00:00Harçlık sınırının yirmi bin, yoksulluk sınırının altmış iki
00:04bin lira olan ülkemizde emekli maaşları depremden bu yana kök
00:09maaşı ile on bin lirayı bir türlü geçemedi. Üstelik dört
00:14milyon emekli ve ailesi iki bin beş iki bin yirmi beş yılına
00:19kadar on bin lira almaya devam edecek. Ve bu on bin lirayla bir
00:25ayını geçindirmek yönde. Bu tercihlerimiz bizi Türkiye
00:30emekleri olarak gelir açısından dünya sonuncusu yaşam kalitesi
00:35bakımından Hindistan'dan sonra iki sondan ikinci olduk. Yani
00:41yirmi iki yıllık iktidar iktidarlarının sonuna
00:45geldiğimiz nokta budur. Biz emekler olarak insan onuruna
00:49yakışır bir yaşam için hak arama mücadelesinden
00:52vazgeçmeyeceğiz. Esas olan yaşamak değil. Insana yakışır
00:57şekilde onurlu yaşamaktır. Teslim olmadan, boyun eğmeden,
01:01sürünmeden, el etek öpmeden yaşamaktır bütün amacımız.
01:05Bugün geldiğimiz noktada dört milyon emekli olup da halen
01:11çalışan emekliler var. Bir o kadar da yaşına uygun iş
01:15arıyor. Emekli on bin lirayla ev kirasını karşılama,
01:19çocuklarının kendisini aç aç bırakmamak için ek iş yapmak
01:24zorunda kaldı. On bin lirayla nasıl geçiniz diye hesap yapan
01:28emekler bugün ben ekonomist diye ülkenin başına geçen bütün
01:32yetkisini elinde bulunanlardan daha fazla ekonomist oldular.
01:36Çünkü bir on bin lirayla geçinmek on beş bin lira olan
01:40kira öğrencisi olan aileler faturalar filan hepsi on bin
01:48lirayla nasıl döndürecek? Bunun için ek iş yapmak zorunda
01:51kalıyoruz.
Yorumlar