00:00Işık Beyler kendilerine hoş geldiniz.
00:06Işık Beyler, bugün şu an yoğun muhtarlarımızın müsaade
00:13verilmesi, kaderlerimizin yoğun muhtarları
00:24SKP ve ilgili bakanlıklarımızın, çevre bakanlıklarının bir
00:31ilgili bakanlığı üyelerine yakın programlar kıymetli
00:36misafirler Türkiye'deki yerleşik vesayetçi geleneğin ürettiği
00:42darbe ve darbe gelişimlerinden bütünüyle farklı bir seyir içinde
00:47gelişen ve halkın topyekun direnişi karşısında akim kalan
00:51on beş Temmuz kalkışması ile Filistin'de süregelen işgal,
00:56zulüm ve soykırım politikalar arasında gerek aktörlerin
01:01benzerliği bakımından gerekse de uygulama ve hedeflerin
01:05ortaklığı açısından büyük bir benzerlik olduğuna inanıyorum
01:09ben. Nitekim bugünkü sempozyum süresince kıymetli hocalarımız,
01:15akademisyenlerimiz bu benzerliğin tarihsel ve güncel
01:20boyutlarını kuşkusuz her yönüyle analiz edecek bizi
01:24doyurucu tahlil ve bilgileriyle bizim bu konudaki
01:28farkındalığımızı artıracaklardır. Kuşkusuz ki
01:32temelinde tevhid inancının bulunduğu bu inşa sürecinin en
01:36merkezi ve en önemli kavramlarından birini ve hatta
01:40birincisini adalet mefhumu oluşturmaktadır. Zira insan
01:46hak ve onurunu en mükemmel şekilde tesis ve temsil
01:51edebilmenin yolu yalnızca adaletin tüm yönleriyle ve tüm
01:57yaşam alanlarını kapsayacak biçimde teşekkür etmesinden
02:00geçmektedir. Adalet insanın içinde bulunduğu bütün
02:04ilişkilerin temel belirleyicisi o ilişkilerin hangi yönde
02:09karakterize olacağının da ana parametresidir. Insanın insanla
02:14doğayla, toplumla, devletle ve devletlerin de birbirleri
02:19ilişkileri hep bu parametre ekseninde şekillenir,
02:23şekillenmek zorundadır. Adalet bir bakıma hak ve sorumluluk
02:28diyalektidir. Ve yek diğerine karşı sahip olunan haklar ile
02:32yek diğerine karşı hissedilen sorumluluk arasındaki dengeyi
02:37oluşturur. İslam medeniyeti bu dengenin hangi ilke ve değerler
02:43doğrultusunda oluşması gerektiğini hem normatif düzeyde
02:47ortaya koymuş hem de farklı dönemlerdeki uygulamaları ile
02:51pratik olarak da göstermiştir. Ancak kabul etmek gerekir ki
02:56İslam dünyasının bugün itibariyle içinde bulunduğu
02:59ahval ve şerait kendi medeniyetinin salık verdiği bu
03:03ilke ve değerleri yaşamaktan ve yaşatmaktan oldukça uzaktır.
03:08İslam dünyasının görece geri kalmışlığından kaynaklanan bu
03:13uzaklığın yol açtığı trajedilerin maliyetini ise
03:16yalnızca Müslüman toplumlar değil biraz önce anlattığım
03:20perspektif çerçevesinde yeryüzündeki tüm mazlum
03:23coğrafyaların hepsi ödemektedir. Dünya barışını ve
03:28güvenliğini tesis etmek ve korumak amacıyla kurulan
03:31Birleşmiş Milletlerin yapısı da bu gerçeği gayet açık bir
03:35biçimde ortaya koymaktadır. Dünya halkları arasından
03:40ekonomik, toplumsal ve kültürel bir iş birliği
03:44oluşturmak için kurulan bu uluslararası örgüt küresel
03:48dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda yöneten ve
03:52yönlendiren sadece ama sadece beş ülkenin vesayeti altında
03:57bulunmaktadır. Bu beş ülke ile dünyanın geri kalanı arasındaki
04:01ilişkiler söz konusu bu beş ülkenin ortak çıkarlarına ve
04:06hatta zaman zaman da bu ülkelerden herhangi birinin
04:09bireysel çıkarlarına göre tanzim edilmekte ya da
04:13edilebilmektedir. Oysa Sayın Cumhurbaşkanımızın sıklıkla
04:18vurguladığı üzere dünya beşten büyüktür. Bu söz son derece
04:23önemli, derin ve değerli bir tespiti yansıtmakta küresel
04:28sömürü düzenine yönelik büyük bir meydan okumayı
04:32içermektedir. Tekrar sempozyumumuzun hayırlara vesile
04:37olmasını temenni ediyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
04:41Devam edecek. Bakanımızın ağzı başında çıkması gerekiyor.
Yorumlar