Son aramalarınızın tümünü kaldırmak istiyor musunuz?

Tüm son aramalar silinecek

Tam ekran izle

İlk Türk Bestekarı FARABİ İSFAHAN SAZSEMAİ Klasik Müzik Eseri Piyano beste makam SAZ Semai Eseri Sazeseri Enstrümantal Fon Müzik Kar Senfonik ARAP Türk Filozof İslam Alimi Tıp Matematik Astronom Bestekar Müzik Kuramcısı Kadı İlk yılı köyü çocuk dünya gel

Piyano GÜNEŞ YAKARTEPE Piano Müzik
6 yıl önce|1.4K görüntüleme
Piyanist GÜNEŞ YAKARTEPE, Senfonik Şekilde Türk Klasik Müziği, Saz Eserleri ve Semai’lerimizi Akustik Piyano ile Enstrümantal Çaldı
Eserleri Dinleyince Piyano ile ezgilerimizi Çok güzel ve değişik bulacaksınız. Ümit ederim Seversiniz. Yorumlarınızı bekliyorum

Piyanist Güneş Yakartepe " " Eserini Çok sesli (Senfonik) Eşlik Armonilerini analiz ederek notalarını yazdı. Piyano ile icra etti.
FARABİ (Türk Filozof, İslam Alimi, Tıpçı, Matematikçi, Astronom, Bestekar, Müzik Kuramcısı, Kadı, 870 yılında, Vesic köyünde bir çocuk dünyaya geldi. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı yerde, aşkın ve cümle duyguların dili olan müziğe sığınan, bir bozkır misaliydi o. Duyguların ezgiye dönüşürken oluşturduğu ahengi sevdi, ritmi, coşkuyu ve hüznü sevdi. İşte bu yüzden, asıl uğraşı felesefe olmasına rağmen, işitilir işitilmez kaybolan ve anısından başka bir şey kalmayan seslerle de uğraştı. Sadece 9-10 yılını doğduğu köyde geçirmişti. Bundan sonraki yaşamı, Bağdat’tan Şam’a bütün ilim merkezlerini dolaşmakla, şehirden şehire göç etmekle geçecekti. Düşünceleriyle insanların ufkunu açarken, müziğiyle ruhları doyuran bu efsanevi isim, Ebu Nasır Mehmet bin Tarhan bin Uzlu el Farabi‘den başkası değildi. Farab gibi en uzak köşelerindeki şehir ve kasabalarda dahi entellektüel bir uyanışa ve faaliyete sahnedir. İnsanlığın o güne kadar edinmiş olduğu bütün bilimsel ve felsefi birikim Doğu’ya aktarılıyordu. Sultanlar ve varlıklı insanlar kitap toplamak için uzun yolculuklara çıkıyorlar. Fethedilen ülkelerden cizye yerine kitap istiyor halifeler. Çarşılarda dini, felsefi, bilimsel tartışmalar yapılıyor. Bağdat ve Şam’ın görkemli rasathanelerinde ise astronomi çalışmaları… İpekyolu üzerinde önemli bir merkez olan Farab’da da bir genç adam, kervanlara Aristo kitapları ısmarlıyordu. Kendisini “Üstad-ı Sani”, yani Aristo’dan sonraki “İkinci Üstad” yapacak olan zihni hazırlığını yapıyordu çünkü. Ortaçağlarda filozof olmak, tıp da dahil olmak üzere her şeyi bilen, bütün ilimleri kuşatan insan anlamına geliyordu. Bilimde ihtisaslaşma ve işbölümünün olmadığı bu dönemlerde yetişen her alim sanatın ve bilimin hemen her alanında bilgi ve fikir sahibi idi. Yani ansiklopedist… Biruni aynı zamanda bir edebiyatçı, İbni Sina bir yerbilimci, Ömer hayyam bir astronom ve matematikçiydi… Farabi ise sadece büyük bir felsefeci değil, aynı zamanda bir bestekar, icracı ve müzik kuramcısıydı. Çeşitli kaynaklar, onun başta ud ve kanun olmak üzere bazı çalgılar çaldığı, bu çalgıları geliştirdiği, sesin ahengini matematik hesaplarla ölçtüğü, ud çalmada büyük mahareti olduğu konusunda birleşirler. F yapılmış bütün tercüme ve şerhlerini okudu. Bu okumalar sonucunda, yazdığı şerhlerle İslam Dünyasında Aristo’yu en iyi anlayan ve Aristo mantığını en iyi yorumlayan düşünür olarak şöhret buldu. Öyle ki, Farabi’den 30 yıl sonra doğan İbni Sina tam 40 kez okuyup da bir türlü anlamadığı Aristo Metafiziğinin anahtarını Farabi’nin bir eserinde bulmuştur. Siyaset ve felsefe üzerine yazıları, müzikle ilgili teorik görüşleri, o günün dünyası için çok yeni ve belki de bu yüzden anlaşılması güçtü. Orjinal fikirleri, ilme ve müziğe olan vukufuyla muhakkak ki itibar gördü. Ama felsefede açtığı çığır hakkıyla anlaşılayanısıra, Eflatun ve Yeni Eflatunculuk’tan aldığı bazı unsurları da katarak eklektik bir sistem kurmuştu. Akılcıokulu Peripatos’un Arapçadaki karşılığıydı. Bugün bu felsefi akımın en önemli 3 temsilcisi Farabi, İbni Sina ve İbni Rüşd‘dür… *** Bütün ilim dallarına vakıf olan Farabi, tek bir felsefe mektebi olduğuna inanıyoinançlarından uzaklaşmaksızın ilim ve felsefe yapmanın mümkün olabileceğini ortaya koymaya çalıştı. Onun bu çabası, hem İslam düşüncesini, hem de kendisinden sonra gelen filozofları derinden etkiledi. Farabi Bağdat’ta insanları huzur ve mutluluk içinde
PİYANİST PİANO PIYANO PİYONA PİYANOLAR AKUSTİK RESİTAL NOTA REPERTUAR SOLO RESİTALİ MÜZİKLERİ ŞARKILARI TÜRKÜLERİ ŞARKISI İLAHİ TÜRKÜSÜ OYUN HAVALARI BEĞEN DERS NOT POP TÜRKÇE ESERLERİ KONSER AYNI ZAMAN HİKAYE ÖYKÜ PİYANİST PİANO İKİ YÖRE MAKAM BESTECİ BESTE SÖZLERİ TÜRK HALK SANAT PİYONALAR SOLİST TRT SHOW KLAVYE KLASİK AKUSTİK ALBÜM İlk Türk Bestekarı FARABİ İSFAHAN SAZSEMAİ Klasik Müzik Eseri Piyano beste makam Piyano Enstrümantal Fon Müzik Kar Senfonik ARAP Türk Filozof İslam Alimi Tıp Matematik Astronom Bestekar Müzik Kuramcısı Kadı İlk yılı köyü çocuk dünya geldi Kelime kifayetsiz kaldığı yerde aşkın cümle duygu dili olan müziğe bozkır misali Duyguları ezgiye dönüşürken oluştur ahenk sevdi ritmi coşkuyu hüznü sevdi asıl uğraşı felsefe seslerle bütün ilim merkezleri bu efsanevi Düşünce isim İlk tahsili dini eğitim dil bilimleri konu Enstrümantal Fon Müzikleri Karaoke Ezgi Slow Sözsüz Melodi Ezgisel Melodik Melodisel Yemek Fan Müziği HAFİF MÜZİK Piyano Eser Çalgısal Şarkı Türkü Eser Sözleri Türkü Beni Akor Anonim Saz bağlama Piyanist Genç Karoke Senfonik