00:00Evet, polemik falan çıkartmak istemiyorum ama ben de Ekrem
00:05başkanımın güzel konuşması gibi sizlerle bir konuşma yapmak
00:10isterdim. Hazır bir şekilde Türkiye'nin tüm sorunlarına
00:14değinen değinen ve bu konulardaki fikirlerimi de
00:18açıklamak isterdim. Ama maalesef bir saat önce bana
00:24telefon açıp siz de konuşun derdi. Yani değerli arkadaşlar
00:28bir kasıt aramıyorum ama kurumsal bir partiyle eğer iki
00:36belediye başkanı konuşturuluyorsa şöyle bir sorun
00:39vardır. Aylardır yapılan fitne ateşine yani Ekrem mi? Mansur
00:46mu? Ki şiddetli bir şekilde karşı çıkıyor. Bu konuda Sayın
00:51Genel Başkanımızın görüşü belli. Açıklamaları belli. Biz
00:56on dört tane büyükşehir belediye başkanıyız. Sadece
00:59ikisini konuşturursanız maalesef buradan fitne ateşine
01:05biz de odun atmış oluyoruz. Yani ben isterdim ki bütün
01:10arkadaşlarımız bu konuda görüşlerini açıklasın ya da eğer
01:15ileriye matuk bir şey düşünülüyorsa iki arkadaşımıza da
01:20ikimiz de farklı fikirlerde değiliz. Aynı şeyler
01:23anlatacağız. Aynı duygulara sahibiz ama en azından bir
01:28gece öncesinden promptörde hazırlayarak biz ya da
01:32promptörsüz bir konuşma hazırlayabilirdik. Cuma günü
01:36için konuştuğumuz bu mesele eee Cuma günü buradaki programın
01:41uzaması ben hatta çok gerildim. Hatta başkanlarıma dedim ki
01:45yukarıda inelim aşağıya bu iş onda başlamayacaksa kaçta
01:48başlayacak? On bir kırkta başlayabildi. Odada da
01:52başkanımızla beraber indik. Burada saat on buçukta
01:55oturduk. Millet gelsin diye. Bir saatte burada oturduk. O gün
01:59olmayınca bu program bu konuşmanın bugüne
02:01kaydırılacağını Selin Hanım bana söyledi. Peki dedim. Teşekkür
02:05ettim. Dün öğretti. Ama hayır başkanım şimdi başka anlaşılır
02:09yani. Ben ben dün öğrendim. Ben sizin ben sizin
02:13konuşacağınızdan bile haberdar değilim. Hatta hatta Sayın
02:18Genel Başkanımız burada iki belediye başkanı konuşacak
02:21deyince siz de yanımdasınız. Ben kim konuşacak onu da
02:26bilmiyorum. Açık söyleyeyim. Sorun değil. Selin Hanım kendi
02:29konuşmasında hocadan bahsedince Yılmaz Büyükerşen Akademi
02:34falan dedim acaba o mu konuşacak? Bu kadar da derin
02:37ilçimden düşündüm. Çünkü konuşmama son notları sizin
02:41kaleminizle yazdım orada. Yani defterimi yazdım. Bu kadar açık
02:45ve şeffaf. Sonra çıktım konuşmamı yaptım. Başkanım size
02:50hem Mansur Başkanım derim. Hem Mansur abi derim. Hem Ankara'ya
02:54gelir seni ararım. Bak iki gün önce aradım. Cuma namazını
02:58beraber kılalım mı diye sekreterine not bıraktım ama
03:01nasip olmadı yetişemedik. O da benim. Yetişemedik. O da senin
03:05suçun başkanım onu söyleyeyim uzadı. Bu kadar açık ve
03:08şeffaf yetişemedik. Ben bu kadar aşığım sen de bu kadar
03:11açıksın. Onun için bizim aramızda bir sorun olmaz.
Yorumlar