi
07:43ki bu memlekette çiftçi dilen Polatlar kadar konuşulmuyor.
07:48Doğru mu? Doğru. Bunun üzerine ben de desem boş. O başlığı
07:54attı. Evet ben yıllarca Azra Faysalos'un genel başkanlığı
07:59yaptım. Tarım ekonomisi hocasıyım. Ama üreticiyi
08:03yaşadığı meseleyi çok güzel anlattı. Bir arkadaşımız dedi
08:07ki bu memlekette çiftçi dilen Polatlar kadar konuşulmuyor.
08:13Doğru mu? Doğru. Bunun üzerine ben de desem boş. O başlığı
08:18attı. Arkadaşlar hepsini de dışa bağlayın. Insan dışarıdan
08:23nohut alır mı ya? Kanada'dan nohut alır mı? Ben iyiyim sen
08:26nasılsın? Hindistan'dan mercimek alır mı? Işte bunlarda
08:30da dışa bağımlıyız. Şimdi ben size bu memleket acaba bu
08:35meseleyi başarabilir mi ya? Nereye gitti o? Konusuma ilişkin
08:39küçük bir anekdot aktaracağım. Ne kıtır pürsüresi yani. Bin
08:43dokuz yüz doksanlı yılların başı genç bir mühendis olarak
08:48toprak mahsuslarısında çalışıyorum. O zaman da
08:52Türkiye'de nohutta ve mercimekte bir kriz doğdu. Dışa
08:55bağlı hale geldik. Hükümet TMO'ya bu krizi çözme görevi
09:00verdi. Burada TMO'ya taktık. Biz gencecik adamlar. Hiç sevmiyor
09:04temayı. Nohut ve mercimeğin önce tohumunu çiftçiye
09:07dağıttık. Gece köy kahvelerinde nohut ve mercimeğin tarımını
09:13anlattık. Ve kazanacakları parayı anlattık. Çünkü
09:17ürettikleri ürüne alım garantisi verdik toprak
09:21mahsuslarısı tarafından. Sonra o ürünler ekilmeye ve üretilmeye
09:26başlandı. Yalnızca üç yıl içerisinde Türkiye hem nohutta
09:31hem mercimekte kendine yeterli bir yakaladı ve üzerinde
09:35geçti. Her taraf nohut ve mercimek oldu. Biz ne yapacağız
09:41arkadaşlar? Cumhuriyet Halk Partisi ne yapacak? Bugüne kadar
09:45şunları yaptık. Meslek odalarında da yaptık, partide
09:49de yaptık. Çiftçiye gittik, çiftçinin sorununu kendisine
09:53anlattık. Çiftçi efendiliğinden bitmedi. Ama içimden hep şunu
09:58söyledi. Ya ben
Yorumlar