00:00Aziz milletim, Zaferler Ayı'mızı olan Ağustos ayını
00:04geride bıraktık. Bin yetmiş bir Malatya Zaferi'nden bin
00:07dokuz yüz yirmi iki başkomutanlık meydan
00:09muharebesine kadar geçen süredeki bütün zaferlerimizi
00:13bir kez daha kutluyor. Bu zaferleri kumanda eden başta
00:16Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Sultan Alparslan olmak üzere
00:20tarihi şahsiyetlerimizi ve şehitlerimizi rahmet
00:23tanıyorum. Ancak son bir hafta içinde bu zaferlerin ve bu
00:27büyük fedakarlıkların ortak birikiminin eseri olan
00:30vatanımızda gururla bu zaferleri ortak bir duygu ve
00:34heyecan içinde kutlamak yerine yaşadığımız tartışmalar ve
00:37gerilim hepimizi ciddi şekilde düşündürmeli ve
00:41kaygılandırmalı. Evet ben çok ama çok ciddi kaygı duyuyorum.
00:46Asırların süzgecinden geçerek bize ulaşan ortak değerlerimizin
00:50her geçen gün biraz daha aşındırılmasından büyük kaygı
00:53duyuyorum. Fikirlerin yerini sloganların, bilincin yerini
00:58sığ ön yargıların, vizyonun yerini basma kalıp hamasetin,
01:03nezaketin yerini hakaretin, ortak kader anlayışının yerini
01:07rovansizmin almasından büyük kaygı duyuyorum. Olgun
01:12demokratik ülkelerde sorunu olmayacak konuların bizde var
01:16oluş meselesi haline dönüşmesinden büyük kaygı
01:19En çok güvenin duyulması gereken adalet, din ve devlet
01:24algılarının ciddi şekilde örseleniyor olmasından büyük
01:28kaygı duyuyorum. Ortak bir kamusal alanda buluşması ve
01:32iletişime geçmesi gereken kitlelerin mahallelerine
01:35sığınarak karşı mahallelere öfke ve kin ile bakıyor
01:39olmasından büyük kaygı duyuyorum. Hatta mahalleler
01:43içinde mahalleler içinde dahi daha dar mahallelere sığınarak
01:47gerçek dini ben temsil ediyorum. Gerçek laikliği ben
01:51savunuyorum. Devletin gerçek sahibi benim tekerciliğinin
01:54oluşturduğu her düzeye yayılan kutuplaşmalardan büyük kaygı
01:59duyuyorum. Yaygınlaşan umutsuzluk dalgasının toplumda
02:03bir psikolojik travma etkisiyle şiddet ve öfke patlamalarına yol
02:07açmasından ve bunun zamanla kitleleri karşı karşıya
02:11getirebilecek olmasından da büyük kaygı duyuyorum. Evet
02:14yanlış politikalarla içine girdiğimiz büyük bir
02:17ekonomik kriz sürecinin içinden geçiyoruz. Evet son
02:21yıllarda yapılan servet transferleriyle gelir adaletinde
02:25oluşan uçurumlar toplumsal dokuyu zaafa uğratıyor. Evet.
02:28Özgürlük alanlarının daralması, mülakatlarla önlerinin
02:32tıkanması gençleri umutsuzluğa sevk ediyor. Hemen hemen her
02:36ailede istihdam yetersizliği yüzünden evgenci haline dönüşen
02:41ve yurt dışı hayalleri kuran gençlerin dramı yaşanıyor. Evet
02:45aksiyon adalet sisteminden, daralan özgürlük alanlarından,
02:48her geçen gün sokakları istila eden çetelerden, gençlerimize
02:52esir alan uyuşturucu belasından bir virüs gibi toplumu saran
02:56yolsuzluklardan ruh hem bunalmış durumdayız. Ama şundan emin
03:00olunuz. Bütün bu sorunlar alternatifler üreterek omuz
03:04omuza vererek aşılabilir. Ancak bütün bu sorunları aşılmaz hale
03:09getirecek olan en önemli beka sorunu orta kaidiyet
03:14bilincimizin zayıflamasıdır. Hepimizin bütün kimlik, statü
03:19ve ünvanlarımızı bir kenara bırakarak başımızı iki elimizin
03:23arasına alıp sormamız gerekiyor. Nereye gidiyoruz?
03:26Evet nereye gidiyoruz? Dünyanın her köşesinde geniş kapsamlı
03:31savaş senaryolarının konuşulduğu etrafımızın ateş
03:34çemberiyle çevrildiği bir döneme hangi ortak
03:37psikolojiyle giriyoruz? Bu can yakıcı sorunun birinci
03:41muhatabı iktidarıyla, muhalefetiyle siyaset
03:44kurumudur. Yani topluca halkın önüne onları yönetmek
03:48ihtiyacıyla çıkan biziz sorumlular. Kısa dönemli küçük
03:52siyasi menfaatler veya kendi mahallelerimizden alınacak
03:56alkışlar adına halkın ortak aidiyet bilincini sarsmaktan
03:59çekinmeyen siyasetçiler bırakın halkı yönetmeyi halka güzel bir
04:04örnek dahi olabilirler mi? Artık ayrıştırıcı, bölücü,
04:09kutuplaştırıcı dilden siyasetin çıkması lazım. Herkes
04:12medenice birbirinin yüzüne bakarak söylemeli ne
04:15söyleyecekse. Türkiye sürekli kendini tekrarlayan bu berbat
04:21ezberden çıkmadıkça bu tekrar tekrar bulaşıcı hastalık gibi,
04:25veba gibi, kovid gibi döne döne gelen atölyede üretilmiş sahte
04:30geri ölümlerden çıkmadıkça yaralarını saramaz, atılım
04:34yapamaz. Şimdi de bir grup askerimizin mezuniyet
04:38törenlerinde yaptıkları alternatif yemin ile attıkları
04:41sloganları konuşuyoruz. Cumhurbaşkanı huzurunda yapılan
04:44yeminden hemen sonra bir kısım subay adayı bir yemin daha
04:48yapıyorlar. Olgun bir devlette oturmuş bir demokraside bu
04:52olay mezuniyet coşkunluğunu yansıtan sıradan bir hadisi gibi
04:55görülebilir. Ama bizde böyle olmuyor. Türkiye'nin hiçbir
04:59gencinin kalbini kıracak bir imada bulunmak istemem. Hele
05:02hele kara, deniz ve hava harp okullarının üçünün
05:06birincilerinde de genç kadınlarımız olması gurur
05:08vericidir. Hepsini tebrik ederim. Onlar ülkemizin
05:11aydınlık geleceğidir. Ama kaç genç neslimizi slogan ve sembol
05:16kavgalarında kaybettiğimizi unutmayalım. Yirmi yedi Mayıs
05:20sonrasında Talat Aynemir olaylarında, on iki Mart
05:23müdahalesinde yetmişli yılların sağ sol kavgalarında, on iki
05:27Eylül'de, yirmi sekiz Şubat'ta ve hain FETÖ sızmasında nice
05:32kurmay akıl niteliğine sahip gencimizi kaybettiğimizi
05:35unutmayalım. Yeter artık. Tek bir gencimizi dahi kaybetmek
05:40istemiyoruz. Bazı siyasiler bu görüntüleri paylaşarak
05:44geçmişteki olumsuz hatıraların sloganı olmuş ordu göreve genç
05:49subaylar rahatsız benzer tweetler atmaları. Diğer bazı
05:53siyasilerin de buna karşılık bir darbe çağrısı şüphesinden
05:56hareketle kutuplaşmaya çanak tutmaları akıl tutulmasıdır.
06:00Hem bir siyasetçi hem de harp akademilerimize ders vermiş bir
06:04akademisyen olarak bu sakil durumu ifade edecek kendime
06:08bulmakta zorluk çekiyorum. Herkes meseleye kendi ideolojik
06:11zaviyesinden bakabilir. Harp akademilerinde ders verirken
06:14devlet katında bakan ve başbakan olarak silahlı
06:18kuvvetlerimizle mesaiyi yaparken en takdir ettiğim ve
06:22en çok emek ve önem verdiğim husus emir komuta hierarşisi ve
06:27silahlı kuvvetlerimizin iç disipliniydi. Bir siyasi
06:30tarihçi olarak bu disiplin zedelendiği durumlarda nasıl bir
06:35devlet zaafının ortaya çıktığını hep örnekleriyle
06:38zihnimde tutmuşumdur. Halaskerani zabıtandan Talat
06:42Aydemir'e yirmi yedi Mayıs'tan on iki Eylül yirmi sekiz Şubat
06:45ve on beş Temmuz'a kadar yaşadığımız darbeler tarihi bu
06:48konuda hepimizi uyaran örnekler barındırır. Alternatif olarak
06:52edilen yeminin ve atılan sülaganın muhtevasına bağımsız
06:55olarak beni rahatsız eden husus bir grup mezunun ana mezun
07:00kitlesinden ayrı bir tutum sergilemeleridir. Böyle bir
07:03grup başka bir gerekçeyle de ayrı bir topluluk oluşturarak
07:06farklı bir faaliyet içine girseydi yine yanlış olurdu.
07:09Mesela aynı anda başka bir mezun grubu ayrı bir köşede
07:14başka bir metun okuyarak yemin etseydi ordumuzun disiplini
07:17açısından nasıl bir görüntü ortaya çıkardı? Daha subay
07:20oldukları ilk gün dönem arkadaşlarıyla içeride
07:23farklaşan geleceğin komutanları zamanla diğer arkadaşlarıyla
07:27nasıl bir heraşik düzen içinde bir arada olacaklar? Bu
07:31görüntüleri iktidara dönük bir tepki olarak görüp bunları
07:35heyecanla yayan muhalefet çevrelerine sesleniyorum.
07:38Demokratik sistemlerde iktidara karşı etkin muhalefet ile tepki
07:42göstermesi gerekenler muhalefet olarak sizlersiniz bizleriz. Bu
07:47görevi başkalarına hele hele milletimizin bağrından çıkmış
07:51silahlı kuvvetlerimizden ve görevleri esnasında seçimlerle
07:54iş başına gelmiş demokratik sivil yönetimlerin emrinde
07:57çalışacak olan genç subaylarımızdan beklemeyin.
07:59Muhalefet görevi sizindir, bizimdir. Asla silahlı
08:04kuvvetlerimizin değildir. Yarın belki de sizler o sivil
08:08yönetimlerin başında olacaksınız. Siyaset içindeki
08:11demokratik hiyerarşi de ordu içindeki askeri hiyerarşi de
08:15bir kez sarstığınız zaman bütün siyaset onun altında ezilir. Bu
08:20tablodan yeni bir darbe teşebbüsü algısıyla kendi
08:24kitlesini konsolde etmeye çalışan iktidar sahiplerine de
08:27sesleniyorum. Bu tablodan razılık duyuyorsanız öncelikle
08:31on beş Temmuz'dan sonra girdiğiniz ittifak ilişkilerine
08:34benimseydiğiniz kutuplaştırma siyasetine ve bütün uyarılarımıza
08:38rağmen sürdürdüğünüz ötekileştirme söylemine bakın.
08:41Ve gereken dersi çıkarın. Liyakat esaslarına esaslarını
08:46göz ağırda etmenizin sonucu olan devlet yapısında oluşan
08:50kurumsal zaaflarla ilgili ciddi bir öz eleştiri yapın.
08:53Sivil bürokrat statüsündeki bir cumhurbaşkanı başdanışmanın
08:57anayasa mahkemesine ve kendisi gibi düşünmeyen siyasilere ayar
09:02verme hakkını kendinde gördüğü başka bir cumhurbaşkanı
09:05başdanışmanın devlet not ediyor diyerek sağı solu tehdit
09:09ettiği bir ortamda askeri bürokraside alternatif yemin
09:13törenleri düzenlemeye başlar. Bürokrasi siyasetin emrindedir.
09:17Asker olsun sivil olsun. Darbe korkusu yayacağınıza önce
09:22kendinize sonra bürokratlarınıza ve nihayet
09:25devlet kurumlarına çekidüzen verin. Bu tablolar karşısında
09:28titreyin ve kendinize dönün. Ve nihayet bütün siyaset kurumuna
09:33sivil toplum kuruluşlarımıza ve aydınlarımıza sesleniyorum.
09:36Hangi görüşten ursak olalım? Ama şu soruları önce samimiyetle
09:41kendimize soralım. Siyaset kurumu neden sürekli zaaf
09:45alanları oluşturuyor ki gurur duymamız gereken gençlerimiz
09:48hep kavgaların gerilimlerin tarafı haline getiriliyor.
09:52Fikrin, düşüncenin, aklın, bilginin, bilimin yerini neden
09:58sloganlar alıyor? Dünyanın
Yorumlar