00:00Değerli basın ve değerli kamuoyu bugün on yedi Ağustos
00:10depreminin yirmi beşinci yıl dönümünde eee Güneydoğu'daki
00:15deprem bölgesine yaptığımız on dört on sekiz Ağustos tarihleri
00:21arasında gerçekleştirdiğimiz gezi üzerine gözlemlerimizi
00:26paylaşacağım. On yedi Ağustos bin dokuz yüz doksan dokuz
00:31büyük depremi üzerinden tam yirmi beş yıl yani çeyrek asır
00:36geçti. On binlerce vatandaşımızı kaybettik. Yaşam
00:40alanlarımız yerle bir oldu. Çok şey söylendi. Ders çıkartılacağı
00:45söylendi. Ama maalesef hiçbir şey değişmedi. On yedi Ağustos
00:51depreminden bize kalan adı özel deprem vergisi olan özel
00:58iletişim vergisi oldu. Depremde meydana gelen hasarın
01:02finansmanı için geçici olarak uygulamaya konulduğu söylenen
01:06vergi maalesef kalıcı hale geldi. Yirmi beş yılda yüz
01:11dört milyar enflasyonla düzeltildiğinde yedi yüz otuz
01:15bir milyar lira toplandı. Bununla şehirlerimiz
01:18depremlere, afetlere dirençli hale getirilecekti. Yıkılmayacaktı
01:23ve can kaybı yaşamayacaktık. Ama maalesef öyle olmadı. Altı
01:28Şubat depreminde bunun böyle olmadığını geçen yirmi üç yılda
01:33hiçbir şeyin değişmediğini acı bir şekilde gördük. Bu kez
01:38deprem on bir elimizde çok büyük yıkım gerçekleştirdi. On
01:44binlerce vatandaşımızı kaybettik. Resmi rakamlarla can
01:48kaybı elli binin üzerindeydi. Fakat biz bunun çok daha
01:51üzerinde olduğunu biliyoruz. Öncelikle on yedi Ağustos
01:56Körfez depreminde altı Şubat Kahramanmaraşlı depremde ve
02:02diğer depremlerimiz depremlerde kaybettiğimiz vatandaşlarımıza
02:06Allah'tan rahmet ve bölge insanlarımıza da başsağlığı
02:11diliyorum. Geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Bir kez
02:15daha gördük ki şehirlerimiz depreme dirençli değilmiş. Evet
02:20şehirlerimiz depreme dirençli değildi. Ama en azından sağlık
02:24sistemimiz depreme dirençli olabilirdi. Ve depremden sonra
02:30sağlık vermeye ve can kayıplarını azaltmaya
02:35çalışabilirdi. Bunu bunu beklerdik. Insanlarımızın
02:39hayatını kurtarmasını beklerdik. Ama maalesef bu böyle
02:43olmadı. Depremler sağlık tesislerimizin büyük çoğunluğu
02:47ağır hasar aldı. Kullanılamayacak hale geldi ve
02:51yıkıldı. Yıkılan hastanelerde hastalarımız ve sağlık
02:55emekçilerimiz hayatını kaybetti. Sağlıkta dönüşüm adı
03:00altında iki bin üç yılında başlatılan özelleştirmeci
03:04sağlığı ticaretleştiren sağlık sistemi de depremle birlikte
03:08enkaz altında kaldı. Altı Şubat depreminden on sekiz ay
03:14sonra on dört, on sekiz Ağustos tarihleri arasında depremden
03:19etkilenen Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman, Gaziantep,
03:24Kilis ve Hatay illerimizde gerçekleştirdiğimiz gezideki
03:29tespitlerimizi sağlık sorunlarını ve çözüm
03:32önerilerimizi paylaşmak istiyorum. Kahramanmaraş'ta iki
03:38bin on iki yılında tüm itirazlara rağmen fay hattına
03:41yüz metre mesafede balçık zemine inşa edilen Necip Fazıl
03:45Şehir Hastanesi ağır hasarla kullanılamaz hale gelmiştir.
03:50Sanki bu hiç yaşanmamış gibi depremde ağır hasar alan
03:54hastanenin hemen yanına aynı zayıf zemin üzerine dört yüz
03:59yataklı bir hastane inşası da devam etmektedir.
04:02Ayakta olan Kadın Doğum Çocuk Hastanesi ve yüz yüz elli yatak
04:07kapasiteli Yörük Selim Devlet Hastanesi ise ikinci basamak
04:11sağlık hizmeti vermekte fakat çok yetersiz kalmaktadır. Nur
04:15Hak Devlet Hastanesi ise hala konteynerda hizmet vermeye
04:19devam etmektedir. Adıyaman'da yıkılan Kadın Doğum ve Çocuk
04:24Hastanesi halen yapılmamış. Üniversiteyle afiliye hizmet
04:29eğitim araştırma hastanesi ise tüm şehrin ihtiyacını
04:33karşılamada yetersiz kalmaktadır. Kilis Devlet
04:38Hastanesi ağır hasarlı olduğu için kullanılamaz haldedir. Ve
04:43yeni yapılan Profesör Doktor Alaattin Yavaşça Devlet
04:48Hastanesi tüm şehre hizmet vermektedir. Nüfusu yüz on bin
04:52görünmekle birlikte düzensiz göçmenlerle iki yüz seksen üç
04:57binine ulaştığı belirtilen kiliste sağlık hizmetinde
05:01yetersizlikler yaşanmakta doğum yapacak kadınlar Gaziantep'e
05:06gitmek zorunda kalmaktadır. Kilisliler doğum yerini
05:10çocuklarının doğum yerinin Gaziantep olarak yazılmasından
05:14rahatsızdırlar. Depremin ardından on sekiz ay geçmesine
05:19rağmen yıkılan çok sayıda aile sağlığı merkezi, eczane,
05:23güneşin, yağmurun, yaşın altında çamurun içinde yirmi
05:28bir metre karelik konteynerlarda hizmet vermeye
05:31çalışmaktadır. Ikinci ve üçüncü basamak sağlık sisteminde
05:34yukarıda saydığımız eksiklerin yanı sıra depremden bu yana on
05:39sekiz ay geçmesine rağmen sadece Hatay'da altmış dört aile
05:44sağlığı merkezi halen konteynerda hizmet vermeye
05:47devam etmektedir. Boş aile sağlığı merkezleri aile
05:53hekimliği birimleri aile sağlığı çalışanı olmayan
05:56ASM'ler önemli bir sorundur. ASM'lerde aşı hizmeti
06:02aksamaktadır. Anne çocuk sağlığına, kadın sağlığına
06:06erişim hizmetleri kondom, riye gibi materyallere ulaşmak
06:10imkansız hale gelmiştir. ASM ikinci, üçüncü basamak sağlık
06:15kurumlarında çok sayıda hekim ve sağlık çalışanı eksiği
06:19vardır. Öğretim üyesi eksikliğinden dolayı üniversite
06:23ve eğitim araştırma hastanelerinde ana bilim
06:26dalları, klinikler kapatılmaktadır. Akademide büyük
06:31kayıplar yaşanmaktadır. Tıp eğitim aksamakta lisans ve
06:35lisansüstü eğitimde eksiklikler ortaya çıkmaktadır. Uzman
06:40eksikliği ve yoğun bakım hizmetlerindeki yetersizlik
06:44nedeniyle hastalar sevk edilmek zorunda kalmaktadır. Deprem
06:49sonrası ruh sağlığı problemleri, madde bağımlılığı,
06:52şiddet ve intihar eğilimi yoğun olarak görülmektedir. Toplum
06:57ruh sağlığı hizmet merkezleri oluşturulmalı ve
07:00yaygınlaştırılmalıdır. Yıkım yapılan enkazlarda asbest, toz ve
07:07kanser yapıcı partiküller gerçek bir halk sağlığına
07:10dönüşmüştür. Halk sağlığı sorununa dönüşmüştür. Kua,
07:14astım gibi hastalıkları tetiklemekte ve kanser içinde
07:18eee bir etmen olmaktadır. Yirmi yıl sonra kanser bu bölgede en
07:25önemli halk sağlığı sorununu sorununa dönüşecektir. Yıkım
07:30işlemleri yapılırken gerekli önlemler alınmalıdır. Barınma
07:35sorunu çözülememiş ve yüz binlerce vatandaşımız adeta bir
07:39mülteci kampını andıran konteyner kentlerde
07:42yaşamaktadır. Özellikle kadınlar ve çocuklar için
07:46sosyal alanların bulunmadığı konteyner kentlerinde üç dört
07:52çocuklu büyük aileler yirmi bir metrekarelik alanda hayatını
07:58devam ettirmek zorundadır. Temiz sudan bile mahrum kalan
08:02aileler büyük bir mağduriyet yaşamaktadır. Yoksulluk ve bunun
08:07sonucu olarak sağlıklı gıdaya ulaşılamaması nedeniyle
08:11çocuklarda gelişme geriliği ve bodurluk gözlenmektedir. TTB
08:17ses koordinasyonunun Hatay'da gerçekleştirdiği bir çalışmada
08:21beş yaş altı çocuklarda bodurluk oranı altı nokta iki,
08:26sıfır iki yaş arasında yüzde on bir olarak belirlenmiştir. Bir
08:32yılda teslim edileceği söylenen konutların çok azının teslim
08:36edildiği görülmüştür. TOKİ tarafından yapılan yerleşim
08:40alanlarında sağlık merkezi, spor tesisleri, okul, fırın gibi
08:46sosyal alanların bulunmadığı, planlanmadığı yoğun yerleşimle
08:52sağlıksız bir kentleşmenin önünün açıldığı görülmektedir.
08:57Depremden hiçbir ders alınmadan aynı zayıf zeminlere aynı
09:03yükseklikte binalar inşa edilmeye devam etmektedir.
09:07Kentlerimiz bilimsel verilere dayanarak planlanmalı, afette
09:11dayanıklı zeminlerde güvenli olarak yeniden inşa edilmelidir.
09:17Yıkılan, altyapısı çöken, kente temiz su sağlamakta bile
09:21yetersiz kalan kentlerimizde belediye ödenekleri sanki
09:25hiçbir şey değişmemiş gibi deprem öncesi şekilde devam
09:29etmektedir. Hasara göre belediye ödenekleri arttırılarak
09:33altyapı çalışmaları bir an önce gerçekleştirilmelidir. Depremle
09:39birlikte binlerce vatandaşımız uzun kaybı yaşamış ve engelli
09:44hale gelmiştir. Bu vatandaşlarımızın tekrar hayata
09:49bağlanması ve üretken hale gelebilmesi için fizik tedavi
09:53ve rehabilitasyon merkezlerine ihtiyaç vardır. Engelli
09:57vatandaşlarımız için fizik tedavi