00:00Kırmızı ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar,
00:07ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar,
00:14ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar,
00:21ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar,
00:27Işıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar,
00:33Işıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar, ışıklar,
00:38dış iklimhareler
00:40Kumikke, Buğra, Av exactly,
00:43Cameraman,
00:45Sarışık görünüyor,
00:48Bub hypertrophinsle kaplı vakat
00:51Cru
00:54Aynısı bak. Kokarcan'ın getirdiği durum. Bahçelerde
01:02böyle zehir ne fındıkları yiyebiliyoruz ne tadabiliyoruz.
01:07Işte kokarcanın ııı zarar verdiği fındıkları seçmeye
01:12çalışıyoruz. Taliyle çok. Dediğim gibi beş yüz kilo
01:17fındığın içinden iki taneke sırf çöpe atılan fındık çıktı.
01:20Çoluk çocuk zehirlenecek, herkes zehirlenecek yani bırak
01:24çoluk çocuğu. Sattığımız yer içinde ayıp olmasın diye
01:27bunları böyle temizlemeye çalışıyoruz. Kesinlikle
01:30almıyorlar, randuman düşüyorlar. Hı hı. Zarar, küllüm
01:33zarar yani. Evet çok. Daha bizden aşağılarda daha da
01:38fazlaymış. Hı hı. Biz yine biraz ortalarda kalıyoruz. Bizden
01:41aşağının fındıkları daha zararlıymış. Giden fındığın
01:44geri döndüğünü duyduk. Arkadaşımızın fındığını
01:47getirmiş armana geri dökmüşler. O derece yani.
01:49Işçiye toplattık ve bir buçuk milyon da yemeğe verdik.
01:58Görüyorum ben bu sıcakta bak. Bu işi çözecek olan sensin.
02:07Bak şurası da var, şurası da var.
02:20Gördüğünüz gibi köylüyüz, çiftçiyiz. Adı var ama eee
02:25tabii ki fındığımız yüzünden çok mağdur bir durumdayız şu
02:30anda. Sıkıntı nedir? Eee bir kokarca adını koydular. Gidiyor
02:35yani eee şimdi tüccar da fındığı çok ucuz fiyata alıyor.
02:42Biz ne yapacağız şimdi? Öyle ya devlet büyüklerimizden yardım
02:46bekliyoruz. Bekliyoruz. Işte bu işe bir el koymasını
02:51istiyoruz yani. Evet çok düşürüyorlar. Kırk TL'ye bile
02:55düşürüyorlar fındığı. Kokarca var. Eee değdi diye. O yüzden
03:00çok mağduruz. Benim fındığımın en ufak bir acılığı, lekesi yok.
03:05Kokarca sadece uydurmasyon eee tüccarlar böylelikle fındığı
03:11çok ucuza mahal etmek istiyorlar. Yağ yaparız
03:14diyorlar. Peki benim fındığımda veya diğer ııı köylünün
03:18fındığında kokarcadan zarar gördüyse fındığı ucuz alıp yağ
03:24yapacaklar. Bu sahtekarlık değil mi? Aldıkları acılı
03:29fındıktan yağ yapıp da milleti satıp milleti zehirleyecekler.
03:34Bak hükümetime sesleniyorum. Yine burada bir hille var işte.
03:38Ne olur bize yardım edin. Kaldı. Kaldı elimizde aha bak
03:42çek aha. Eee bahçeye de gidelim seninle. Bak hiçbir şey
03:46bir tane kokarca yok. Çok masraf ettik. Bin beş yüz lira
03:51bir işçinin yevmiyesini verdik. Yani düşün ben ahırdaki ineğimi
03:57sattım. Amelenin parasını verebilmek için. Ve de işte
04:02amelenin parasını öyle vereceğim. Onlar da işçi
04:06mağdur olmamaları için ama ben bu sefer mağdur kaldım. Çok
04:10mağdurum. Ben ve benim gibi köylülere rica ediyorum
04:14devletimiz yardım etsin. Bize bir el uzatsın. Iıı bu böyle
04:19olmaz yani ne yapalım şimdi bütün fındıkları kesip ııı
04:22orman mı olsun bizim bahçelerimiz? Ne olsun yani?
04:26Bizim bölgemizde ııı bu durum iki bin yirmi üç yılının Eylül
04:31ayında başladı. Kokarcan'ın bölgeye gelmesi. Eylül'den bu
04:35tarafa yani biz yapabildiğimiz kadar işte ilaçlama yaptık.
04:39Fakat ııı çok etkili olmadı. Iıı ve sonuç işte dediğim gibi
04:46ııı randımanı düşürdü. Rekolteyi düşürdü. Ondan sonra
04:52yani tabii buna rağmen işte fındık fiyatları düştü, alım
04:57fiyatları düştü. Iıı yani büyük bir sıkıntı. Iıı tabii bunun
05:02yanı sıra tabii işçiliğin çok yüksek olması o da bizi
05:05etkiledi. Iıı yani bu sene şunu söyleyeyim fındık tamamen
05:10zarar. Şimdi ben fındığımı götürdüm. Benim fındığım kırk
05:15beş randıman geldi ama benim komşularımdan otuzda kırk
05:19arasında fındığı gelen çok oldu. Yani randıman olarak.
05:23Piyasa Türkçelerde yüz on beşte başladı. Ama bu durumdan dolayı
05:28yüz on liraya düştü. Ben de yüz on lira üzerinden işte kırk beş
05:32ııı randımanın karşılığı ııı doksan dokuz işte yüz liraya.
05:37Yüz liraya verdim fındığımı. Oldu tabii. Yani benim
05:40komşularımdan altmış liraya altmış liraya yetmiş liraya
05:44fındık satanlar oldu. Randımandan dolayı. Evet bak
05:48bu seçtiğimizi ikinciye seçiyoruz. Fındığın içini
05:51seçiyorum ki ürünüm daha değerli olsun diye ama hep
05:54değersizliğe
06:02bak.
06:21Bak şurada fındık.
06:32Yerinde mi ortaya çıktı peki? Yok.
06:46Evet. Dindirelim. Şu an verdiğimiz çarşafın üzerine
06:52dökülen bu kiremitlerin işte tuğlaların arası muhtemelen
06:58kışı burada geçirdiler. Bu aralıklarda geçirdiler.
07:01Arasında öldüler.
07:05Bekle bak bak bak.
07:10Uçuyor uçuyor.
07:31Hı hı.
08:01Hı hı.
08:31Hı hı.
08:49Patlıcan üzerinde.
Yorumlar