Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 11 yıl önce
Platform: “Yıkıma karşı çıkmak, cahillik ve saçmalıktır”
Kentsel dönüşüm kapsamında ülke çapında gerçekleştirilen yıkım-yapım faaliyetleri ülkeyi toz dumana kattı. Bu kaos içinde rant peşinde koşanların elini avucunu ovuşturması ve ağzının suyunun akması çoğu yerde işlere hakim olma eğilimi doğurdu. Bu kapsamda İstasyon Caddesinde girişte bulunan Valilik binasıyla ilerisindeki eski Kız Meslek Lisesi binasının da depreme dayanıklılık testinden geçemediği ve çürük raporu verildiği için yıkılmasına karar verildi, hatta eski Kız Meslek Lisesi binasının müştemilatından yıkıma başlandı. Bunun üzerine bazı kitle örgütleri yıkıma karşı çıkarak Anıtlar Yüksek Kuruluna korunması için müracaat etti. Ancak başvuru reddedildi. Yıkım ruhsat alınmadığı gerekçesiyle Belediye marifetiyle durduruldu. Cumhuriyet Meydanında yıkımın önlenmesi amacıyla imza kampanyası başlatıldı. Bu kapsamda Burdur Sivil Toplum Platformu yazılı bir açıklama yaparak yıkılmaması kampanyasının yanlış bir eylem biçimi olduğunu, o binanın anıt olamayacağını, anıt olması için 100 yıllık ve üstü eski bir bina olması gerektiğini belirtti. KıvılcımHaber kameralarına açıklama yapan Platform Başkanı Kemal Arslan, “eski Kız Meslek Lisesi binası halkındır, kişisel yaklaşımlara kurban edilemez” dedi.
İşte Arslan’ın açıklaması!
ESKİ KIZ MESLEK LİSESİ BİNASI HALKN MALIDIR, KİŞİSEL YAKLAŞIMLARA KURBAN EDİLEMEZ!
Değerli Basın Mensupları
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın bilindik garabetlerinden birisi daha yaşanmakta son günlerde Burdur da.
Yerel bir internet gazetesinde “…üzerinde farklı projeler geliştirilmesi adına mevcut bina için Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü Yüksek Kurulu’na başvuruda bulunulduğu ….” açıklaması yer almakta,
Birilerinin anılarımızı yıktırmayacağız söylemiyle Cumhuriyet Meydanına bir pankart asıp, bir masa koyup, kız meslek lisesi binasını yıktırmayacağız içerikli imza kampanyası başlattıkları görülmektedir.
Tüm bu girişimleri demokratik bir hakkın kullanımı olarak saygıyla karşılamak gerektiği tartışmasız bir gerçektir. Toplumu bilgilendirip yönlendirmeye ve hatta kamuoyu oluşturmaya kalkışan kişi ya da kuruluşların önce konuyla ilgili doğru bilgilere sahip olup, geliştirilecek doğru politikalarla sonuç alıcı adımlar atmaları gerekir aksi halde en büyük zararı, kamuoyu önünde güven kaybına uğratacakları sivil toplum hareketine vermiş olurlar.
Bu bağlamda gündeme getirilen Kız Meslek Lisesi eski binası hakkında sormak lazım, bu bina kimin ve bu bina tarihi değere sahip bir kültür varlığı mıdır? İntifa, yani kullanım hakkı Milli Eğitime verilmiş, mülkiyeti Özel İdareye ait bir binadır. 1945’li yıllarda yapıldığı bilinen binanın tarihi eser olmadığı tescil edilmiştir.
Bu bina üzerinde yapısal tasarrufta bulunma hakkı kime aittir? Bu bina üzerinde yapısal tasarrufta bulunma hakkı sadece İl Özel İdaresine aittir. Yani İl Özel İdaresi yıktırabilir ya da yenisini yaptırabilir.
Bu binanın imar planı üzerindeki tescili nedir? Değiştirilebilir mi? Evet can alıcı soru da budur. Bu binanın imar planındaki tescili “okul yeri” olarak kayıtlıdır. İmar planında değişiklik yapılmadan, bu binanın yerine başka bir yapı yapılamaz!
Bu bina üzerinde farklı projeler gerçekleştirmek istenmesi ne demek oluyor ve mümkün müdür? Bu açıklamayı kimin yaptığı belirtilmemiş. Ancak sorumluluk sahibi hiçbir kimse böylesi bir saçmalığı seslendiremez. İmar planında okul yeri olarak tescilli yapı ya da arsada, farklı projeler gerçekleştirmeden söz etmesi, tek kelimeyle cahilliktir.
Eski Kız meslek Lisesi binası teste tabi tutulmuş mudur? İl Özel İdaresinden öğrenildiği kadarıyla bina yapılan testlerde “çürük” çıkmıştır.
Testlerde çürük çıkan binalar ne yapılmalıdır, bu bina için ne önerilebilir?
Yapılan testlerden çürük çıkan binalar için 2 yol vardır. 1. Si Güçlendirme, 2. Si yıkılıp yeniden yapılması.
Güçlendirme tasvip edilmeyen bir yol, yenisi yapılmak üzere yıkılması en ideal yöntemdir.
Çürüklüğü teknik heyetlerce kabul edilmiş ise bazı kişilerin anılarını yaşatmak uğruna, şehrin merkezinde bir MEZBELELİĞİ muhafaza etmeye kalkışmanın mantığı, kabul edilebilirliği yoktur.
Konuyu değerlendiren Platformumuz, yapılacak en akılcı davranışın, şehir merkezinde kalan bu alanın kamu yararı gözetilerek, en ideal biçimde değerlendirilmesi için Burdur halkının görüşüne başvurulmasını en doğru yöntem olarak görmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Yorumlar

Önerilen