00:00Bella çav bella çav çav çav beni de götür dağlarınıza
00:06dayanamam
00:16Ohal artık bu hal sekiz yıldan bir şey değişmedi. Değerli
00:23dostlar takvimler bugün iki Eylül'ü gösteriyor. Sekiz yıl
00:27önce bugün bir Ohal KHK'sı ile uyandık. Ohal boyunca çıkarılan
00:32otuz iki kanun hükmünde kararname arasında ihraç
00:38listelerinin en uzun olduğu o kanun hükmünde kararnameyle elli
00:43bini aşkın kam emekçisi görevinden ihraç edildi. Altı
00:48yüz yetmiş iki sayılı Ohal KHK'sı bir Eylül Dünya Barış
00:53Günü'nün gecesinde yayınlandı. Ihraç edilenlerin iki yüz yirmi
00:59kisi keskliydi. Adeta barıştan, demokrasiden, özgürlük ve
01:05eşitlikten yana taleplerin yükseldiği bir günden intikam
01:09alır gibi. Bu topraklarda en başından beri emek, demokrasi,
01:15mücadele ile iç içe geçmiş bir şekilde barış mücadelesi veren
01:21kesten kestilerden intikam alır gibi. Halkların
01:26kardeşliğini emekçilerin birliğini her koşulda savunan
01:30ve bulum bedelini ödeyen kesten bağlı sendikalarının üyelerinden
01:35intikam alır gibi. En kötü barış en iyi savaştan
01:40çatışmadan iyidir diyenlerden intikam alır gibi. Değerli
01:46dostlar hepimiz biliyoruz ki bu ülkenin tarihi bir yönüyle
01:51darbelerin olağanüstü hal rejimlerinin tarihidir. Bu
01:56topraklar birçok kez darbelere darbe girişimlerine sahne oldu.
02:01Yıllarca sıkı yönetimle olağanüstü halle yönetildi.
02:06Darbelere o hallere sıkı yönetimlere imza atanlar her
02:12seferinde çıkıp ne yaptıysak ülkenin bekası için yaptık
02:16dediler. Milli menfaatler için yaptık dediler. Halkımızın
02:21çıkarları için yaptık dediler. Bu lütufları attılar. Oysa tüm
02:27darbelerde sıkı yönetimlerde o hal dönemlerinde ne ülkenin
02:32bekası ne de milli menfaatler korundu. Kaybeden hep işçiler,
02:37emekçiler, yoksul halk oldu. Kaybeden her dönem zaten cılız
02:43bırakılan demokrasimiz ve adaletimiz oldu. Yirmi Temmuz
02:48iki bin on altıda o hal ilan edenlerin ağzından da yıllarca
02:53aynı sözler çıktı. Yine ülkenin bekası dediler. Milli menfaatler
02:59dediler. O hali on beş Temmuz darbe girişiminin aktörü
03:03FETÖ'ye karşı ilan ettik dediler. Hatta o hali biz
03:07kendimize ilan ettik dediler. Aradan sekiz yıl geçti. Bu
03:11sekiz yıl boyunca aynı plağı çalmaya on beş Temmuz darbe
03:16girişimi demeye devam ettiler. Ama o girişimin siyasi ayağını
03:21ortaya çıkarmak için bir adım bile atmadılar. Oysa bir adım
03:27atsalardı o yapıyla beraber yıllarca beraber yürüdük biz
03:33bu yollarda nakaratına eşlik edenlerin kimler olduğunu
03:37hepimiz öğrenecektik. Bir adım atsalardı bir günde terör
03:45örgütü ilan ettikleri yapının yıllarca sırtını sıvazlayanların
03:49devletin tüm kurumlarına yerleştirip etkin hale
03:53getirenlerin kimler olduğunu hepimiz öğrenecektik. Aradan
03:59geçen koskoca sekiz yılda on beş Temmuz'un siyasa yağının
04:03üzerindeki perdeyi çekmek için kıllarını bile kıpırdatmadılar.
04:08Değerli dostlar, hedef en başından belliydi. Hedef o hali
04:15bu topraklarda kalıcı hale getirecek bir rejime geçmek tüm
04:19toplumu da bu sisteme biat eden kullara dönüştürmekti. O hali
04:24işte o rejime tek adam rejimine giden yolda engel olarak
04:28gördükleri kim varsa onu susturmak, kuşatmak, etkisiz
04:33hale getirmek için fırsata çevirdiler. Işte bunun için üç
04:39aya kalmaz biter dedikleri o hali üçer aylık dönemler halinde
04:43tam yedi kez uzattılar. Böylece ülkeyi yirmi dört Haziran iki
04:48bin on sekiz Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ohay koşullarında
04:53götürdüler. Kendilerinin de açık açık söylediği gibi. O
04:57halden grev tehdidi olan yerlere müdahale etmek için
05:01istifa et, istifade ettiler. Grevleri yasakladılar. Iki yıl
05:07süren o hali demokrasiden, emekten, barıştan yana olan
05:11sendikal hak özgürlükler mücadelesi verenler nezdinde
05:15tüm toplumu baskı altına almanın susturmanın bir fırsatı olarak
05:20kullandılar. Evet değerli dostlar on sekiz Temmuz iki bin
05:26on sekizde o halin kaldırıldığını ilan ettiler. Ama
05:31yirmi dört Haziran iki bin on sekizde geçilen tek adam rejimi
05:35ile altı yıldır tüm toplumu saran işsizliği, yoksulluğu,
05:40sefaleti olağan hale getirmeye çalışıyorlar. Anayasasızlığı,
05:45hukuksuzluğu, adaletsizliği sıradan hale getirmeye
05:50çalışıyorlar. Anayasa Mahkemesi kararlarına uymamayı halkın
05:55oylarıyla seçilmiş milletvekillerini cezaevlerinde
05:58tutmayı bir Mayıs Taksim Meydanı'nı o meydana sahipli
06:02olan işçilere, emekçilere kapatmayı kayyum düzenini olağan
06:07hale getirmeye çalışıyorlar. Düşünce ve ifade özgürlüğünü
06:11yok saymayı iktidarlarını sokak röportajlarında eleştirenleri
06:16bile parmaklıklar ardına koymayı rutin hale getirmeye
06:20çalışıyorlar. Günde ortalama beş kadın cinayeti kurban
06:26vermemizi, erkek şiddetini, tacizi, tecavüzü olağan hale
06:33getirmeye çalışıyorlar. Yeterli önlem almadıkları gereken
06:37yardımları yapmadıkları için çıkan yangınları olağan hale
06:42getirmeye çalışıyorlar. Öğretmenlik meslek kanununa
06:45karşı itiraz hakkını kullanan üyelerimize ters kelepçe takap
06:50takıp gözaltı aracında işkenceye varan şiddet
06:54uygulaması olağan hale getirmeye çalışıyorlar.
06:58Milyonların gözünün içine baka baka bu olağan taploya alışın
07:03diye dalga geçiyorlar. Buradan bir kez daha sesleniyoruz. Ne
07:11bu olağan hale getirmek istediğiniz çürüyen düzeninize
07:15alışacağız ne de zulmün efendiler önünde boyun eğeceğiz
07:20mücadelemizi hukuksuzluk son bulana ülkede demokrasi barış
07:26özgürlük tesis edilene kadar yükselterek sürdüreceğiz.
07:31Emeğimize, işimize, ekmeğimize, geleceğimize göz koyanların
07:37saldırı ve baskı düzenini emek ve demokrasi güçlerinin
07:41birlikte ve ortak mücadelesiyle ev ya da geç ama mutlaka
07:47püskürteceğiz.
07:59Asla yalnız yürümeyeceksin. Asla yalnız yürümeyeceksin.
08:11Korkmuyoruz, yalan etmiyoruz.