00:00Harun Aksu çiftçiyim. Eee iki yüz on bin çiftçi var bu
00:03ülkede çay üreticisi çiftçisi. Eee devlet tamamen bizi çay
00:08kureliğiyle özel sektörün inisiyatifine terk etmiş
00:10durumda. Mağdur durumdayız. Eee çayımızı özel sektöre hibe
00:15ediyoruz. Aralık ayına kadar, Aralık'tan sonra iki bin yirmi
00:18beşe çeşitli vadeler yapıp eee su parasına eee çayımızı
00:23veriyoruz. Dönüşüm yapamıyoruz, birikim elde
00:25edemiyoruz. Eziliyoruz. Sahip çıkanımız da yok. Eee özel
00:30sektörlerde tamamen eee insafsız davranıyorlar. Eee on
00:34bir liraya, dokuz lira hatta diyenler de oldu. Eee çay
00:38satılıyor. Buna kimse karşı koymuyor. Devlet sen ne
00:41yapıyorsun da demiyor. Belediye başkanları da bir
00:43konsesiz oluşturup böyle bir şey yapmıyor. Partiler de böyle
00:46bir şey yapmayınca çiftçi ezilmek zorunda kalıyor. Eee biz
00:50şunu da gördük. Eee özel sektör yani komprador, para
00:54sahipleri eee birlik yapıp bir anda iki gün boyunca çayları
00:59fabrikalarının arızalı olduğunu söylediler. Devlet, millet,
01:03halk, çiftçiler eee Çaykur'a hücum etti. Bütün çaylarını
01:06oraya vermeye başlayınca vadeleri düşürüp oraya vermeye
01:09başlayınca eee ne yaptılar? Hemen ertesi gün Çaykur hemen
01:13kontracan uygulamaya başladı. Bu zaten özel sektörün ekmeğine
01:16eyaz duymaktadır. Geçtiğimiz günlerde birileri diyordu ya.
01:19Halkı ezdirmem. Sermayeyse sermaye tamam da halkımı
01:23ezdirmem. Fakir halkı ezdirmem demişti. Eziliyoruz şu anda.
01:26Kardeşim sen benim emeğimi çarçur etmek için mi özel
01:29sektör oldun? Sen benim emeğimi çarçur etmek için mi özel
01:33sektörün herhangi bir şeyini karşı koymuyorsun Çaykur? O
01:37yüzden Çaykur tamam sahip çıkıyoruz, destekliyoruz, çay
01:40veriyoruz ama alsın çayımızı. Alsın ben şu anda Aravi'de bir
01:44tane özel fabrikaya çay verdim. Ne zaman biliyor musun?
01:46Aralığın onunda ödeyeceğim dedi. Ben resmen on altı bin altı
01:50yüz lira para mı? Aralığın onuna kadar hibe etmek
01:53zorunda kaldım. Neden? Çünkü Çaykur yani devlet çiftçinin
01:58çayını almıyor. Almıyor. Tam kapasite çalışıyoruz diye
02:02açıklama yapıyor. Çay toplamayın diyor genel müdürlük. Ya tam
02:06kapasite çalışsaydın şuradan geçen sene seçim vardı. Tam
02:10kapasite alım yaptınız. Seçimde aman ha oy kaybolmasın diye
02:14önceki sene ha keza cumhurbaşkanlığı seçimim
02:17vardı. Ha keza aynı şekilde davrandınız. Kontenjan
02:20yapmadınız. Halk, çiftçi, üretici, rahat rahat çayını
02:24sattı. Şimdi ne oldu? Efendim biz özel sektörde düşünmek
02:28zorundayız. E az önce demişti işte adamın bir tanesi ki ben
02:31eee halkımı düşünmek zorunda. Eziliyoruz. Paramız sömürülüyor.
02:35Emeğimiz sömürülüyor. Sahip çıkanımız yok. Halkın örgütlü
02:38güçlerini de marjinal ilan edip halkı halktan da insanları
02:42soğutmaya başladılar. Geçtiğimiz günlerde Özgür
02:45Özel burada eee çay eylemi yaptı. Rize'de. E tamam güzel
02:49bir şey. Insanlar desteklediler gittiler. Eee birçok açıklama
02:53yaptılar. Özgür Özel'e buradan sesleniyorum. Bu kadar oy
02:57aldın, iktidarı devirdin. Çiftçiğine sahip çık.
03:07Ben Bülent Tosun'un kırk yaşındayım. On altı, on yedi
03:11yaşından beri bu alimlere de çay veriyoruz. Evet. Eee çok
03:15eskilerden de zorlukla oluyordu ama son beş altı senedir işler
03:18kolaylaşmıştı. Güzel güzel çay veriyorduk. Çay topluyorduk.
03:23Verimini de alıyorduk. Fakat bu sene görelim ki eee bir
03:29tuhaflaştı. Ne devlet alimleri alabiliyor. Ne özel sektör
03:34alabiliyor. Yani insanlar çok zor durumda kaldılar. Sabahın
03:40köyünde kalkıyorlar. Çay topluyorlar. Geliyorlar satmak
03:43için bir de bunun bin bir türlü derdini çekiyorlar.
03:47Satamıyorlar. Ellerinde kalıyor. Bu sefer çayını
03:50seriyorlar. Çay bekleyince çay tabii sürüm kaybediyor, kilo
03:54kaybediyor. Eee bir iş için iki iş yükü yapıyorsun bu sefer. Iki
03:59sefer o çay satma derdine düşüyorsun. Bu da insanı
04:01yoruyor. Işte bir kontenjan var. Yirmi beş kilo. Eee kalan
04:07çayını da insanlar devlete vermek istiyor. Bu sefer
04:09gıdım gıdım oluyor. Yani beş günde bitireceği tarlayı on
04:14günde bitirebiliyor. Gel görelim ki mesela burada tap
04:18yani kararlı çay alım yeri var. Burada of var. Diğer tarafta
04:23doğuş var. Hiç biri araba göndermiyor. Ihtiyacı bıraktı
04:26milleti. Konuşacak bir şeyimiz yok. Konuşmaya gerek yok. Bizi
04:31rezil etti millete de kendine de herkese de. Konuşmaya gerek
04:35yok. Utansın kendi utansın. Bize göre bir şey yok. Buna
04:41muhtaç etmesin Allah bizim. Bir haftadır çay satamıyoruz,
04:45yandı. Çektik, çekeceğimiz. Biz de bundan geçim yapıyoruz.
04:49Nerede geçim yapalım? Satalım ki para yiyeceğiz de. Ne
04:54yiyelim oğlum? Çoluk çocuk yiyecek. Kendi rahatça
04:57geçinir. Bizim paramız azdır. Buruna dayanmışız. Bu da
05:01almadı mı? Neye gidelim?
05:07Çaylar on beş yüz, on beş liradan yeminle de ne yapmayız?
05:13Tevşan olduk. Tarlada, arabada, yollarda. Atı yakalayın da
05:17dur. Milletvekili çift maaş arıyor. Bize gelince yok.
05:23Verdiniz şimdi öyle konuşma. Oy vermedik oy vermedik. Çekten
05:27çaylarımız elimizde kaldı abisi ya. Üç buçuk ton çayım
05:30elimde kaldı. Toplayamadım. Ben rahatsızım. Bel fitiğim var.
05:35Hastayım. Altmış yaşında adamım. Gidemiyorum. Devletimden
05:39ricama bu çaylarımızı alsın ne olursun. Iyileşmek var mı?
05:43Aşk olsun. Utanıyorum söylemeyi de. Yani gerçekten bunu
05:48konuşmayı da utanıyorum. Durum et göre. Bak ne devirdeyiz?
05:54Hangi devirdeyiz? Neler oluyor? Senin farkında mısın?
05:58Gazeteci. Bir tek kilo sattığım yok. Hürrem olsun. Hürrem
06:05olsun. Tek bir kilo çay sattığım yok. Yani yalanım da
06:10yok ha. Baykul almıyorum. Işi tutamıyorum. İçler hazırdır.
06:14Bekleyin ki beni çağırsınlar. E ben nereye getireyim o çayı?
06:18Günde beş yıl beş ton çay toplayacak adam. Nereye
06:22getireyim? Yazık. Çok yazık. Yani utanıyorum ben.
Yorumlar