Alevi örgütleri eğitimdeki gerici gidişe karşı ayaklandı
Ülke çapındaki Alevi örgütleri, zorunlu din dersleri, siyasal İslam uygulamaları ve diğer gerici gelişmeleri Ankara’da büyük bir mitingle protesto etmek amacıyla yurdun dört bir yanından yürüyüş başlattı. Bu kapsamda dün Antalya’dan Ankara’ya yürüyen kafile Burdur’da Cumhuriyet meydanında çeşitli kitle örgütleri, sendikalar ve siyasal parti temsilcilerince karşılanarak bir basın açıklaması yaptı.
Ülke çapındaki Alevi örgütleri, zorunlu din dersleri, siyasal İslam uygulamaları ve diğer gerici gelişmeleri Ankara’da büyük bir mitingle protesto etmek amacıyla yurdun dört bir yanından yürüyüş başlattı. Bu kapsamda dün Antalya’dan Ankara’ya yürüyen kafile Burdur’da Cumhuriyet meydanında çeşitli kitle örgütleri, sendikalar ve siyasal parti temsilcilerince karşılanarak bir basın açıklaması yaptı. Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal derneği ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı temsilcileri tarafından Cumhuriyet Meydanında yapılan basın açıklamasında, Demokrat Parti’yle birlikte yükselişe geçen siyasal İslam’ın Alevi kitlesine uyguladığı gerici ayrımcılık ve özümlemeci politikaların 12 Eylül faşist askeri darbesiyle iyice güçlendiği, din derslerinin Sünni versiyonunun zorunlu hale getirildiği iddia edildi.
İşte basın metni!
Alevi çocuklarının zorla din dersine tabii tutulması asimilasyon politikasının bir başka ayağıdır. Konuyla ilgili idare mahkemesinin, Danıştay’ın ve AİHM’in kararları ortadayken hükümet hala bu uygulamadan vazgeçmemektedir.
Son olarak önceki gün zorunlu din dersi hakkındaki raporunu açıklayan AİHM, bu uygulamanın hukuksuz olduğunu belirterek hükümetin tez zamanda ”öğrencilerin zorunlu din ve ahlak kültürü derslerinden muaf tutulmalarını da sağlayacak yeni bir sisteme geçmesini” istedi. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 1 numaralı protokolünün ikinci maddesinde şöyle deniyor:
Hiç kimse eğitim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, eğitim ve öğretim alanında yükleneceği görevlerin yerine getirilmesinde, ana ve babanın bu eğitim ve öğretimin kendi dini ve felsefi inançlarına göre yapılmasını sağlama haklarına saygı gösterir.
Din eğitimi almak isteyen elbette alabilir. Manevi değerler tartışılmaz ve zorlanamaz. Ancak almak istemeyenlere dayatmanın demokrasilerde yeri yoktur. Bugüne kadar çeşitli dinler yaşanmıştır ve bugün hala farklı inançlar bir arada yaşayabilmektedir. Müfredatta tüm inançlar esas alınır ve çocuğa böyle öğretilirse çocuğun gelişimi için daha faydalı olacaktır. Bugün okullarda öğretilmeye çalışılan din dersi müfredatı daha kapsamlı olmalı ve tüm inançlara eşit ve tarafsız yer verilmelidir. Ancak Türkiye’de sadece Sünni İslam inancı esas alınmaktadır.
Söz konusu uygulamanın AİHM kararı doğrultusunda düzenlenmesi ve eğitimde eşitliğin sağlanması için hükümet yetkililerini göreve çağırıyoruz. Tüm Türkiye’de üyelerimizin dilekçe ile Milli Eğitim Müdürlükleri’ne başvurarak karar gereği çocuklarımızın din dersinden muaf olmaları için çalışma yürüteceğiz. Din dersi bu şekilde devam ederse çocuklarımızı din derslerine göndermeyeceğimizi basına ve kamuoyuna bildiriyoruz.
Yorumlar