00:00Herkese merhaba. Sayın basın mensupları, değerli
00:07Bartınlılar, hepiniz hoş geldiniz. Eğitim
00:11buluşmalarımızın on birinci şehrindeyiz, Bartın'dayız. Her
00:15zaman olduğu gibi sabah saatlerinde eğitim
00:17sendikalarımızla, STK'larımızla,
00:19akademisyenlerimizle bir araya geldik. Bartın'ın ve ülkemizin
00:23eğitim sorunlarını detaylı bir biçimde ele aldık. Akabinde de
00:28belediyemize, eğitimimize eee ziyaretlerimizi
00:32gerçekleştirdik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
00:34Cumhurbaşkanımız Sayın Ersin Tatar'la ve valimizle
00:36görüşmemizi yaptık. Genel başkanımızın selamlarını
00:39ilettik. Kıbrıs'a olan desteğimizi Cumhuriyet Halk
00:43Partisi'nin elli yıllık Kıbrıs mücadelesini bir kez daha
00:46birlikte sayın valimizle ve cumhurbaşkanımızla ele aldık.
00:50İl başkanlığımızdayız. Bir basın toplantısı
00:54gerçekleştiriyoruz. Öncelikle on dört Ekim iki bin yirmi ikide
01:00ihmaller dizisi sonucunda yaşamlarını kaybetmiş olan kırk
01:04üç maden şehidimize Allah'tan rahmet diliyorum. Kederli
01:10ailelerine, yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Sabırlar
01:15diliyorum. Bartın Karadeniz'in tarihi olarak da, turistik
01:20olarak da, ekolojik olarak da en güzel kentlerinden biri.
01:24Ancak maalesef iktidarın da en çok ihmal ettiği illerden bir
01:30tanesi bu maden kazasından sonra bu faciadan sonra Sayın
01:35Cumhurbaşkanı buraya gelerek Bartın'da bir maden lisesi
01:39açacakları vaadinde bulunmuştu. Başka birçok vaat gibi bu
01:45vaatte gerçekleşmedi. Bartın milletvekilimiz Sayın Aysu
01:49Bankoğlu kendilerine neden Amasra'da yapmıyorsunuz? Kaza
01:52burada oldu dediğinde zaman geçtikten sonra Adalet ve
01:58Kalkınma Partisi milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz'ın Amasra'da
02:03bazı bölgeleri gezerek işte okul burada yapılacak dediğini
02:07öğrendik. Ağustos iki bin yirmi dörtteyiz. Yani neredeyse iki
02:12yıl geçti. Orman arazisi dışında ki hiçbir işlem
02:17yapılmadı şimdiye kadar. Gördüğümüz bir geziden başka
02:21hiçbir şey olmadı. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin verdiği
02:25sözleri AKP Genel Başkanı'nın yapacağız dediği politika
02:32vaatlerini yapmadığını birçok yerde gördük. Ancak bunu
02:36Amasra'da yaşamını kaybetmiş maden şehitlerimiz için en
02:40azından değiştirmelerini umuyorum. Burada söz
02:43verdikleri Maden Lisesi'nin Amasra'da yapılması ve orman
02:48arazisi olmayan bir yerde yapılması burada gelecekte
02:53çocuklarımız için belki de yapılabilecek en önemli
02:56eserlerden biri olacak. Hayatını kaybeden şehitlerimizi
03:00geri kazanamayacağız ama onların acıza hatırası için
03:03elle tutulur, gözle görülür. Bu kentin geleceğine yönelik bir
03:07yatırım olacak. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne bu
03:11vaatlerini hatırlatmayı bir görev biliyoruz. Biletvekilimiz
03:14Aysu Bankoğlu'yla birlikte eğitim alanındaki bu
03:16vaatlerini hatırlatmak isterim. Onun dışında Adalet ve
03:20Kalkınma Partisi'nin köylere boşaltma hamlesinin bir ürünü
03:24olan köy okullarının kapatılması, taşımalı eğitimin
03:26teşvik edilmesi sonucunda Vartın'da da çok sayıda
03:29çocuğumuz çok uzak yollardan gelerek taşımalı eğitimde
03:33kendileri okul hayatlarını sürdürüyorlar. Köy okullarının
03:37yeniden açılması çocuklarımızın anne
03:40babalarının yanında eğitim yaşamlarını sürdürmesi tarımsal
03:44üretimin canlanması bu politikanın değiştirilmesiyle
03:48mümkün. Buradan bir kez daha bu çağrımızı da Mili Eğitim
03:51Bakanlığı'na iletiyorum. Bir başka konu bugün yine basında
03:57paylaşılan öğretmenlerin kılık kıyafetleriyle ilgili
04:01biliyorsunuz her yıl yayınlanan bir genelge var. Öğretmenler
04:05toplumun en saygın kesimleridir. Ülkemizde bir
04:09nokta iki milyon cumhuriyet öğretmeni var. Onlar bir yandan
04:14çocuklarına rol model olurken diğer yandan da içinde
04:19bulundukları toplumu aydınlatan o topluma yol gösteren yerel
04:23önderler pozisyondadırlar. Bu cumhuriyetin kuruluşundan beri
04:26böyle olmuştur. Öğretmenlik saygın bir meslek olmuştur.
04:30Ancak Adalet ve Kalkınma Partisi'nin öğretmenlerin
04:33itibarını ortadan kaldıran açıklamaları yaklaşımları
04:37maalesef her geçen gün öğretmenlerimizin toplumsal
04:41saygınlığına zarar vermektedir. Bakanlık öğretmenlerin
04:45itibarının sadece kılık kıyafetle olacağını düşünüyor
04:49olabilir. Asıl eğitimin niteliğini arttıracak işleri
04:55göz önüne alması gerektiğini düşünüyoruz. Okulların fiziki
05:01okullarımızın güvenlikle ilgili sorunların ortadan
05:04kaldırılması. Açlıkla boğuşan öğrencilerimize bir öğün yemek
05:08verilmesi. Bunu başaramıyorlarsa bir bardak temiz
05:13su verilmesi. Çocuklarımızın temiz, hijyenik okul
05:17binalarında ders almaları gibi çok sayıda yapılacak işler var.
05:21Bede yapılmaması gerekenler var. Türkiye yüzyılı modeli
05:25gibi öğretmenlerin partizanca seçilmesi gibi. Öğretmenlerimiz
05:31iki bin iki yılı Eylül ayında Adalet ve Kalkınma Partisi
05:36iktidara gelmeden önce iki yüz elli lira askeri ücret olan bir
05:40ülkede beş yüz kırk lira maaş alıyorlardı. Eğitim öğretim
05:46yanına hazırlık ödeneği bu tarihte yüz yetmiş beş liraydı.
05:49Yani öğretmen maaşının yüzde otuz iki nokta dördü asgari
05:55yüzde yetmişine denk geliyordu. Bugün aldıkları maaş kırk bir
06:01bin lira civarında yeni başlayan öğretmenlerin. Asgari
06:04ücret on yedi bin lira. Eğitim öğretim yılına hazırlık ödeneği
06:07dört bin seksen beş lira. Yani eğitim öğretim yılına hazırlık
06:11ödeneği öğretmen maaşın yüzde otuz iki nokta dördünden yüzde
06:17dokuz nokta doksan altısına gerilemiş. Yani üçte birine
06:22düşmüş. Asgari ücretin de yüzde yirmi dördüne gelmiş. Bunun
06:29sorumlusu Adalet ve Kalkınma Partisi iktidardır. Aynı Adalet
06:33ve Kalkınma Partisi öğretmenlerimiz iki bin iki
06:37yılında maaşlarıyla yirmi çeyrek altın alabiliyorlardı.
06:41Bugün dokuz buçuk çeyrek altın alabiliyorlar. Yani rahmetli
06:47sürekli muhalefet ediyorlardı. Sürekli akıl veriyorlardı.
06:53Sürekli eleştirde bulunuyorlardı. O günkü
06:57uygulamalar devam ediyor olsaydı bugün kırk bir bin lira alan
07:01bir öğretmen doksan bin lira maaş alıyor olacaktı.
07:04Dolayısıyla öyle genelgeler yayınlamakla olmuyor bu işler.
07:09Adalet ve Kalkınma Partisi'ne buradan sesleniyoruz.
07:12Öğretmenlerimizi yoksulluk sınırının altında maaşlara esir
07:16ettiniz. Çeşitli sendikaların yaptığı çalışmalar var. Altmış
07:22beş bin sekiz yüz yetmiş dört lira tespiti olan var. Altmış
07:25bir bin sekiz yüz on lira tespiti olan var. Sonuçta
07:28bugünkü maaşlar yoksulluk sınırının üçte ikisi kadar. Ve
07:35bu iktidar yirmi dört Kasım'da öğretmenlerimize bir maaş
07:39ikramiye verelim diyen muhalefetin önergelerini de
07:41reddetmeyi kendine bir siyaset unsuru olarak görüyor. O yüzden
07:47Milliyetim Bakanlığı'nı yöneten yöneticilere sesleniyorum.
07:51Siyaset bir şuur işidir. Politika yurttaşların
07:56sorunlarını çözme işidir. Öğretmenleri iki bin ikiden iki
08:01bin yirmi dörde kadar kendi iktidarınızda maaşlarının
08:05yarısını kaybetmesine neden oldunuz. Eğitim öğretim yılına
08:10hazırlık ödeneklerini de kuşa çevirdiniz. Siz öğretmenlerden
08:15bir şey isteyecekseniz önce bu konuda gerekli adımları yapın
08:19ve hiçbir şey yapamıyorsanız sizden önce çok eleştirdiğiniz
08:23cumhuriyet hükümetlerinin seviyesine getirin. Size
08:26söyleyeceğim önemli konulardan biri budur. Bir diğeri
08:30bildiğiniz üzere on bir Nisan iki bin yirmi üç tarihinde
08:34Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip
08:39Erdoğan kameraların önünde artık zorunlu haller dışında
08:44mülakatı kaldırıyoruz dedi. Emrolundu. Dönemi Milli Eğitim
08:49Bakanı Mahmut Özer'e on iki Mayıs iki bin yirmi üçte
08:52sorulan soru üzerine evet doğru artık öğretmenlerimizi yalnızca
08:56KPSS sonuçları da alıyoruz dedi. Maalesef Adalet ve
09:01Kalkınma Partisi Cumhurbaşkanı ve bakan düzeyinde KPSS
09:07sonuçlarıyla öğretmen alacağız demesine rağmen seçimin
09:11sonrasında sanki bunları hiç söylememişler gibi. Sanki bambaşka
09:15bir parti söylemiş gibi mülakatları yapacağız. Üstelik
09:20mülakatları da mülakat gibi yapacağız dediler. Tabii
09:24mülakatları mülakat gibi yapacağız demek yirmi iki yıldır
09:28mülakatları partizanca yaptıklarında bir itirafıdır
09:30aslında. Bu itirafla beraber Sayın Milli Eğitim Bakanı
09:36Yusuf Tekin bize mülakat güzellemeleri yaptı. Uzun uzun
09:42bunları anlattı. Mülakat ülke çapında yapılacak bir standarda
09:47olan ölçme değerlendirme tekniği değildir. Mülakat
09:51sadece partizanlığa yarar. Bunun için gerek Cumhuriyet
09:56Halk Partisi gerek Milli Eğitim Bakanlığından sorumlu
09:59Genel Başkan
Yorumlar