00:3010 kağıt para alan bir adam. Ben kaç yaşındayım biliyor musun?
00:34Yetmiş yedi yaşındayım. Neyini anlatacaksın? Hayatta kendim
00:39alın bir karım var, bir torunum var, bir de kızım var, bir de
00:42damadım, başka bir şey yok. Ha evim de varsa iyi. Bir bölü iki
00:46bir bölü iki. Bak şuraya bak. Şimdi döneceğim buradan aldığım
00:51şeyler kaç para biliyor musun? Dört yüz lira. Ha yemeden
00:56olmuyor. Domates otuz beş kırk lira, banyo yüz yirmi lira. Daha
01:01neyi konuşayım be güzel kardeşim? Bu röportaj
01:05yapmanıza hiç gerek yok. Türkiye inşallah iyi olacak.
01:09Canım benim. Bugüne kadar bizi otuz yıldan beri hep
01:13kanırdılar. Bu insanlara mustak. Anladın mı? Ha
01:18görsünler. Çık ne alacaksın? Ya şuraya bak. Elli lira, yetmiş
01:22lira. Onlara suç buluyorum ki. Biraz sucuğa, peynire, ete,
01:27kıymaya gidersen iki kilo kıyma, bir kilo peynir, bir
01:31milyon lira. Ne kazanıyor bu adamlar kardeşim ya? Aynı ama
01:37aynı tas. Şunu diyor yapacağız bunu diyor. Işte o şimşek
01:41midir? Hasan Şimşek midir? Nedir? Allah ona uzun ömürler
01:46versin de kartlasın ihtiyarlasın o da görsün. Teşekkür
01:50ederim canım. Bin dokuz yüz altmış beşten beri çalışıyorum.
01:54Halen çalışıyorum. Elli yıldır bir firmada çalışıyorum.
01:58Çalışmak zorundayız yani. Çalışmazsan geçim olmuyor. Yan
02:02gelirlerin yoksa emeklere geçinmek mümkün değil. Elli
02:05liradan aşağı bir şey görebiliyor musunuz pazarlar?
02:08Yani elli liranın senin bugün beş lira kalmış. Değeri. Öyle
02:12hesaplamak gerek. Yani yüz lira on lira gibi harcıyorsun. Her
02:15gittiğin yerde beş yüz lira bin lira. Eee on yere gittin on
02:18bin lira. Emekli maaş on beş bin lira. Yirmi bin lira olsa
02:22olacak. Yol parasına devam. Bir kişiyi geçim parası. Yani hiçbir
02:27iş yapmayacak. Bir kişi o parayla yalnız geçinecek.
02:30Çalışmazsa geçinemez zaten o işler. Şartlarla gibi mümkün
02:33değil. Ben doksan dokuzda emekli olmuşum. Halen çalışıyorum
02:37işte. Çalışmak zorundasın zaten. Geçim mümkün değil.
02:39Yani kiralar pahalı, hayat pahalı, geçim pahalı. Yani bin
02:44lirayla bir şey alamıyorsun. Yüz lira. Cebinde bin liran
02:47varsa yüz lira gibi düşün onu. Evet. Fiyatlar genel olarak
02:51yüksek tabii ki yüksek. Yüksek. Fasulye yüz liraydı. Evet
02:57Bamya'da yüz yüz yirmi lira mı? Yüz yetmiş lira mı ne? Ben bir
03:01emekli maaşıyla geçiniyorum. Evim kira. Fazla bir şey
03:04alamamışsınız. Bir tane deri otu, bir tane maydanoz, dört
03:09tane havuç elli liralık da şey. Domates bu kadar. Şimdi eve
03:15gideceğim. Bu kadar mı alışveriş? Evet bu kadar. Daha
03:20önce alıyorduk. Alışverişimizi yapabiliyorduk. Yani bir pazara
03:24çıkıyorduk. Bir haftalık yiyeceğimizi alabiliyorduk.
03:27Sebzemizi, meyvemizi, patatesi, soğanı. Daha bunların
03:31hiçbiri yok içinde. Yani patates, soğan biz haftalık
03:35alıyorduk. Şimdi üç beş tane. Inanın soğanı kuru soğanı eee
03:40yemeklerin içine ne kadar doğrayacaksak o kadar alıyoruz
03:44artık. Herkes genelde böyle. Yani düşünün ben emekliyim,
03:48tek başımayım. Eee kira, elektrik, su, fatura ve arta
03:53arta kalan bu. Sonra da cüzdanıma bakıyorum. Sigara
03:57falan var mı diye cüzdanıma bakıyorum. Böyle. Iyi. Normal
04:03yani. Ucuz mu? Ucuz değil. Normal. Yok ya taze fasulye
04:08yüz lira. Bu mevsimde taze fasulye yüz lira olmamalı. Yani
04:12yetmiş beş liraya da var. Yetmiş beşe de var ama yine de
04:15mevsim sebzesi bunlar. Yani turfan da almıyoruz, mevsim
04:18sebzesi alıyoruz. Yüz lira. Evet. Yüz lira var. Yetmiş beş
04:23seksen. Tezgahlar. Enflasyon düşecek. Mecbur düşecek. Bu
04:29ülke yüzde yüz elli enflasyonu da gördük. Hepsini gördük. Her
04:32şey geliyor, geçer. Ben her zaman dedim yani. Atatürk'tü
04:37on beş sene Cumhurbaşkanlığı yaptı. Vefat etti. Ama ülke
04:41devam etti. Bu bu da yerine geçer. Millet iki bin yıldır
04:45burada bekliyor. Bize bir şey değişeceğini zannetmiyorum.
04:48Allah kolaylık versin. Aldım. Aldım. Yarım yarım iki kilo.
04:52Ya sebzesi ama fiyatlar hale düşmedi. Hiç düşmesin. Daha
04:56kötüye gidiyoruz. Hı hı. Vallahi. Biz fayda bir şey
05:00alamamışız herhalde. O kadar da boş. Boş gideceğim. Boş
05:04gideceksiniz. Boş gideceğim. Yarım lira. Ha orada yumurta
05:08geçen hafta yüz liraydı. Şu an yüz on lira. Hı hı. Geçen
05:12hafta yüz liraydı. Yüz on lira. Yani ha burada kavun geçen hafta
05:18elli liraydı, yüz lira oldu. Yani düşmedi. Fiyatlar aynı.
05:24Aynı, aynı, aynı. Daha artıyor, daha artıyor. Daha artıyor. Siz
05:27emekli misiniz? Emekliyim. Geçinebiliyor musunuz? Kıt
05:31kanat geçiniyoruz işte. Ne yapacağız? Geçinmezsen ne
05:34edeceksin? Zorla bir şey yapamazsın. Kaderine.
05:42Ve terk edilmişsin. Eee herhangi bir şey alamamışsınız.
05:46Almadım daha bakıyorum. Hangisi bana daha ucuz gelirse onu
05:50alacağım. Yani her tezgaha hemen vardığını şunu ver bunu
05:55ver diyemiyorsun. Hepsine gidiyorsun baştan başa
05:57dolaşıyorsun. Hangisi ucuzsa veya akşam üzeri biraz daha
06:02fiyat akşam üzeri ateşi düşüyor. Ondan sonra yükseliyor.
06:06Eee yaz başladı hatta ortalarına geldik. Eee yaz
06:10meyvelerinde durum nedir? Yaz meyvelerinde düşük yok. Düşme
06:14yok. Şeftali altmış, yetmiş. Eee erik yine altmış yetmişa
06:21görüyorsun fiyat orada. Vişne yetmiş. Yani yetmişe kim
06:25reçelini yapar? Kim komposesini yapar? Onun için
06:31Allah yardım etsin. Pek yansıdığını zannetmiyorum.
06:36Baktım çünkü yani domatese, fasulyeye limona bile limon
06:41mısıra bile. Ne bileyim? Yok. Maalesef millet unutmuş sevabı
06:52ve günahı. Sadece aklı, fikri parada. Parada. Olmaz bu. Bu
07:00şeyini kaybetmiş. Ruhunu kaybetmiş. Inşallah hakka
07:05dönerler.
07:07Evet.
07:17Bir de orada neydi oraya? Tren mi neymiş?
Yorumlar