00:00Biz Hatay dört yıldan Amasya Gümüş Hacıköy'e
00:03tarım işçisi olarak soğan söküm kesimine geldik.
00:06Her sene geldiğimizde burada elektrik sıkıntısı yaşamıyorduk.
00:11Bu sene maalesef elektrik sıkıntısını yaşıyoruz.
00:15Altmış yetmiş kişi burada işçi var.
00:18Saat yedi sekizde paydos ediyoruz.
00:21Ve akşam eve gittiğimizde elektrik olmadığı için
00:25herhangi bir şey olmadığı için
00:27telefon ışıklarıyla yemek yapıyorlar. Yemek yiyoruz.
00:33Ha telefonları nasıl dolduruyorsunuz derseniz bir
00:36sağa sola gidiyoruz. Araçlarla dolduruyoruz. Camilerde
00:40dolduruyoruz. Kahvehanelerde dolduruyoruz. Ha devlet
00:44büyükleri bize bir el atsın. Biz Türkiye vatandaşıyız. Biz
00:48farklı bir yerden gelmedik. Yani herkes gibi bizim de bir
00:52yaşama hakkımız var. Ha biz buraya çalışmaya gelmişiz.
00:55Hırsızlık yapmaya gelmemişiz. Buna bir el atınsın. Bize bir
01:00yardımcı olsunlar. Biz burada ııı Amasya'nın Gümüş Hacıköy'den
01:05sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Biz burada biz sudan bir şey
01:09demiyoruz. Suyumuz vardır ama elektrik yaklaşık on gündür, on
01:12iki gündür. Bizim çalmadığımız hafta gitmediğimiz devlet
01:16mercileri kalmamıştır. Bu işte bu elektrik nedir? Elektrik
01:22insanlar için zaruri bir ihtiyaçtır. Hastalarımız oluyor.
01:26Yemek yapamıyoruz. Ondan sonra çocuklarımızı hastaneye de
01:30götürdüğümüz zaman getirdiğimiz zaman yeteri kadar ilaç
01:32saklayamıyoruz. Iki gün sonra biz götürdüğümüzde aynı şekilde
01:36ve biz burada Tedaş'tan veyahut da belediyeden veyahut da
01:39kaymakamlığında biz bunlara defalarca biz gittik. Biz
01:43gittiğimiz için biz elektrik istiyoruz. Siz işçilerin halini
01:47biliyor. Şimdi akşam evine gittiği zaman ne su
01:49içebiliyor? Ne yemek yapabiliyor? Hiçbir şeyde ya
01:52bedava da elektriklerini istemiyoruz. Biz parasıyla
01:55parası hakları neyse biz haklarını vereceğiz. Hakları da
01:58verir. Vermemek için de direniyorlar. Biz parasıyla
02:01istiyoruz. Bedava bir şey istemiyoruz. Biz burada
02:03çalışıyoruz. Emeğimizle, alın terimizle biz burada
02:06çalışıyoruz. Biz buraya geldiğimizde biz buraya
02:08dilenci değiliz. Getirsin elektriğimizi bağlasın, hakkı
02:12neyse hakkını alsın.
02:20Ahmet
02:25Çocukları görüyorsunuz. Ne halde olduğunu.
03:19O zaman o istemeyi biliyorlar. Hiç zamanı elektrik vermeyi mi
03:23bilmiyorlar? Biz paramızla istiyoruz. Bedava
03:27istemiyoruz. Elektrik versinler. Çocuklara süt
03:30alıyoruz. Bir günde bozuluyor. Hiç mi hakkımız yok? Sıcaklığın
03:36altında çadırların altında çocuk sütü aldıkları için çocuk
03:41sütü bir gün daha alabiliyor. Biz burada bazı yetkili
03:45arkadaşlara söylüyoruz. Diyorlar ki bize kölgeye koyun
03:48diyor. Yani ne kadar kölge olabilir ki bir çadırın altında?
03:52Yani çadırda elektrik olmadı, buzdolabı olmadı, çamaşır
03:57makine olmadı. Yaşam nasıl olacak? Bunu bir bize izah
04:01edebilirler mi acaba? O zamanı geldiği zaman herkes gelip o
04:05istemesini biliyor. Böyle bir sıkıntı olduğu için biz
04:09paramızla istiyoruz. Bedava istemiyoruz. Bize sadaka
04:12vermesinler. Paramızla rezil oluyorum. Kendi yani artık
04:16bilmiyorum. Burada neler oluyorsa ben bilmiyorum. Bu
04:20tarım işçisine hiç bakan, hiç duyan, hiç gören olmuyor. Tarım
04:24işçisi başka bir ülkede mi geldi? Onu çözemedim. Evet şu
04:28anda çadırlardayız. Yaklaşık bir on beş gündür elektriğimiz
04:31yok. Insanlar şu anda karanlıkta ay eşyanın altında
04:35oturmuş çaylarını içiyor. Gördüğünüz gibi on beş gün bu
04:42şekildeyiz. Buradaki ııı Yedaş müdürü ııı bize elektrik
04:47vermiyor. Gördüğünüz gibi çadırlar hepsi karanlıkta.
04:50Onlar taraf karanlık. Bir şekil her taraf görüyorsunuz. Bu
04:55tarafa geliyorlar. Elektriği şöyle göster de ııı şuradan
05:02ııı bizim ııı TEDAŞ müdürü buradan elektriği bize
05:07veremiyor. Elektrik o yirmi metre uzaklığında. Boşuna gece
05:12yanıyor ama bize de vermiyorlar. Tüm çadırlar şu
05:16an karanlıkta. Görüyorsunuz. Ay ışığın altında arkadaşlar çay
05:22içiyor. Gördüğünüz gibi şu şekilde bulaşık yıkanıyor. Şu
05:27telefonu çektiğimde gördüğünüz gibi şu şekilde yaptığımda
05:31karanlıkta çamaşır ııı bulaşıklarını yıkamaya çalışıyor.
05:35Biz şu an bu hayatı yaşıyoruz. Sesimizi sonuna kadar birileri
05:41çıkıp sesimizi duyana kadar biz sesimizi yükselteceğiz. Nereye
05:45kadar gidebilirsek. Böyle gel. Gel böyle abi.
05:53Burada yaklaşık on beş tane çadırın olduğunu da söyle. Küçük
05:57çocukların olduğunu da söyle. Gel. Görüyorsunuz. Kırmasın
06:02Biz burada altmış yetmiş kişi büyük insanlar var burada. Artık
06:08çocuklar var. Biz burada ııı çadırın altında buzdolabı
06:15olmadığı için ııı gidip ufak çocuklar hava değişiminden olsa
06:19gerek ııı ihsal olmuşlar. Gidip ilaç yazıyoruz. Iki gün sonra
06:25o ilaçlar çadırın altında bozuluyor. Biz tekrar doktora
06:31gittiğimizde doktor iki gün önce ben bu ilacı yazdım.
06:35Aynısını tekrar yazamam. Böyle bir cevap alıyoruz. Bize
06:40yardımcı olun. Ayrıca üst taraflarımızda da bir yüz elli
06:44iki yüz kişi onlar da aynen bu şekil elektriksizle bize bir
06:49ışık olun. Sesimizi duyana kadar
08:01ııı
08:13ınşağrı kanalı
08:18hıhıhı
08:21bay bay
08:31var mı?
09:01Haydi görüşürüz.
Yorumlar