00:00Bugün beş kilo domatesden köy kahvesinde bir tane çay
00:06içiyorsan bunun mantık neresinde diye yorumu siz
00:12değerli tüketici arkadaşlara bırakıyorum. Yorumu devlete
00:15bırakıyorum. Devlet büyüklerine bırakıyorum. Mantığını onlar
00:18yürüsünler. Beş kilo domatesden köy kahvesinde bir çay
00:21içebiliyorsunuz. Sahilde içmiyoruz. Kafeteryada
00:23içmiyoruz. Sadece köy kahvesinde beş kilo domatesden
00:26bir kilo bir tane çay içiyoruz. Mantık yürütmesini tüketici
00:32arkadaşlara ve siz değerli devlet büyüklerine bırakıyorum.
00:35Teşekkürler. Beş kilo domates bir kilo çay. Bunu ııı bir
00:39aile aldığı zaman bir hafta yiyebilir. Üç kişilik, dört
00:42kişilik aile bir hafta tüketim yapabilir. Iıı ama maalesef biz
00:46sadece ürettiğimiz malını sattığımız fiyattan bir çay
00:48içiyorsun. Sen bir hafta yiyorsun. Ben bir çay
00:52içebiliyorum. Durumların bu kadar vahim olduğu, bu kadar
00:56kötü olduğu ııı ortadadır.
01:04Recep Enzir Adlısu ikinci başkanıyım. Dünkü ııı yapılan
01:09eylemin ııı sonucu şuydu. Iıı harifenin bayramın geleceği
01:15harifeden belliydi. Son iki yıldan beri devletimizin
01:18buğdayda, mısırda, ayçişende, pamukta, şeker pancarında ııı
01:23yeterli ııı fiyat vermemesi bizi Karacabey Ovası'nın
01:28sebzenin ııı başkenti olan Güney Marmar'ın başkenti ııı
01:32olan bir ilçemiz ve burada sebze ekimini arttırmıştır.
01:35Hatta Türkiye gelinliği arttırmıştır. Çünkü buğday,
01:37mısır para kazanmıyor. Şeker pancarı para kazanmıyor. Iıı
01:41işte Ege bölgesinde ııı Güneydoğu'da Çukurova'da pamuk
01:46para kazanmıyor. Insanlar sebzeye verilmiştir. Bu sebze
01:49maliyetlerinin artması ııı sebze ekimini arttırdı. Ve bu
01:53sebze ekimi çok bol oldu Türkiye'de. Ve bol olmasının
01:56sebebinde burada devlet tekbirini almadı. Bunu
01:59görüyordu. Dedi ki işte ııı bayramın geleceği harifeden
02:02belliydi. Bunu devlet tekbir alması lazımdı. Biz Rusya
02:05çiftçisiyle o müdürün buğday ekenden, o müdürün mısır
02:08ekenden bir değiliz. Bir olamayız. Çünkü Türkiye'de her
02:12yıl mozota yüzde yüz zam geliyor. Iıı geçen yıl on sekiz
02:16lira olan mozot bugün kırk lira, kırk beş lira. Iıı geçen
02:19yıl gübreci çuvalı iki yüz lira, üç yüz lirayken altı yüz
02:22lira, yedi yüz lira. Iıı her yıl yüzde yüz maliyetlerimiz
02:25arttığı bir ülkede biz ııı sebze tarımında ve diğer ııı
02:29buğdayda, mısırda para kazanmamız hale geldik.
02:32Mecburen karpuzdur, domatesdir. Iıı bu ürünleri ekmek
02:36zorundayız. Kapma değeri yüksek ürünleri ekmek zorundayız. Bu
02:38kapma değeri yüksek ürünü ekerken de bunların dekar
02:40maliyeti ııı domatesin kışına hesaplıyoruz. Otuz lira. Yazın
02:44kırk liraya çıkıyor maliyetimiz. Dolar kuru
02:46artıyor, mozot artıyor, ilaç artıyor, gübre artıyor. Ve
02:49bunların artmasından dolayı ııı dekar maliyetlerimiz kırk
02:52liraya çıktı. Bugün malımızı toz toplayıp fabrikaya teslim
02:56etsek dekar başında on beş milyara zarar ediyoruz. On
02:59lira ve yirmi lira arası zarar eden çiftçi arkadaşlarımız var.
03:02Bu ne demektir? Beş yüz lirayken adam, üç yüz lirayken
03:05adam beş milyon, on milyon zarar ediyor. Zararlar çok
03:08büyük, ciddi bir zararlar. Yani biz sanayici değiliz, biz
03:11çiftçiyiz. Bizim böyle bir maliyetlere dayanma gücümüz
03:13yok. Onun için ııı devletimizin buna önden
03:17alması gerekiyordu iki yıl öncesinden. Işte buğdaya biraz
03:19daha süspansi edebilirdi. Çünkü girdim maliyetleri bir yüksek.
03:22Bunlar kendileri bizden daha iyi biliyorlar. Iıı girdim
03:26maliyetlerinin yüksek olduğunu bildikleri halde bizim önümüzü
03:29ııı işte buğday ekibini, mısır ekibini evet Ukrayna'dan bugün
03:33Türkiye parasına buğday getiriyor olabilirsin. Ama
03:36Ukrayna çiftçisi on bin lira bir ekiyor, bir biçiyor. Biz
03:40öyle değil. Suluyoruz, gübre atıyoruz, ilaç atıyoruz. Eee
03:43efendime söyleyeyim. Bir sürü maliyetlerimiz var. Ve bunun
03:47için eee dediğimiz gibi başta dediğimiz gibi bu belliydi.
03:51Dün çiftçilerimiz eee isyan eder vaziyete geldi. Artık da
03:55inanılmaz güçlü halde eee bu eee işin içinden çıkılması
04:00noktaya geldik. Biz bu borçlarımızı ödeyemeyiz. Bir şey
04:03çok borçlu. Ben şu anda beş yüz, altı yüz ekar sebze tarafı
04:06yapıyorum. Ben sekiz, on milyon lira zarara lazım oldum şu
04:09anda. Sekiz, on milyon lira malımı toplayıp teslim etsem
04:12bile şu anki fiyatlarda ııı sekiz, on milyon lira zarar
04:15edeceğim. Ben bu zararı neyle kapatacağım? Çok zor. Ben bir
04:18dakika sene yer kiralayamam. Ben ııı sermaye bir sermayemi
04:22çöketleyeceğim. Iıı sermayemi çöketmiş olacağım. Ben nasıl
04:25hiç bir dakika seneye beş yüz liranın sebzeyi ekebileyim ki?
04:28Ekemem. Bu işaretler altında bu maliyetlerde ekemeyiz.
04:32Devletimiz ııı büyüktür. Sayın Tarım Bakanlığımız bir önlem
04:36alır. Çiftçilerin ııı dünkü sayın valimiz mitingte ııı söz
04:41verdi. Dedi ki işte ııı şu anda alımlarda biraz
04:44hızlandırmalar yapacağız. Işte fabrikalara ııı baskı
04:48yapacağız. Büyük market sizincilere baskı yapacağız
04:50dedi. Tabii ki biz de ııı güvendik devlet büyüğümüz. Iıı
04:53eylemi sona erdirdik. Fakat ııı esas eylem eylül on beşinden
04:59sonra başlayacak. Neden eylül on beşinden sonra başlayacak?
05:02Yani eylem yapacağız anlamında değil. Şunu söylüyorum. Çünkü
05:05eylül on beşte çiftçinin karıcabili harmanı bitiyor. Ve
05:07bu harman bittikten sonra e biz kalacağız kendi kendimize
05:10borçlarımızdan baş başa kalacağız. Ve bu borçlardan
05:13kaldığımız süreçte biz borçlarımızı nasıl ödeyeceğiz?
05:16Traktör mü satacağız? Arazi mi satacağız? Ev mi satacağız?
05:19Arsa mı satacağız? Neyle çevireceğiz? Çünkü konuştuğumuz
05:22rakamlar çok ciddi rakamlar. Biz domatesi iki liraya
05:25fabrikaya verelim. Bizim maliyetlerimiz on beş lira
05:28olsun. Dekar maliyetimiz on beş lira olsun. Biz iki liraya
05:30Sıkıntı yok. Ama her yıl yüzde yüz artıyor. Seneye bu
05:35artışlarla domates mahallesi seneye elli liraya geçecek.
05:38Diyorum ki dünkü sayın valimiz de dedi ya eee biz
05:42borçlarımızı eee Tarım Bakanlığı olarak eee işte eee
05:46Tişaret Bakanlığı olarak eee ertelemek için mücadele
05:49vereceğiz dedi. Ben şahsen şunu söylemen çalışıyorum devlet
05:52büyüklerimize. Ertelemek yetmez. Bu kararcı yemeği
05:56çiftçisinin sebzeyken çiftçinin borçları silmesi lazım. Bak o
06:00kadar ciddi söylüyorum. Silmesi lazım. Eğer sililmezse
06:03bundan sonraki çiftçinin yapacağı yemler eee yapacağız
06:08anlamında konuşmuyorum. Daha büyük olur diye düşünüyorum.
06:10Eee devletin burada çiftçiye ve süspansi etmesi gereken işler
06:14var. Yani motosiklet on beş liraya vereceksin bana. Eee
06:17atıyorum gübre gübrede süspansi edeceksin, ilaçlar
06:20süspansi edeceksin, tohumda süspansi edeceksin, fidede
06:22süspansi edeceksin. Sen bunları süspansi etmezsen ben seneye bu
06:26domatesi elli bin lira yetiştiremem. Çünkü her yıl
06:28yüzde yüz artıyor. Sevgili abicim yani eee mozot yüzde yüz
06:32artıyor, gübre yüzde yüz artıyor, ilaç yüzde yüz
06:34artıyor, fide yüzde yüz artıyor. Bu her şeyin yüzde yüz arttığı
06:37bir yerde bizim nasıl ucuza üretme şansımız var? Biz eee
06:42yani şu anda kararcı ve çiftçisi patlayan aşamasında.
06:46Ben eee ııı ziraat olsun ikinci başkanıyım diye. Ve insanlar
06:48bize isyan etti. Artık ziraat olarak saldırdılar. Kapıları
06:52kıracaklarlar. Eylem yapalım. Biz yanıyoruz, batıyoruz diye.
06:55Biz eee tabii ki devletimize karşı olan insanlar değiliz.
06:59Biz devletimiz için, milletimiz için çalışan insanlarız.
07:01Çoluğumuz, çocuğumuz için çalışan üreten insanlarız. Ve
07:05eee devletimize karşı gelme gibi bir lüksümüz yok ama
07:08devletimizin bize eee bu saatten sonra çok ciddi yardımlar
07:13yapması lazım. Bakın ben ertelemeden bahsetmiyorum.
07:16Kararcı ve çiftçisinin, sebze çiftçisinin, üreten çiftçinin
07:19borçları silmesi lazım diyorum. Eğer sililmezse tarım kredisi,
07:23Ziraat Bankası devleti olan borçlar sililmezse bu Eylül'ün
07:26on beşinden sonra Karacabey'de harman biter. Ondan sonra eee
07:30çok daha kötü Allah korusun diyorum. Daha kötü şeyler
07:34olabilir diye düşünüyorum.