00:00Değerli basın mensupları, değerli dostlar, bugünkü basın
00:07toplantısına hoş geldiniz.
00:11Kamuoyunun son yirmi yılına dikkat çektiği eee Türkiye'nin
00:20en önemli doğal varlıklarından olan ormanlarımızdaki azalma,
00:26bozulma ve daha daha da önemlisi ormansızlaşma sürecini
00:32sürekli gündeme getiren ve bu konuda kamuoyunun dikkatini
00:37çeken eee açıklamaları Türkiye Ormancıları da ne zaman zaman
00:41yapmaktadır. En önemli sorunlardan bir tanesi olarak
00:46ele aldığımız ormansızlaşma Türkiye'de bildiğiniz gibi
00:52orman sınırları dışına çıkarma yani kamuoyunun iki binli
00:56yıllardan beri dikkatini çeken iki B diye bildiğimiz orman
01:00sınırları dışına çıkarma ormanların ormanlık alanların
01:05ormancılık dışı amaçlarla tahsisi aşırı üretim, orman
01:10yangınları, ormanlardaki parçalanma yani bunları ııı
01:14sıralamak mümkün ama tüm bunların yanında bunlar
01:18yetmiyormuş gibi bu sürece iki bin on sekiz yılın nisan
01:23ayında yedi bin yüz otuz dokuz sayılı yasayla ek on altı diye
01:29orman kanununa bir madde daha eklediler. Bu madde öyle bir
01:33madde ki bu biraz önce söylediğim bu sürecin yani
01:39orman ormanların ormansızlaşma sürecini çok daha fazla ileriye
01:44götüren yasa hukuk tanımayan istenildiği zaman istenildiği
01:50şeyi yapan bir madde olarak gecelik kararnamelerle
01:55kamuoyunun gündemine girmeye başladı. Bugüne kadar da iki
01:58bin on sekiz yılından bugüne geldiğimiz noktaya kadar da üç
02:03bin beş yüz hektarın üzerinde bir alan bugün orman sınırları
02:09dışına çıkarılmış durumda. Niye bu kadar önemli? Çünkü
02:14hiçbir kriteri yok. Sadece tarihi baz alan. Yani iki bin
02:17on sekizde eğer yerleşime açılmışsa ya da açılması
02:22mümkünse orman olarak muhafazasına hiçbir yarar
02:26görmediği yeri Cumhurbaşkanı bir gece kararnamede sabah
02:30halinde uyanıyorsunuz bir bakıyorsunuz falan yerde
02:32şuralar şuralar eee Türkiye'nin birçok yerinde
02:35illerinde orman sınırları dışına çıkarılmış. Arkasından
02:40koşturmakla bunun takibi de mümkün değil. En son Bayraklı'da
02:45İzmir Bayraklı'da çıkan çıkartılan orman sınırları
02:50dışına çıkartılan alan biliyorsunuz yangına da eee konu
02:55olmuştu. Bunun üzerinden eee bir basın açıklaması eee sevgili
03:02hocam Cihani Ördenmez orman fakültesi öğretim üyesi aynı
03:06zamanda derneğimizin bilim kurulu üyesidir. Eee
03:11açıklamayı bu anlamdaki eee konuyu irdeleyecek. Ben sözü
03:17fazla dağıtmadan eee Cihan Hocama bırakıyorum. Buyurun
03:21hocam. Teşekkür ederim başkanım. Hoş geldiniz hepiniz.
03:25Şimdi İzmir eee Bayraklı'da orman sınırları dışarısına
03:29çıkarılan alanla ilgili bu basın açıklaması ama ben biraz
03:33daha eee hem konunun genel kapsamını eee hem de İzmir'deki
03:38tarihsel gelişmeyi anlatarak durumun ne kadar eee tuhaf
03:43olduğunu ben tuhaf diyorum tırnak içerisinde başka bir
03:46şey diyemiyorum. Ya aslında tuhaf yetmez bu durumu
03:48açıklamaya ama tuhaf diyerek yetinmek istiyorum. Zaten
03:51ülkenin tamamı tuhaf şu anda. Çok tuhaf bir zamandan
03:54geçiyoruz. Eee ama bizim konumuz ormanlar ve ormancılık.
03:59Bu Bayraklı özelinden ekonaltı geneline doğru bir
04:03geçiş yapmak ya da ikisi arasındaki ilişkileri de
04:05görmezden gelmemek lazım. Şimdi bizim Türkiye'deki ormancılığın
04:10eee temeli eee daha doğrusu Türkiye'deki her şeyin temeli
04:14Türkiye Cumhuriyeti Anayasası bildiğiniz üzere ve bizim
04:17anayasamızda da ormancılığımızı şekillendiren bazı hükümler var.
04:22Yüz altmış dokuz ve yüz yetmişinci madde hepinizin
04:25bildiği gibi ama konumuz açısından yüz altmış dokuz
04:28önemli. Eee arkada da görüyorsunuz. Bir defa yanlış
04:32alanlarla ilgili yüz altmış dokuzun bir hükmü var. Diyor ki
04:35yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir. Ve bu
04:39yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Özet bir
04:42cümle. Burada sadece tarım ve hayvancılık yapılamaz demek
04:46değil bu aslında. Yanan orman alanlarında başka çeşit bir
04:48arazi kullanımı mümkün değildir. Yanan orman yine
04:52orman haline getirilir. Açık ve net. Yıl içerisinde. Efendim?
04:56Yıl içerisinde. Yıl iç anayasa onu demiyor da kanun ve
05:00yönetmelik de diyor ama anayasa burayı orman yapacaksın. Eee
05:05ekon altı açısından önemli olan kısım ise tabii yüz altmış
05:08dokuzun tamamı burası değil. Ben sadece ilgili kısımları
05:11aldım. Maalesef bin dokuz yüz altmış bir anayasasına bin dokuz
05:15yüz yetmiş yılında girmiş bir değişikliktir. Bu o zamanki yüz
05:19otuz birinci maddeye bin dokuz yüz seksen iki anayasası da
05:21aynen aldı. Orman olarak muhafazasında bilim metan
05:25bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım
05:28alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit
05:31edilen yerler ile otuz bir on iki bin dokuz yüz seksen bir
05:35tarihinden önce bilim ve bakımından orman niteliğini
05:39tam olarak kaybetmiş alanlar orman sınırları dışına
05:42çıkarılır. Bunun dışında sınırlarda daraltma yapılamaz
05:47diyor. Demek ki bizim anayasamıza göre bir orman
05:49alanını orman sınırları dışarısına çıkartmak için iki
05:53koşul var. Birincisi bilim ve tam bakımından orman olarak
05:58muhafazasında hiçbir yarar olmayacak. Ki böyle bir orman
06:02alanı var mıdır? Düşünebiliyor muyuz? Yani teorik olarak
06:06mümkün değil böyle bir orman alanının varlığı. Ama farz
06:09velim yani bilim ve tem bakımından orman olarak
06:12muhafazası mümkün olmayacak. Bir de tarım alanına
06:16dönüştürülmesi ııı yararlı yani tarım alanına
06:20dönüştürülmesine kesin yarar olacak. Yani orman olarak
06:23muhafazasında bir ııı yarar olmayacak koşulu yeterli değil.
06:30Artı bir de tarım alanına dönüştürülmesi gerekecek. Bu bu
06:35tür alanlar orman sınırları dışarısına çıkarılır. Ikinci
06:38koşu ne? Böyle değil ama otuz bin on iki bin dokuz yüz
06:41seksen birden önce orman niteliğini yitirmiş. Burada da
06:45hemen parantez edeyim. Ya Türkiye'nin ekolojik
06:47koşullarında hiçbir orman niteliğini yitirmez. Yitirtilir.
06:51Bu aslında o demek. Orman durup yani burada bir sürü orman
06:55mühendisi var. Çoğunuz benden daha deneyimlisiniz.
06:58Biliyorsunuz yani ormanı kendi haline bıraktığımızda orman
07:00niteliğini yitirmez. Zaten orman diyebilmemiz için kendi
07:04kendine devam ettirebilir olması lazım. Orman niteliği
07:07yitirtilir. Böyle alanları orman sınırları dışarısına
07:11çıkarır demiş anayasa. Bu da Sayın Başkan'ın dediği gibi
07:15hepimizin bildiği iki de bin dokuz yüz yetmiş üçten beri
07:18uygulanıyor. Iki bin yirmi üç sonu rakamlarıyla yedi yüz bin
07:22hektara yaklaştı. Bu alan. Peki ek on sekiz konumuz özür
07:28dilerim. Ek on altı iki bin on sekiz yılında o diyor ki
07:32bakın bu da ek on altı orman kanunu iki bin on sekiz yılında
07:35eklenen ek on altı bizi ilgilendiren kısım şu kırmızı
07:38kısım bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında
07:42hiçbir yarar görülmeyen. Tamam burası anayasaya uygun. Ve
07:47tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün olmayan yerler. Anayasa
07:51ne diyordu? Bilim ve fen bakımından muhafazasında yarar
07:56görülmeyecek ve tarım alanına dönüştürülmesi yararlı olacak
07:59diyordu değil mi? Şimdi anayasayla yasa çelişti mi
08:03burada? Bir. Iki bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte
08:08üzerinde yerleşim yeri bulunan. Yani iki bin on sekizden önce
08:13üzerine yerleşim yeri yapılmış. Anayasa ne diyordu? Otuz bin on
08:17iki bin dokuz yüz seksen birden önce diyordu. Değil mi? Eee bu
08:22iki bin on sekiz diyor. Anayasa seksen bir derken bu iki bin on
08:26sekizdi. Etti mi iki ikinci çelişki? Yani ek on altı
08:30dediğimiz yasal düzenleme aslında anayasaya iki temel
08:33konuda taban tabana zıt. Fakat hal böyle olmuyor. Ya bu kadar
08:39basit bunu anlamak için hukukçu olmaya falan gerek yok. Yani
08:42elbette haddimizi biliriz. Yani hukuk tekniği açısından
08:46tartışılabilecek bazı şeyler vardır. Biz o konuda haddimizi
08:50bilir susarız. Ama burada susmaya gerek yok. Anayasa
08:53diyor ki orman olarak muhafazasında yarar olmayacak.
08:56Bir. Iki tarım alanına dönüştürülmesi yararlı olacak.
09:00Ama senin kanunun diyor ki orman olarak muhafazasında bir
09:04yararı olmayacak. Tarım alanına dönüştürülmesi de mümkün
09:08olmayacak. E ne oldu? Anayasayla çelişki. Anayasa
09:12otuz bir on iki bin dokuz yüz seksen biri son tarih olarak
09:15koymuş. Ek on altı ne diyor? Iki bin on sekizden önce diyor. Bu
09:19kanun yürürlüğe girmeden önce. Iki tane temel çelişki. Hal
09:23böyleyken anayasa mahkemesi bu maddeye anayasaya uygun dedi.
09:28Şimdi anayasa mahkemesi buna uygun dedikten sonra boynumuz
09:33kıldan ince derken gülüyorum değil mi? Anayasanın
09:36mahkemesinin bazlı dedikleri uygulanmıyor Türkiye'de. Ama biz
09:40hukuka inanıyoruz. Anayasa mahkemesi bunu dediyse yapacak
09:43bir şey yok. Artık bu hüküm hukuka uygun bir hükümmüş gibi
09:47davranmak zorundayız. Ve zaten iki bin on sekiz yılından
09:51beri de bu madde uygulanıyor. Sayın Başkan'ın dediği gibi de
09:54üç bin beş yüzey civarında orman alanı metrekare olarak
09:59söylersek üç milyon
Yorumlar