00:00Değerli basın mensupları hoş geldiniz. Şu an salonda benimle
00:05birlikte olan yıllarca partimizle mücadele vermiş
00:09İstanbul, İzmir, Ankara ve memleketim Osmaniye'den
00:13dayanışma için gelen ilk kadın kolları başkanlarımızı dayanışma
00:18ruhuyla yanımızda olan seksen bir ilin cesur kadın örgütümüzü
00:23ekranları başında bizi izleyen sevgili yol arkadaşlarımı ve
00:27tüm kıymetli vatandaşlarımızı en içten duygularımla
00:31selamlıyorum. Ben Osmaniye Milletvekili Doktor Asu Kaya
00:37sözlerime layık ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran,
00:41kız çocuklarına eğitim hakkı tanıyan ve hekim olmanı
00:45sağlayan kadınlara seçme ve seçilme hakkı vererek bana da
00:50memleketim Osmaniye'yi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde
00:54temsil etme olağına veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı
00:59ve minnetle anarak başlamak istiyorum. Bugün Cumhuriyet
01:05Halk Partisi'nin on beşinci olan kadın kolları kurultayında
01:09kadın kolları genel başkanlığına aday olduğumu açıklamak için
01:13buradayım. Bu ülkede hak temelli her alanda mücadele
01:19eden binlerce kadının hikayelerinin ve birikimlerinin
01:22farkında olan bir kadın olarak kısaca kendi yolculuğumu
01:27anlatmak istiyorum. Yaşamım boyunca yapabilirim,
01:31başarabilirim demeyi hep sevdim. Dolayısıyla mücadeleden
01:35hiç vazgeçmedim. Anadolu'daki kadınların güçlü mücadelelerine
01:40ortak oldum. Yaptıklarımızı paylaşarak çoğaldığımızı
01:45çoğalarak da güçlendiğimizi gördüm. Bu da çalışma
01:49motivasyonumu her daim arttırdı. Ve ben aynı zamanda
01:54bir depremzede olarak yaşama karşı olan inancımın daha da
01:59arttığını gördüm. Ve mücadelelerin derin inceliklerini
02:03ve gücünü kadınlardan öğrendim. Elbette doktor olmamın bunda
02:08payı büyük. Acılarla kadınların ağıtlarıyla yorulan Anadolu
02:14şehirlerinde kadınlar bugün artık seslerini daha çok
02:19duyurma ihtiyacı hissediyorlar. Çünkü yoksulluk bitmiş değil.
02:24Yoksunluk geride kalmış değil. Şiddet sona ermiş değil. Kadın
02:30cinayetleri hiç durmuş değil. Deprem bölgesinde benim de dahil
02:36olduğum milyonlarca kadın yıkılmış o karanlık sokaklarda
02:41hayata tutunmak adına birbirimizden yardım istedik. Biz
02:46kadınlar orada ekmeğimizi suyumuzu paylaştık. Ben bu
02:51karanlık tablonun içinde ülkemin geleceği daha aydınlık
02:56olsun diye köy köy gezerken dönebileceğim bir evim dahi
03:02yokken her gördüğüm ölümde yıkılmış yürünecek sokakları
03:08kalmamış şehirlerde çaresizlik içindeki o günlerde şunu çok
03:14daha net gördüm. Yaşadığımız büyük bir afetti fakat en büyük
03:19yıkımı kadınlar ve çocuklar yaşadı. Kadınların özellikle
03:24burada yaşadıkları mağduriyetler gözümün önünden hafızamdan
03:29hiçbir zaman için gitmeyecek. Mecliste onlarca kez yaptığım
03:33konuşmalarda bu konulara en ayrıntılı şekilde girdim. Şu
03:39anda da bunları detaylı anlatmamak için kendimi zor
03:43tutuyorum.
03:47Bizzat depremin yıkıntıları arasından gelmiş bir insanım.
03:52Bunu bilmenizi istiyorum. Biz kadınlar güçsüz olana,
03:56kimsesiz gözüyle bakan onu ilk fırsatta yok etmeyi isteyen bu
04:01zihniyeti en iyi bilenleriz, yaşayanlarız. Kadınların bu
04:06ülkede yaşadığı sorunların diğer meselelerden, politikadan
04:10uzakmış gibi görülmemesi gerektiğini en iyi bilenleriz.
04:15Ülkemizde yaşanan tüm sorunlardan ilk ve en çok
04:19etkilenen kadınlar, gençler ve çocuklar olduğu gerçeğini de
04:25vurgulamak istiyorum. Sevgili yol arkadaşlarım, bu döneme
04:31kadar tarihinde hiç kadın milletvekili çıkarmamış olan
04:34memleketim Osmaniye'den vekil seçilmeden önce yirmi yıldan
04:39fazla hekim olarak görev yaptım. Türkiye'yi gezerek hekimlik
04:44yaptım. Osmaniye'nin en dezavantajlı, yoksul, yoksun
04:49bırakılmış, unutulmuş bölgelerinde çalıştım. Buradan
04:54o dostlara, o kadınlara selam olsun. Aile hekimi olmak demek
04:59sadece bir hastayı tedavi etmek değil, ailenin tam da içinde
05:04kadınların yanı başında olmak demektir. Özellikle kadınların
05:09kimseyle paylaşamadığı sıkıntıların anlattığı bu
05:14toplumun ve Anadolu'nun gerçekliklerini en iyi
05:17bilenlerdir hekimler. Bu süreç içinde üç dönen tabip odası
05:22başkanlığı yapmış bir arkadaşınızım. Meslek
05:25örgütlerinin birer kamu kuruluşu olarak toplumsal
05:29muhalefete verdiği güce ve cesarete inananlardanım.
05:33Biliyorum ki bu cesaret yalnızca sözlerin büyüklüğünden değil.
05:38Gerçekliğin çarpıcılığından kaynaklanıyor. Ve tabip odası
05:42yöneticiliği yaptığım sırada da kadına yönelik şiddetin
05:46önlenmesi konusunda protokoller imzalamaya öncülük etmiş,
05:50yerelde bununla ilgili mücadele etmiş bir kadınım. Tüm bu
05:55birikimlerle Türkiye'de sadece bir ilde değil, seksen bir ilde
06:00kadın kollarımızla birlikte gündemi belirlemek konusunda
06:04ve inatçı davranarak ve kolektif çalışarak güçlü bir
06:09kadın örgütlenmesini ortaya koymaya talibim. Çünkü şunu
06:15biliyorum, kadın kollarımız yöneticileriyle üyeleriyle
06:20seçim olmasını beklemeden tüm imkansızlıklara rağmen en çok
06:26çalışan, çaba gösteren ve bunu hiçbir karşılık beklemeden
06:30yapan örgütlerimizden oluşuyor. Ben seksen bir
06:35ildeki il ve ilçe kadın kollarımızla birlikte kadına
06:39yönelik cinayetleri ve şiddeti şu anda eğitimle ilgili
06:44yaşanan krizlerin kadınları ve kızları, çocukları nasıl
06:48etkilediğini ortaya koymaya talibim. Kadınların ve kız
06:53çocuklarının adalete erişimindeki sorunları ve
06:56kadın hareketinin gündeminde olan konuları bütün ülke olarak
07:01imzaladığımız İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere
07:05cinsiyet eşitliğine dair olan tüm uluslararası sözleşme ve
07:10anlaşmaları gündemde tutmaya ve uygulamaları konusunda yerelden
07:16ulusal siyasete kadar geniş bir çerçevede takipçisi olmaya
07:21talibim. Kadınlar olarak bugün siyaset yaparken önümüze çıkan
07:26engelleri aşmaya çalışırken toplumsal engellerden de muaf
07:31olmadığımızı biliyoruz. Ülkemizde her geçen gün artan
07:36enflasyonun en yakıcı sonuçlarını yaşayan kadınlar
07:39pazara gidemiyor. Pazar pazar gezen bir milletvekili olarak
07:45pazarlarda çocuklarım destek olmasaydı gelemezdim diyen kadın
07:51emeklilerimizin düzenli bir işim yok, güvencem yok ama
07:56çocuklarımın karnını doyurmak zorundayım. Temel gıda
08:00maddelerini, besin maddelerini dahi alamıyorum diyen işsiz
08:05kadınların feryatlarını hep duyuyorum, duyurmaya gayret
08:10ediyorum. Iş gücü içinde kendine çoğunlukla güvencesiz
08:16yer bulan kadınların acı çığlıklarını kim duymaz ki? Bu
08:21ülkede ezilen kadınlar için ne büyük bir mücadele vermemiz
08:25gerektiğini çok iyi biliyorum. Bu nedenle mücadelemizi
08:30kazanımla sonuçlandırıncaya kadar da hiçbirimizin bir adım
08:35geri durmaya hakkı yok. Neden? Çünkü biz kazanımlarımızı uzun
08:41yıllar boyunca her bir hakkımız için emek emek mücadele etmiş
08:46kadınlara borçluyuz. Biz kadın kollarımızda fedakarca
08:51çalışan ve karşılığını hiç beklememiş yol arkadaşlarımıza
08:55çok şey borçluyuz. Bir borcumuz daha var onlara. Artık bu emeği
09:01ben değil biz diyerek güçlendirip görünür kılmak.
09:06Depremzede kadınların gözyaşını silemiyorsak seslerini
09:10duyamıyorsak kadınların her gün öldürülmesini çocukların
09:15istismara uğramasını izliyorsak siyasetin hiçbir anlamı yok.
09:20Yolu olmayan kentlerde temiz suya suya ilişemeyen temel
09:25insani ihtiyaçlarını karşılayamayan mağdur
09:28insanlarımızın kadınlarımızın sesine kulaklarımızı
09:32tıkıyorsak siyasetin hiçbir anlamı yok. Siyaset
09:37koltuklarımızı korumak için değil halkımızın sorunlarını
09:41çözmek için var. Değişimden iktidardan göz göre göre
09:48kaçıyorsak kadınlarla beraber seçimi kazanma derdimiz yoksa
09:54siyasetin hiçbir anlamı yok. Kadın kollarımızın ortaya
09:58koyduğu ve koyacağı
Yorumlar