00:01Merhaba.
00:01Ya bu da evi kuru temizleme için birkaç bir şey bıraktım.
00:04Onunla ilgilenirseniz çok sevinirim.
00:05Tabii beyefendi.
00:07Kolay gelsin.
00:12Kakao gibi adam ya. Baksana.
00:14Ya Yiğit Bey daha çok genç.
00:16Bu adama dede rolleri verecekler neredeyse. Geçiniz.
00:19Robert Downey Junior'u kim print etti?
00:21O kadar da değil. Tabii ki de Yiğit Bey daha yakışıklı.
00:24Aa bak, senin göz doktoru randevun gelmiş şekerim.
00:27Oo, kapak.
00:29Kapak derken Miracığım?
00:31Yani Yiğit Bey bizim derginin kapağı olamaz mı demek istedim.
00:34O anlamda yani. O anlamda.
00:36Bir şey söyleyeceğim. Derginin adı mı değişti?
00:39Yüksek egon ve düşük tirajın mı oldu derginin adı acaba?
00:42Ne oldu? Haberim yok mu benim?
00:43Öfkeli ve terbiyesiz mi oldu? Ne oldu?
00:47Oo, yüksek genç yaptı.
00:49Aynen öyle. Çünkü eziliyorum.
00:52Eziliyorsun.
00:54Eziliyoruz arkadaşlar. Farkında mısınız?
00:57Bugün birleşme günüdür.
00:59Bugün benim manikür günüm. Yarın birleşsek.
01:02Bir şey söyleyeceğim. Sizin gözünüzde miyop falan mı var nedir yani?
01:06Görmüyor musunuz? Allah aşkına ya.
01:08Bak, bu yakışıklı tamam mı? Yakışıklı bir insan.
01:11Peki bu nedir? Koordinatör. Yani bu sizin koordinatörünüz.
01:15Yani neresi yakışıklı Allah aşkına?
01:18Saçı böyle yapınca yakışıklı mı olur mu ya?
01:20Evet.
01:21Böyle ciddi bakınca, baskı kurunca gibi insan yakışıklı mı oluyor?
01:24Ne yaşıyorsunuz siz? Çitokom sendromu falan mı yaşıyorsunuz?
01:27Ne durumu? Ben anlamıyorum. Hayır, anlam vermeye çalışıyorum.
01:30Çünkü bir afralar, tafralar yani hiç çekici değil. Anlatabiliyor muyum?
01:33Tamamıyla bir gıcık.
01:35Uzatma istersen.
01:36Kusura bakmayın Neşe Hanım. Ama siz de biliyorsunuz.
01:39Reddedildi. Reddedildi. Reddedildi. Reddedildi. Reddedildi.
01:42Reddedildi. Reddedildi. Reddedildi. Reddedildi. Reddedildi.
01:45Reddedildi. Reddedilmenin bir sınırı olmalı ama yani.
01:48Siz de farkındasınız Neşe Hanım. Allah aşkına yapmayın.
01:51Yani buramıza kadar geldi.
01:53Gerçekten. Yani alıyor eline şey, iPad'i.
01:57Saçlar böyle. Amerika'dan geldi ya. Patron böyle yani.
01:59Havalı anlatabiliyor muyum? O yüzden böyle mi?
02:01Ses tonu falan böyle. Otoriter olmalı böyle.
02:04Ondan sonra yürüyüşü falan.
02:05Çok büyük oynuyorsun ya. Azıcık hisset.
02:08Ha bir de şey, kum saati. Bu çok önemli bir ayrıntı. Çok yani.
02:13Bu nedir ya? Biraz samimiyet ya. Şu nedir?
02:15Otorite bu mu yani? Yarım saat sonra...
02:18Otorite bu mu? Ses mi? Şiddet mi oluyor otorite?
02:21Biraz sevgi ya. Biraz iletişimle ya. Böyle mi?
02:24Sevgisiz. Böyle yani.
02:27Koordinator.
02:33Stajyer. Stajyer. Stajyer.
02:36Sen böyle robot gibi olursan adamın alır pirini çıkarırlar.
02:39Biraz samimiyet ya. Günaydın mesela.
02:45Stajyer. Sessiz şey yapamıyorum.
02:47Ambulamadım. Sesim ince olduğu için.
02:50Günaydın.
02:51Tam olarak öyle değil. İçinde onun biraz sevgi vardı.
02:54Daha böyle şey, küstah yani. Anlatabiliyor muyum?
02:56Ezmeye çalışıyor.
02:58Hah. Günaydın.
03:00Daha böyle yani. Günaydın.
03:11Terminatör.
03:13Vallahi billahi bu kızdan olmayacak.
03:15Yirminci yılı partimizde bir komedyen aramamıza gerek kalmayacak sanırım.
03:22Fikret Hanım.
03:26Yiğit Bey.
03:27Ben bir Yiğit Bey'in odasına kadar gidiyorum.
03:30Ama yalnızca iş için. Yanlış anlaşılma olmasın. Just business yani.
03:34Geliyorum.
03:36Bana ne ya?
03:40Küçük.
03:41Laf.